disagrisi.gen.tr https://www.disagrisi.gen.tr Diş Ağrısı, Diş Ağrısı Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, disagrisi.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Mon, 27 May 2019 00:00:00 +0000 60 Diş Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-tedavisi.html Fri, 26 Oct 2018 02:06:34 +0000 Diş tedavisi, çürüme ya da travma gibi sebeplerle dişin iç kısmında olan sinirin yani pulpanın iyileşemeyecek kadar zarar görmesi ya da öldüğü durumlarda yapılan bir tedavidir. Bu tedavi kanal tedavisi olarak tanı Diş tedavisi, çürüme ya da travma gibi sebeplerle dişin iç kısmında olan sinirin yani pulpanın iyileşemeyecek kadar zarar görmesi ya da öldüğü durumlarda yapılan bir tedavidir. Bu tedavi kanal tedavisi olarak tanımlanır. Tedavi sırasında dişin içinde olan sinirlerin alınması, diş kökü içindeki kanalların şekillendirilmesi, mikroorganizmalardan arındırılması ve kanalların doldurulmasını kapsamaktadır. Ardından dişin üzerindeki madde kaybına göre, doktorun uygun göreceği şekilde dolgu, kron inlay, porselen gibi restorasyonların yapılması, dişin estetik ve fonksiyonel açıdan devamlılığının sağlanmasına çalışılır.

Diş tedavisi (kanal tedavisi) neden yapılır

Dişin çürüme ya da travma yüzünden kaybedilmesi yerine, bu alanların temizlenmesi ve dişin daha uzun süre ağızda kalmasını sağlamak, diş kayıpları nedeniyle daha ileri tedavilerin önüne geçebilmek için diş tedavisi uygulanır. Kanal tedavisi yapılmış olan diş, bulunduğu yerde ölü olmasına rağmen, diş olarak çiğneme fonksiyonunu yerine getirerek, çene kemiğinin aktif kalmasını sağlayarak, çene kemiğindeki erimeyi engelleyecektir. Diş tedavisi aşağıdaki durumlarda yapılabilir.

  • Diş ya da çeneye alınan darbe
  • Dişteki derin çürük yüzünden oluşan fiziksel irritasyon
  • İleri derecedeki diş eti hastalıkları
  • Kapanışı tam ayarlanmamış, yüksek dolgu ve protetik yapılar
  • Yanlış uygulanan ortodontik tedaviler

Diş ağrısı neden olur

Dişte çürük meydana geldiğinde sert dokularda bozulmalar oluşur. Bu zamanla diş içindeki damar ve sinirleri kapsayan pulpa alanına yani canlı dokuya ulaştığında, çürüğe sebep olan bakteriler asitlerle pulpayı etki altına alır. Bu aşamada sıcak hassasiyeti, geceleri artan ağrılar oluşur. Tedavi başlamadığında asitler pulpanın ölmesine neden olur. Bununla açığa çıkan toksinler kökten sızarak, çene kemiğine kadar yayılır. Bu durumda apse denilen iltihap oluşur. Dişin destek dokuları kaybedilebilir. Yüzde şişme, oral fistüller oluşabilir. Diş çekimi daha az maliyetli bir tedavi olmasına rağmen, açığa çıkan boşluğun doldurulması daha masraflıdır. Kanal tedavisi bu açıdan daha avantajlıdır. Ancak diş uzun süre tedavi edilmezse, kanal tedavisiyle kurtarılması oldukça zordur. Bu nedenle ağız bakımı için yılda 2 defa diş doktoru kontrolüne gidilmelidir.

Diş Tedavisi

Diş tedavisi uygulanmış dişin ömrü ne kadardır

Dişin çekilmesini önlemek ve dişe bir şans daha vermek için yapılan kanal tedavisi, uygun koşullarda yapılırsa, yaşam boyu dişin fonksiyonunu yerine getirmesi sağlanabilir. Fakat diş tedavisi uygulanan dişler, doğal dişlere göre daha kırılgan yapıda olur.

Diş tedavisinin riski var mıdır

Kurallara uygun şekilde yapılan kanal tedavisinde başarı oranı % 90-95 kadardır. Tedavi sırasında aletin kök içinde kırılması ya da kök kanallarının iyi temizlenmemesi halinde, kanal tedavisi tekrar yapılabilir. Bunda başarı sağlanamazsa, cerrahi uygulamalarla dişin kurtarılmasına çalışılır.

Diş tedavisi (Kanal tedavisi) nasıl yapılır

Hastaya anestezi uygulanarak dişteki çürük alan temizlenir. Dişin içerisine bir kavite açılarak, pulpaya ulaşılır. Bu alandaki kanalların içine özel aletlerle girilip, bakterilerin temizlenmesi için çeşitli uygulamalar yapılır. Bu kanallar dezenfekte edilir. Pulpa ve kanalların içi ilaçlarla doldurularak geçici dolguyla kapatılır. Çoğunlukla kanal tedavisi tek seansta yapılırken, apse, iltihap gibi sorunlarda diş tedavisi uzamaktadır.

Diş tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

Kanal tedavisi yapılırken dişlerle sert besinler çiğnenmemelidir. Seanslar arasında geçici dolgu konulduğundan, bunların kırılma olasılığı ve dolayısıyla dişinizin kırılması söz konusu olabilir. Seanslar devam ederken yüzde şişme olabilir, ancak bu oldukça normaldir. Mikroorganizmalar yüzünden oluşan bu durum, pansuman yapılarak gide]]> Diş Eti Ameliyatı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-ameliyati.html Fri, 26 Oct 2018 18:22:49 +0000 Diş eti ameliyatı, ilerlemiş derecedeki diş eti hastalıklarında uygulanan flap operasyonlarını kapsamaktadır. Diş eti hastalıkları arasında yaygın olarak görülen hastalıkların başında diş eti iltihapları geli Diş eti ameliyatı, ilerlemiş derecedeki diş eti hastalıklarında uygulanan flap operasyonlarını kapsamaktadır. Diş eti hastalıkları arasında yaygın olarak görülen hastalıkların başında diş eti iltihapları gelir. İltihap diş etinin belirli bir noktasında odaklanacağı gibi, diş etinin tamamını sarabilir. İlerleyen aşamada diş köküne ve çene kemiğine kadar sarabilir. Bu durumda cerrahi operasyon kaçınılmaz hale gelir. Bu operasyonlarda eriyen kemiğin desteklenmesi için ya da bölgede kemik oluşturulması gerekiyorsa kemik greftleri koyulabilir. Bu sayede yeni kemik oluşumu sağlanabilir. Fakat kesinlikle kemik eski seviyesinde olmaz. Diş eti ameliyatı dikişli operasyonlardır. Genellikle lokal anestezi uygulansa da, bazen genel anestezi altında yapılabilir. Ameliyatlar gingivoplasti, Gingivektomi gibi farklı operasyonlar olabilir. Ameliyatlarda hastalıklı diş etini kesip çıkarma, diş etinde olan şekil bozukluklarını giderme, kökleri temizleme, büyüyen cep derinliğini azaltma, ölü yumuşak dokuları kazıma gibi farklı işlemler yapılabilir. 

Diş eti ameliyatları

  • Diş etinin fazla görünmesinde diş eti rezeksiyonları (Gingivektomi)
  • Diş eti şekillendirmeleri (Gingivoplasti)
  • Diş eti çekilmesinde diş eti greft uygulamaları
  • Diş eti pigmentasyonlarının giderilmesi

Gingivoplasti (Diş eti estetiği)

Diş eti dokularındaki sorunlarda ya da estetik açıdan diş etine yapılan bazı müdahaleleri içeren bir operasyondur. Bunun uygulanması için;

  • Gülümseme sırasında diş etinin fazla görünmesi halinde
  • Diş eti seviyesinin olması gerekenden farklı konumdaysa
  • Diş eti çekilmesinde
  • Diş etindeki renklenmede
  • Diş eti hastalıklarında
  • Çapraşıklığa bağlı olan diş eti seviyesindeki bozuklukta
  • Diş boylarının kısa olması durumunda kron boyu uzatmak için diş eti estetiği yapılması

Gingivektomi: Özellikle gülümseme sırasında diş eti görünüyorsa Gingivektomi adı verilen ameliyatlar uygulanır. Bunun dışında diş etinin simetrik olmaması halinde de bu operasyonlar yapılır. İlaçlara bağlı, iltihaptan kaynaklı ya da genetik olarak diş eti büyümesinde kemik erimesi yoksa, kemik oluşturulmayacaksa, Gingivektomi ameliyatıyla büyüyen diş eti yok edilir. Gingivoplasti gingivektomi yapıldıktan sonra diş etini cerrahi olarak düzeltmek, şeklini geriye kazandırmak için uygulanabilir. Ancak gingivoplasti tek başına da uygulanabilir.

Diş Eti Ameliyatı

Diş eti oluşturmak için yumuşak doku greftleri

Farklı nedenlerden kaynaklanan diş eti çekilmelerinin kapatılması için, ağızda farklı alanlardan yumuşak dokular kullanılabilir. Bunlar genellikle damaktan ya da sorunsuz diş etinden alınır. Diş eti hastalığının ilerlememesi ya da estetik amaçlı uygulanırlar. Diş eti çekilmesi nedeniyle açığa çıkan kök yüzeyleri yumuşak doku greftleriyle kapatılır.

Diş eti ameliyatlarında kemik doku greftleri

Flap operasyonlarında ileri derecede kemik kaybı olan bölgelerde doğal ya da yapay kemik tozu ile kemik yapımı uyarılmaktadır. Diş eti ameliyatları sonrasında diş etinin iyileşmesiyle doğal olarak iş etlerinde küçülme olur. Bu sebeple dişler sanki uzamış gibi durur. Hastalığın ilerlemesine göre çekilme miktarı artar. Dişlerde biraz sallanma olabilir. Ancak bu durum 4-5 ayda kendiliğinden düzelir ya da azalır.

Diş eti ameliyatı sonrasında

Diş eti ameliyatı olarak hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, hastanın ağız hijyenine dikkat etmesi gerekir. Flap operasyonları sonrasında buna dikkat edilmediği takdirde iyileşmelere olumsuz etkiler olur. Ameliyat uygulanmayan alanlarda normal diş fırçalamaya devam edilmeli, diğer alanlara dokunulmamalıdır. Yemeklerden sonra ılık suyla gargara yapılmalıdır. Bölgeye konulan pat 1 hafta 10 günde alınır. Ancak doktor yeniden pat konulmasına karar verebilir. Diş etinde olan hassasi]]> Diş Jeli https://www.disagrisi.gen.tr/dis-jeli.html Sat, 27 Oct 2018 04:42:24 +0000 Diş jeli, bölgesel olarak uyuşturma sağlayan lokal anestezik bir tür ilaçtır. Hücre zarında olan sinirsel uyarıların oluşumunu ve iletimini engeller. Genellikle diş çıkarma dönemlerinde meydana gelen ağrılarda, d Diş jeli, bölgesel olarak uyuşturma sağlayan lokal anestezik bir tür ilaçtır. Hücre zarında olan sinirsel uyarıların oluşumunu ve iletimini engeller. Genellikle diş çıkarma dönemlerinde meydana gelen ağrılarda, diş eti ile ağız içi iltihaplanmasından kaynaklanan rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Ancak 3 aydan küçük bebeklerde kullanılmaması gerekir. Uyuşturucu etkisi olduğundan, fazla miktarda kullanılırsa cilt tarafından emilerek kana karışabilir. Bu yüzden diş jeli kontrollü kullanılması gereken bir ilaçtır. Fazla miktarda kullanıldığında, bilinç kaybı, uyuşukluk, sinirlilik, kas çekmeleri, hissizlik, kulaklarda çınlama, düzensiz kalp atışı, bulanık görme, solunum sorunları gibi ciddi etkilere neden olabilir. Kesik, yaralı ciltte kullanımından kaçınılmalıdır. Faydalı etkisini görebilmek için, çok az miktarda uygulanmalıdır.

Diş jeli hangi durumlarda kullanılmamalıdır

  • İlaç alerjisi olanlar, diş jelinin içeriklerine dikkat etmeleri gerekir.
  • Karaciğer hastalığı olanlar
  • 3 aydan küçük bebeklerde
  • Ciltte yara, hasar ya da şişkinlik varsa, diş jeli kullanılmamalıdır. 

Gebelik ve emzirme dönemlerinde ya da gebe kalmayı planlayan kadınlar diş jeli kullanımından kaçınmalıdır. Anne sütüne geçme olasılığı olduğundan, bebeğin zarar görme olasılığı bulunmaktadır. Gebe kadınlarda da annenin kanından bebeğe geçme olasılığı vardır. Bu yüzden doktora danışılmadan, kullanılmaması gerekir. 

Diş Jeli

Diş jeli nasıl kullanılır

Diş çıkarma dönemindeki ağrılarda az miktarda jel, bir pamukla ya da temiz parmağınızla diş etlerine sürülmektedir. Diş etleri jelle hafifçe ovulmalıdır. Doktorun farklı bir uygulama önermemesi halinde, diş jeli kullanımını 20 dakika sonra yeniden tekrarlayabilirsiniz. Fakat gün içinde en fazla 6 defa uygulanabilir. Jelin fazla miktarda kullanılması ya da geniş bir alana uygulanması ya da uygulanan alana tampon, sargı gibi kullanımlar vücudun jeli daha fazla emmesine neden olabilir. Bu nedenle bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır. Aksi halde ilacın yan etkilerine maruz kalınabilir. İlacın kullanımı sırasında gözlerle temas etmemesine dikkat edilmelidir. Kullanılan başka ilaçların olması halinde, bunu doktora bildirmek gerekir. Çünkü aralarında ilaç etkileşimleri olabilir. Özellikle bebeklerdeki diş çıkarma dönemlerinde az miktarda diş jeliyle yapılacak masajlarda büyük bir rahatlama sağlanacaktır. Fakat uygulanan doza dikkat edilmesi gerekir. Herhangi bir yan etki görülmesi halinde, mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.

]]>
Yirmilik Diş Ameliyatı https://www.disagrisi.gen.tr/yirmilik-dis-ameliyati.html Sun, 28 Oct 2018 02:41:40 +0000 Yirmilik diş ameliyatı, yirmilik dişlerde iltihap olmasında ya da gömülü kalmasında dişlerin çekilmesi için uygulanan bir operasyondur. Bu dişlerin sorun çıkarması halinde, ağızda kist ve tümör oluşumuna engel Yirmilik diş ameliyatı, yirmilik dişlerde iltihap olmasında ya da gömülü kalmasında dişlerin çekilmesi için uygulanan bir operasyondur. Bu dişlerin sorun çıkarması halinde, ağızda kist ve tümör oluşumuna engel olmak için çekilmesi gerekir. Çene yapısında en son çıkan bu üçüncü büyük azı dişlerin ağız sağlığında herhangi bir rolü bulunmamaktadır. Çünkü beslenme düzeninin değişmesinden yapılarında küçülme olmuştur. Çenede geç çıkmaları nedeniyle, kendilerine yetecek yer bulmakta zorlanırlar. Bu yüzden çene içinde gelişimlerini sürdürürler. Çıkamadıkları zaman çenede ve dişte iltihap gelişmeye başlar. Dişlerin fırçalanması sırasında ihmal edilirlerse, plaklar nedeniyle çürükler oluşmaya başlar. Çene yapısı içinde normal olarak çıkan dişlerde diş çekimi yapılırken, çenede çıkmamış, içerde kalmış olanlarda ameliyat uygulanmaktadır. Ameliyat sonrasında oluşan ağrılar, yaraların iyileşmesine kadar devam eder. Bunu hafifletmek için ağız gargaraları ve ağrı kesici ilaçlardan yararlanılabilir. 

Yirmilik diş ameliyatında nelere dikkat edilmelidir

Bu dişler alt ve üst çenede toplam olarak 4 tanedir. Üst çenede olan yirmilik dişlerin üst tarafında yer alan maksiller sinüs boşluğu, yüzdeki kemikler arasında bulunan hava boşluklarıdır. Diş ameliyatı sırasında hatalı bir hareket yapılırsa, yirmilik diş sinüs boşluğuna gidebilir. Alt çenede yer alan dişlerin ameliyatı ise, daha özenli yapılmalıdır. Çenede sağ ve sol tarafta bulunan sinirler, burada bulunan dişlerin alt bölümünden geçtiğinden, sinirlere zarar verilirse dudaklarda 6 ay ya da kalıcı sürecek bir uyuşukluk meydana gelebilir. Arka bölümde yer alan lingual sinire zarar verildiğinde ise, dilde geçici süre uyuşukluk meydana gelebilir. 

Yirmilik diş ameliyatı nasıl yapılır

Gömülü olan dişlerin ameliyatla alınabilmesi için, panaromik röntgen çekilmeli ve dişin çenedeki pozisyonu belirlenmelidir. Gerekli olursa, hastada üç boyutlu tomografi çekilerek, dişlerin sinirler ve sinüslerle olan pozisyonu tespit edilmelidir. Bunlar tamamlandıktan sonra, bölgeye anestezi uygulanarak bir kesi yapılır. Burada diş eti flebi ile kaldırılıp, çenede gömülü olan dişe ulaşılır. Çenenin üst tarafında bulunan dişler daha kolay ameliyat edilirken, alt tarafta bulunanlar için daha dikkatli olunması gerekir. Çenede gömülü dişin konumuna yani yatay, dik ya da çapraz olmasına göre, daha özenli çalışılarak parçalar halinde dişin alınması gerekir. Bu çalışmalar sırasında çene kemiğinde aşınma olabilir. Ameliyat tamamlandığından, dişin alındığı bölgeye 20 dakika kadar tampon uygulanması gerekir. Çene kemiğinde aşınma olduysa, buraya onar dakikalık buz uygulaması yapılır. Bu süreye dikkat edilmelidir. Aksi takdirde yumuşak doku yanması olabilir. Sigara alışkanlığı olan kişilerin en az 24 saat sigara içmemesi gerekir. Yirmilik dişler ağızda işlev görmediğinden, ameliyat sonrasında yerlerine protez yapılmasına gerek kalmaz.

Yirmilik Diş Ameliyatı

Yirmilik diş ameliyatı ne kadar sürer

Bu yirmilik dişin çene yapısındaki konumuna, etrafında bulunan sinir, diş ya da kemik gibi yapıların durumuna, ameliyatı yapan doktorun tecrübesine göre yarım saat ile bir saat arasında sürebilir.

Yirmilik diş ameliyatından sonra nelere dikkat edilmelidir

Yapılan ameliyat sonrasında hastada yüksek ateş olması, ağızda kötü koku oluşması, kanamanın dinmemesi, ağrıyla birlikte kızarıklık ve şişlik olması halinde, hemen doktora gidilmesi gerekir. Ameliyattan 4-5 gün içinde ağız hareketlerinde zorlanma, tükürükte kan bulunması gibi anormal etkilerin olması durumunda, yine doktora gidilmelidir. 

Yirmilik diş ameliyatını her doktor yapabilir mi

Diş doktorunun yeteri kadar tecrübesi ve bunun için yeterli ekipmanı varsa, bu ameliyatı yapabilir. Ancak çene cerrahisi alanında uzman kişiler bu konuda aldıkları eğitimle ve uyguladıkları operasyonlarla daha]]> Diş Dolgusu Nasıl Yapılır https://www.disagrisi.gen.tr/dis-dolgusu-nasil-yapilir.html Sun, 28 Oct 2018 15:44:07 +0000 Diş dolgusu nasıl yapılır, diş dolgusu işlevini yitirmiş olan, çürümüş ve ağrıya sebep olarak kişiye rahatsızlık veren dişlere uygulanacak protez tedavisidir. Çürümüş olan dişler çekilmeden, sadece çürü Diş dolgusu nasıl yapılır, diş dolgusu işlevini yitirmiş olan, çürümüş ve ağrıya sebep olarak kişiye rahatsızlık veren dişlere uygulanacak protez tedavisidir. Çürümüş olan dişler çekilmeden, sadece çürüğün olduğu alan temizlenip, dişin yapısına uygun ve dayanıklı dolgu malzemesiyle bu bölge doldurulur. Dişte meydana gelen çürük miktarı belirlendikten sonra tedaviye geçilir. Dişteki çürük köküne kadar indiyse, tedavi öncesinde kanal tedavisi uygulanır ve dolgu tedavisine geçilir. Diş dolgusu dişlerin kaybedilmesini önleyen bir uygulamadır. Dolgu tamamlandıktan sonra, hastaların 2-3 saat gibi sürede normal yaşantılarına dönmesi sağlanır. Bu tedavi sonrasında dişlerin bakımı son derece önemlidir. Çünkü dolgu yapılan dişlerin dayanıklılığı, doğal dişlerden daha azdır. Bu nedenle diş fırçalama ve diş ipi kullanımıyla dişlerin sağlığı korunmalıdır.

Diş dolgusu için kullanılan malzemeler ve uygulaması

Diş dolgusu yapılırken kullanılan malzemeler dayanıklılık ve maliyet açısından farklı olabilir. Diş hekimliğinde yeni malzemeler ve yöntemler sayesinde son derece estetik uygulamalar yapılmakta, ön dişlerde ve arka dişlerde doğal görünüme sahip dolgular kullanılmaktadır. 

Amalgam dolgu yapımı: Bu dolgu malzemesi uygun maliyetlidir. Aşınma olarak dirençli olmalarına rağmen, siyah rengi nedeniyle genellikle arka dişlerde tercih edilirler. Bu yüzden ön dişlerde kullanmak için uygun görülmezler.

Kompozit dolgu yapımı: Bu malzeme diş rengine en iyi uyumu sağlayan dolgulardır. Diğer dolgu malzemelerine göre kullanımları daha kolaydır. Dayanıklı olduklarından arka dişlerde daha fazla tercih edilirler. Dişlerde olan çürükler temizlenip, madde kaybının azaltılması için ışınlı dolgu uygulandığında, bağlantı yüzeyini arttırabilmek için bizotaj uygulanmaktadır. Diş hazır hale geldiğinde, dişle Kompozit dolgu arasına bağlantıyı sağlamak için, bonding uygulaması yapılır. Bu aşamada ışın verilip, sertleşme sağlanır. İnce katmanlar halinde uygulanan Kompozit dolgular ışınla sertleştirilir. Dişte çürük olan alan doluncaya kadar uygulamaya devam edilir. En son dişte yükseklik kontrolü yapılarak, bunun üstü cilalanır. Bu dolgunun yapımı amalgam dolgulardan daha uzun zaman alır.

Diş Dolgusu Nasıl Yapılır

Porselen dolgu yapımı: Bu dolgu malzemesi amalgam ve kompozit dolguların eksik yanlarını tamamlamak için geliştirilmiştir. Işınla yapılan dolgularda sertleşme anında az miktarda büzülme olabilir. Porselen dolgularda bu sorunun giderilmesi için, ölçü alındıktan sonra dolgu laboratuvar ortamında hazırlanmaktadır. Bu açıdan porselen dolgularda ölçüde uymama sorunu yaşanmaz. Bu dolgu malzemesinin yapıştırılması özel adhesive sistemle yapılır. Bu dolguların kompozit dolgulara göre komşu dişlerle daha iyi uyum sağladığı söylenebilir. Dolgu yerine yapıştırıldıktan sonra, cila ile polisaj uygulaması yapılarak işlem tamamlanır. Porselen dolgu doğal dişler gibi sertlik derecesine sahip olduğundan, kırılmaları önler ve dişlere daha sağlıklı bir katkı sağlar. Uygulama bittikten sonra 3 saat kadar sert besinlerin tüketilmemesi gerekir. Ayrıca 48 saat kadar renk veren besinlerde tüketilmemelidir. Bu sayede uzun süre renklerini koruyabilirler. Bu dolgular dişin sağlam kalmış olan yapılarını koruyabilir, alerjik etki göstermezler. Ayrıca bakteri plağı tutmaz, yan dişlerde aşınmaya neden olmazlar. Hastalar porselen dolgu yapılmış dişlerini sıcak ve soğuk hassasiyeti yaşamadan, doğal dişleri gibi kullanabilirler.

Diş dolgusu ne zaman yapılır

  • Çürümüş ve kırık dişlerin onarımı için
  • Dişlerde kalıcı renk değişimi olduğunda
  • Dişlerin boyunu uzatmak için
  • Dişler arasında boşluklar olduğunda
  • Dişlerin şeklini değiştirme ihtiyacı olduğunda yani gülüş tasarımı yapmak için diş dolgusu yapılabilir.
]]>
Diş Eti Çekilmesi Neden Olur https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-cekilmesi-neden-olur.html Sun, 28 Oct 2018 16:16:42 +0000 Diş eti çekilmesi neden olur, diş eti dişlerin etrafında ve aralarında olan dokulardır. Diş eti ve dişin birleştiği alan 1-2 mm kadar daha gevşek yapıda olan ve serbest diş eti olarak tanımlanan yerdir. Diğer derin Diş eti çekilmesi neden olur, diş eti dişlerin etrafında ve aralarında olan dokulardır. Diş eti ve dişin birleştiği alan 1-2 mm kadar daha gevşek yapıda olan ve serbest diş eti olarak tanımlanan yerdir. Diğer derin alanlarda yapışık diş eti olarak tanımlanır. Diş eti sağlıklı kişilerde açık pembe renkli, yüzeyi portakal kabuğuna benzer. Bazı ırk özelliklerinde ve genetik etkenlere bağlı olarak küçük renk değişimleri olabilir. Fakat sağlıklı olanlar kanamayan ve devamlılıkları muntazam olanlardır. Diş eti diş ve çevre dokuları belirli kalınlıkta ve oranda sarar. Diş eti sağlığının bozulması halinde ilk olarak diş eti kanaması baş gösterir. Bunun tedavi edilmemesi halinde, diş eti önce az oranda çekilir, daha sonra ciddi derecede diş eti çekilmesi olur. Buna müdahale edilmediğinde, çene kemiğinde erime ve çekilme, hatta diş kayıplarına kadar gidecek ciddi sorunlar yaşanabilir. Diş eti çekilmesi sırasında diş hassasiyeti oluşur. Sıcak ve soğuk besinlerde hassasiyet, ileri aşamada nefes sırasında bile sızlama hissedilir. Diş eti sorunlarının yaşanmasının en büyük sebebi ağız bakımının düzgün yapılmamasıdır. Bu sorun genetik yatkınlık nedeniyle de oluşabildiğinden, ailede diş eti sorununun olması halinde, mutlaka kişilerin bu konuda değerlendirilmesinde fayda vardır.

Diş eti çekilmesi kaç türlü olur

Diş eti çekilmeleri serbest diş eti ve mine arasında olduğunda görünür diş eti çekilmesi, serbest diş eti ile tabanda olan ceplere kadar inen çekilmeler ise görünmeyen diş eti çekilmesi olarak tanımlanır. Bu alanlarda olan diş eti çekilmesi, çekilmenin gerçek oranını vermektedir. Bireylerin sadece görünür alandaki çekilmeleri önemsemesi nedeniyle rahatsızlık daha fazla ilerlemektedir.

Diş Eti Çekilmesi Neden Olur

Diş eti çekilmesinin sebepleri nelerdir

Diş eti çekilmelerindeki temel neden bakteri plağının oluşumudur. Sağlıklı bir ağız yapısına sahip olabilmek için, ağız bakımıyla bakteri plağının ortamdan uzaklaştırılması gerekmektedir. Bakteri plağının dişlerden uzaklaştırılmaması halinde, tükürük yapısında bulunan kalsiyum tuzları bakteri plağı aracılığıyla dişlere yapışmakta ve diş taşı oluşumuna neden olmaktadır. Eğer dişlerde bakteri plağı olmazsa, kalsiyum tuzlarının dişlere yapışma olanağı olmaz. Bakteri plağındaki yan ürünler dişi kemiğe bağlayan periodontal ligamentin etkileyip, bağlarda harabiyete sebep olur. Bu etkiyle diş eti dişlerden uzaklaşarak, periodontal cep meydana gelir. Cep sayesinde bakteriler derin dokulara ilerler ve zaman içinde dişi çevreleyen kemikte harabiyet meydana gelir. Bakteri plağı oluşumunda etkili olan unsurlar;

  • Yanlış ve yetersiz diş fırçalama
  • Diş sağlığı için diş ipi ve ağız gargarası gibi ürünlerin kullanılmaması
  • Düzenli olarak diş taşı kontrolünün yapılmaması etkili olur.

Bu etkenlerin dışında diş eti çekilmesinde etkili olan faktörler;

Genetik etkenler: Bu etkiler olduğunda rahatsızlığın hızlı ilerlemesi ve erken yaşlarda diş kayıpları olması kaçınılmazdır.

Sistematik hastalıklar: Vücudun bağışıklık sistemini etkileyen lösemi, AIDS gibi hastalıklar diş eti sağlığını da olumsuz şekilde etkiler.

İlaç kullanımı: Bazı ilaçlar diş eti üzerinde olumsuz etkilere sahiptir.

Hamilelik: Bu dönem vücutta hormonal değişimler olduğundan, diş eti ihmal edildiğinde olumsuzluklar yaşanabilir.

Bunların dışında stresli bir yaşam, dengesiz beslenme ve sigara içme gibi etkilerde diş eti için olumsuzluk yaratır.

]]>
Diş Tartarı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-tartari.html Mon, 29 Oct 2018 12:18:50 +0000 Diş tartarı, tükürükte bulunan kalsiyum tuzlarının bakteri plağı sayesinde dişe yapışması sonucunda oluşur. Bu oluşumlar diş taşı olarak ta anılır. Bunların rahatsızlık oluşmasındaki etkisi diş eti iritas Diş tartarı, tükürükte bulunan kalsiyum tuzlarının bakteri plağı sayesinde dişe yapışması sonucunda oluşur. Bu oluşumlar diş taşı olarak ta anılır. Bunların rahatsızlık oluşmasındaki etkisi diş eti iritasyonuna sebep olmasının yanında, devamlı şekilde bakterilerle çevrili olması etkili olur. Diş tartarı bakteri plağının periodontal dokularla yakın temas halinde olmasına ve plakların temizlenmesinin mümkün olmadığı bölgelerin oluşmasına sebep olur. Diş taşı sadece doğal dişlerde değil, protezlerin üzerinde de etkili olur. Diş taşı oluşumu gingivitis, bakteri plağı ve yaşla birlikte artmaktadır. Ağızda bir defa diş taşı oluşursa, bu yeni oluşacak diş taşlarına katalizör görevi görecektir. Bu nedenle diş taşı temizliğinde ağızda hiç diş taşı bırakılmamalıdır.

Diş tartarı sınıflandırılması

Supragingivital diş tartarı: Bunlar diş eti sınırı üzerinde oluşur ve gözle dışarıdan görülebilir. Bunlar en çok üst birinci azı dişlerin yanağa bakan yüzeylerinde ve alt kesici dişlerin dil tarafına bakan yüzeylerinde oluşur. Bunun sebebi bu alanlara bulunan tükürük kanallarının ağza açılmasındandır.

Subgingival diş tartarı: Bunlar diş eti sınırının altında oluşur ve gözle dışarıdan görünmezler. Diğer diş taşına göre renkleri daha koyu olur. Bunlar dişe daha sıkı yapışırlar. Bu diş taşı türleri bir arada oluşabildiği gibi, ayrı ayrı da oluşabilirler.

Diş taşı dişler üzerinde oluşmuş sertleşen plaktır. Bunlar diş eti dokularını da tahriş ederler. Bakteri plaklarına gelişebilmeleri için, daha yapışkan bir yüzey yaratarak diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına zemin hazırlarlar. Aynı zamanda kişilerde kozmetik sorun haline gelirler. Gözenekli bir yapıya sahip olduğundan, leke tutma özelliği bulunmaktadır. Özellikle çay, kahve, sigara gibi alışkanlıkları olanlarda diş tartarının önlenmesi oldukça önemlidir. Diş taşı oluşumu olan kişilerde genellikle diş eti iltihabı bulunur.

Diş Tartarı

Diş tartarı oluştuğu nasıl anlaşılır

Bakteri plağı renksiz olmasına rağmen, tartar oluşumu diş eti çizgisinin hemen üzerinden kolayca görülen mineral birikimidir. En önemli belirti olarak diş ve diş etinde meydana gelen sarı ya da kahverengi izdir. Diş tartarının belirlenmesi ve temizliği için diş doktoruna gidilmesi gerekir.

Diş tartarı birikimi nasıl önlenebilir

Bunu önlemek için tartar oluşumunda etkili olacak diş macunu kullanarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması faydalı olur. Diş tartarı oluştuktan sonra temizliği sadece diş doktoru tarafından yapılabilir. Bu işlem detertraj olarak adlandırılır. Temizlik sırasında diş eti çizgisi altında ve üstünde diş taşı temizliğinde özel aletler kullanılmaktadır. Diş tartarı oluşumunda besinlerin içeriğinden çok, bunların kıvamı etkili olur. Yiyeceklerden yumuşak ve ince olanlar diş taşı oluşumunu hızlandırırken, sert ve kaba yapıda olan yiyecekler diş taşını geciktirir. Bikarbonat, kalsiyum , fosfor, karbonhidrat ve proteinden zengin olan bir diyetin uygulanması da diş tartarı oluşumunu arttırır. Bu nedenle beslenmeye önem verilmesi, diş taşı birikimini engelleyebilir.

]]>
Diş Plağı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-plagi.html Tue, 30 Oct 2018 10:14:35 +0000 Diş plağı, dişlerin çevresinde bakteri ve besin artıkları ile oluşan yapışkan ve renksiz bakteri plağıdır. Dişe sımsıkı tutunan, saydam bir tabaka olan plak oluşumu devamlı olur. Dişlerin üzeri tırnakla kazı Diş plağı, dişlerin çevresinde bakteri ve besin artıkları ile oluşan yapışkan ve renksiz bakteri plağıdır. Dişe sımsıkı tutunan, saydam bir tabaka olan plak oluşumu devamlı olur. Dişlerin üzeri tırnakla kazındığında, plak rahatlıkla fark edilir. Diş plağının bir miligramında yaklaşık 200-500 milyon bakteri bulunmaktadır. Bakteriler plağı oluştururlar. Diş eti hastalıkları ve diş çürüklerinin en önemli sebebi olan diş plağı, düzenli olarak temizlenmezse diş tartarı meydana gelebilir. Ağızda dil dudak ve tükürük besinler ve içeceklerle beraber bakterileri de dişlerin üzerinden alarak mideye gönderir. Bu nedenle bakteriler diş yüzeyine tutunabilmek için, bakteri yapıştırıcı olarak adlandırılan dextran adlı yapışkan olan bir madde salgılar. Bu maddenin suya karşı dirençli olması nedeniyle, ağız çalkalansa bile plak uzaklaşmaz. Yani diş plağı bakterilerden ve bakterilerin salgılamış olduğu dextran adlı maddeden ve besin artıklardan oluşmaktadır. Bakteriler gıdaları sindirdikçe asit salgılamaya devam ederler. Yapışkan madde devamlı dişlerle temas halindedir. Bu temas ne kadar uzun olursa, dişteki mineral kaybı devamlı olur. Sonuçta plak temizlenmediğinde diş çürükleri meydana gelir. Ancak kötü bir ağız bakımı sadece diş çürüklerine değil, plağın daha çok diş eti hizasında oluşması irritasyona, diş eti kanamasına ya da başka ciddi sorunlara neden olabilir.

Diş plağı kontrolü nasıl yapılır

Ağız içinde bakterilerin yok edilmesi sağlanamasa da, bunlar kontrol edilebilir. Diş  plağının oluşumu için gereken 24 saatlik süre geçmeden bakteriler dişlere ve diş etlerine zarar veren asitleri üretemezler. Bakteriler büyüyebilmek için besinlerdeki ve tükürükteki çeşitli bileşenleri kullanırlar. Her gün kısa bir zamanınızı diş fırçalama ve diş ipi kullanımına ayırdığınızda, ağız ve diş sağlığına büyük bir yatırım yapabilirsiniz. Ağızda oluşan diş plağını sadece kişinin kendi kontrol edebilir. Ağız bakımını tam olarak yapabilir, çürük ve diş eti sorunları yaşamazlar.

Diş Plağı

Diş plağı birikimi nasıl önlenir

  • Dişlerin yüzeylerinde bulunan plakların temizlenmesi için, her gün en az iki defa dişlerin fırçalanması gerekir.
  • Her gün düzenli olarak diş ipi kullanarak, diş fırçasıyla erişemediğiniz alanları, dişlerin araları ve diş eti çizgisinin altını temizlemelisiniz.
  • Beslenme düzeninizde şekerli ve nişastalı besinleri ve yapışkan gıdaları mümkün olduğu kadar azaltın.
  • Diş temizleme ile düzenli olarak diş muayenesi yapılması için, diş doktoru ziyaretleri yapılmalıdır.

Dişler 24 saat fırçalanmadığı zaman dişlerin üzerinde krem renkte, tırnakla bile sıyrılabilen bir tabaka olan diş plağını sadece düzenli bir ağız bakımıyla önleyebilirsiniz. Bu tabakada streptokok, stafilokok gibi çok sayıda bakteri bulunmaktadır. Bu tam bir bakteri kolonisidir. Bunların dişlerinize zarar vermesine, diş taşına dönüşmesine izin vermeyin. Bu yüzden dişlerinizi fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin.

]]>
Doğal Diş Macunu https://www.disagrisi.gen.tr/dogal-dis-macunu.html Wed, 31 Oct 2018 02:54:39 +0000 Doğal diş macunu, Daha sağlıklı bir ağız yapısı için ev ortamında bitkisel ve doğal karışımlar ile kolaylıkla doğal diş macunu hazırlamak mümkündür. Doğal, ağız kokusunu önleyen ve nefes ferahlığı vere Doğal diş macunu, Daha sağlıklı bir ağız yapısı için ev ortamında bitkisel ve doğal karışımlar ile kolaylıkla doğal diş macunu hazırlamak mümkündür. Doğal, ağız kokusunu önleyen ve nefes ferahlığı veren doğal diş macunları nasıl hazırlanır

Doğal Diş Macunu

  • 3 damla limon suyu
  • 2 çorba kaşığı yoğurt
  • Yarım tatlı kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı misvak tozu

Hazırlanışı: Bütün malzemeler homojen bir şekilde cam bir kabın içinde karıştırılır. Hazır hale gelen doğal diş macunu ile dişler sabah ve akşam olmak kaydı ile günde iki defa fırçalanır. Bu sayede dişler bembeyaz olur.

Beyazlatıcı Doğal Diş Macunu

  • 1 kahve kaşığı öğütülmüş kaya tuzu
  • 2 çorba kaşığı bitkisel gliserin
  • 1 kahve kaşığı çilek ya da elma sirkesi
  • 2 yemek kaşığı karbonat
  • 3 damla uçucu ıtır yağı

Hazırlanışı: Tüm malzeme cam bir kavanoza alınarak karıştırılır. Hazır hale gelen karışım ile dişler gün içinde iki defa fırçalanır. Çileğin en önemli özelliklerinden biri dişleri doğal olarak beyazlatmaktır. Bu nedenle çilek sirkesi kullanılırsa sonuç daha mükemmel olacaktır.

Ağız Kokusunu Önleyen Doğal Diş Macunu

  • 1 çorba kaşığı bitkisel gliserin
  • 3 damla uçucu nane yağı
  • 3 yemek kaşığı nane yağı

Doğal Diş MacunuHazırlanışı: Bütün malzemeler verilen ölçülerde cam bir kabın içinde homojen bir şekilde karıştırılır. Karışan malzemeler sprey aparatlı bir şişe boşaltılır. Diş fırçalandıktan sonra hazır hale gelen karışım ile ağız çalkalanır.

Doğal Diş Macunu

  • 2 kahve kaşığı karbonat
  • Çok az tuz
  • 15 damla nane esansı
  • 1 kahve kaşığı gliserin

Hazırlanışı: Tüm malzemeler cam bir kavanozun içinde karıştırılarak günlük diş bakımı için dişler fırçalanır. Kısa bir süre içinde dişlerin beyazladığı gözle fark edilecektir.

Ferahlatıcı Doğal Diş Macunu

  • 3 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı
  • 4 yemek kaşığı karbonat
  • 10 damla nane yağı
  • 1 yemek kaşığı deniz tuzu
  • 2-3 damla portakal yağı
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı: Cam bir kasenin içine tüm malzeme ilave edilerek tahta kaşık yardımı ile karıştırılır. Karışım sprey şişeye alınarak, dişler fırçalandıktan sonra ağıza sıkılır.

]]>
Diş Temizleme https://www.disagrisi.gen.tr/dis-temizleme.html Wed, 31 Oct 2018 16:22:33 +0000 Diş temizleme, zamanla dişlerde biriken plağın ve diş taşı birikiminin dişlerden uzaklaştırılma işlemidir. Dişler sürekli olarak dişleri güçlendiren ve korunmasına yardımcı olan kalsiyumla diğer maddeleri içe Diş temizleme, zamanla dişlerde biriken plağın ve diş taşı birikiminin dişlerden uzaklaştırılma işlemidir. Dişler sürekli olarak dişleri güçlendiren ve korunmasına yardımcı olan kalsiyumla diğer maddeleri içeren tükürükle temas halinde olur. Bu dişler için iyi olsa da, dişlerde kalsiyum birikimine neden olur. Bu madde zamanla birikerek, aynı kireç birikimine benzer. Genellikle diş renginde olur. Bu nedenle dişin bir parçası olarak algılanır. Fakat bazı kişilerde kahverengi veya siyah renkte olabilir. Diş tartarının dişlerde birikimine ve yayılmasına müdahale edilmezse, bakterilerin diş eti kenarlarında çoğalmasına uygun ortam meydana gelir. Diş temizleme yapılmasının nedeni, diş yüzeyinde bakterilerin birikmesini ve çoğalmasını engellemek için, bu alanın temiz ve pürüzsüz bir hale getirmektir. Diş temizleme sonrasında, evde dişlerin periyodik bakımı daha kolay ve pratik şekilde yapılabilir. Ayrıca diş temizliği sayesinde, plak ve tartarların neden olacağı ağız sağlığı sorunlarını da başlamadan giderebilir. 

Diş temizleme nasıl yapılır

Diş doktoru diş temizliği için kullanılan özel aletlerle, diş etlerine zarar vermeden dişlerde bulunan zararlı birikimleri uzaklaştırır. Bu işlem acı vermeyen ve uzun sürmeyen bir uygulamadır. Ancak dişlerde temizlik geciktirildiğinde, diş taşları daha fazla olacak, lekeler artacaktır. Bu nedenle temizlik seansının süresi ve sayısı artabilir. Bu uygulamada el aletleri, suyla çalışan titreşimli makineler, toz kullanan makineler ve ultrasonic temizleyici makineler kullanılır. Lazerle yapılan diş temizliğinde, daha iyi bakteriyel temizlik yapılabilir. Kullanılan alet ne olursa olsun, müdahale sadece diş taşlarını kırmaya ve bunları dişlerden ayırmaya yönelik olur. Diş taşlarının temizlenmesi dişlere zarar vermemektedir. 

Diş temizleme aşamaları

Ultrasonik cihazla temizlik: Diş temizliğinde kullanılan ilk cihaz ultrasonik alettir. Bu ultrasonik titreşimlerle büyük tartarların dişlerden ayrılmasını sağlamaktadır. Bunu yaparken su püskürterek, alanın temiz kalmasını sağlar ve sıcaklığın belli seviyede kalmasına yardımcı olur. Alet çalışırken uğultu ya da tiz bir ıslık sesi çıkartır. Ancak bu ses ağızda olduğundan, başın içinde yankılanarak daha etkili şekilde duyulur. Ucu kavisli ve yuvarlatılmış olsa da, keskinliği yoktur. Bu nedenle dişi kesmez. Dişteki birikimler fazlaysa, bunun temizlenmesi biraz zaman alabilir.

Diş Temizleme

İnce el aletleriyle temizlik: Ultrasonik aletin büyük tartarları dişlerden uzaklaştırmasının ardından, ince el aletleriyle temizliğe devam edilir. Bunlar küçük birikintileri uzaklaştırarak, diş yüzeylerini pürüzsüz hale getirir. Aletler dişlerin şekline uygun kıvrımlı ve eğimli olur. Bu sayede dişlerin aralarında, kıvrımlarında biriken tartarları kolayca temizleyerek, dişlere zarar vermeden uygulama tamamlanır.

Cilalama işlemi: Dişlerin tartarlardan temizlenmesinden ve tamamen pürüzsüz hale gelmesinin ardından, dişlerin cilalanmasına geçilir. Düşük hızdaki alete takılan cila fırçasıyla, dişlere özel cila pastası uygulanır. Dairesel hareketlerle dişlerin parlaklık kazanması sağlanır.

Flüorür uygulaması: Gerekli görüldüğü takdirde dişlere flüorür uygulaması yapılır. Profesyonel olarak yapılan diş temizliğinin son aşaması budur. Flüorür uygulaması jel, köpük ya da macun formunda olabilir. Dişlere özel aletlerle uygulanır ve dişlerde 30 saniye bekletilir. Kalan fazlalık tükürülerek dışarı atılır. Bu mideye zararlı olduğundan, kesinlikle yutulmamalıdır. Uygulama sonrasında yarım saat herhangi bir şey yenilmemelidir.

Diş temizleme can yakar mı

Bu işlem genellikle ağrısız tamamlanır. Ultrasonik alet kullanılırken titreşim hissedilebilir, tartarların kazınmasında bu duyulabilir, ancak rahatsızlık hissedilmez. Ancak bazı durumlarda ağrı hissedilebilir. Bunun sebepleri ise;

  • ]]> Kırık Diş Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/kirik-dis-tedavisi.html Wed, 31 Oct 2018 18:43:37 +0000 Kırık diş tedavisi, Bazen bir kaza sonucu, çürük bir diş nedeni ile ya da yaşa bağlı olarak diş kayıpları yaşanabilir. Dişin bir tarafı, kenarı ya da tümünü kaybetmek, eksik bir diş ile yaşanacak anlamına ge Kırık diş tedavisi, Bazen bir kaza sonucu, çürük bir diş nedeni ile ya da yaşa bağlı olarak diş kayıpları yaşanabilir. Dişin bir tarafı, kenarı ya da tümünü kaybetmek, eksik bir diş ile yaşanacak anlamına gelmez. Bu tür olaylar karşısında kırık dişin tedavi edilmesi için farklı tedavi yolları vardır. Dişin tamamı değil de bir kısmı kaybedilirse kompozit ile diş doldurularak tedavi edilir.

    Kompozit, diş ile aynı renktedir ve ışık ile materyalın sertleşmesi sağlanır. Sertleşen materyal dişe sabitlenir. Bu işlem tek bir seans ile yapılır. İşlem anında anesteziye ihtiyaç duyulabilir. Yapılan işlemin ardından birkaç gün ağrı hissedilebilir. Fakat ağrı 20 günden fazla sürmüşse ve sıcağa ve soğuğa karşı hassasiyet varsa dişin tekrar kontrolü için doktora başvurmak gerekir.

    Kırık diş tedavisinde diğer bir seçenek porselen dolgudur. Porselen dolgu bilindik dolguya göre daha uzun sürede yapılır. İlk olarak diş porselen dolguya hazırlanır ve diş ölçüsü alınır. Ardından porselen dolgu özel laboratuvarda hazırlanarak özel bir yapıştırıcı sayesinde dişe sabitlenir.

    Diş kaybı bir dolgu ile kurtarılamayacak kadar büyükse diğer bir tedavi yöntemi porselen kaplamadır. Porselen kaplama tamamen doğal diş görünümündedir ve dişin üzerine kaplanır. Porselen kaplama uzman bir diş hekimi ve diş teknisyeni tarafından hazırlanarak, ağız yapısına, diş rengine uygun bir şekilde kişiye özel olarak hazırlanarak özel bir işlem ile yapıştırılır.

    Kırık Diş Tedavisi

    Bazen diş, diş eti seviyesinden kırılarak kopabilir. Bu gibi durumlarda en ideal tedavi yöntemi kanal tedavisidir. Kanal tedavisinde diş kök kanalının iç kısmı desteklenerek dolgu ya da kaplama yapılır. Kanal tedavisi bazen tek seansla tamamlanırken bazen birkaç seans sürebilir.

    Diş tamamen kaybedilmişse implant ya da köprü tedavisi gerekebilir. İmplant, titanyum metalinden elde edilen bir protezdir. Çene kemiğine yerleştirilerek diş tedavisi yapılır. Diğer dişler ile hiçbir bağlantısı olmayacağından kişi için oldukça avantajlı bir tedavi yöntemidir. Protez yerleştirildikten sonra üzerine kaplama yapılır.

    Köprü tedavisi, yine diş kayıpları için uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir. Diş kaybı nedeni ile oluşan boşluk, kaybın yaşandığı dişin her iki tarafında bulunan dişlerden destek alınarak kaplanır. Yapılan köprü yıllarca kullanılabilir. Fakat bakımının çok özenli yapılması gerekmektedir. Aksi halde ağız kokusu ya da diş etlerinde sorunlara neden olabilir.

    ]]>
    Gömülü Diş Ameliyatı https://www.disagrisi.gen.tr/gomulu-dis-ameliyati.html Thu, 01 Nov 2018 05:00:36 +0000 Gömülü diş ameliyatı, yirmilik dişlere yapılan bir operasyondur. Çene yapısı bazı insanlarda küçük olduğundan, çene kemiğindeki darlığa bağlı olarak yirmi yaş dişleri ağız içinde sürememekte ya da yanağ Gömülü diş ameliyatı, yirmilik dişlere yapılan bir operasyondur. Çene yapısı bazı insanlarda küçük olduğundan, çene kemiğindeki darlığa bağlı olarak yirmi yaş dişleri ağız içinde sürememekte ya da yanağa, çapraz ve yarı gömülü olarak kalabilmektedir. Bu dişlerin yarı gömülü ya da gömülü kalması halinde, etrafında yumuşak doku iltihabı sıkça görülmektedir. Diş eti enfeksiyonu antibiyotik ile tedavi edilse de, yirmilik dişin ameliyatı yapılmadığında sürekli olarak tekrarlama eğilimi gösterecektir. Gömülü olan dişler ağız boşluğuna çıkmak için, ön taraftaki dişleri öne doğru iter. Öne gidemeyen dişlerde ve çene hattında basınç ağrısı duyulur. Gömülü kalan dişler çevresinde tümör ve kist oluşumlarına neden olabilir. Eğer dişlerin dizilimi düzgünse, çenede yirmilik dişin çıkması için uygun alan yoksa, gömülü dişin ameliyatla alınması gerekir. Bu yapılmadığında, diş yapısında çapraşıklıklar olur. Bunun dışında kişide ortodontik tedavi yapılacaksa, diş diziliminin bozulmaması için, gömülü yirmi yaş dişinin ameliyat edilmesi gerekir. Altta bulunan yirmilik dişin pozisyonu yatay ya da çapraz olursa, öndeki azı dişi çürütebilir. Diş sürmeye çalıştıkça, önde bulunan azı dişin kökü eriyecektir. Genç yaştaki kişilerde çene kemiği yumuşak ve esnek olurken, yaşın ilerlemesiyle çene kemiği sert ve kırılgan bir hale gelir. Bu kişilerde sağlık sorunları artacağından, yirmilik dişin genç yaşlarda çekilmesi çok faydalıdır.

    Gömülü diş ameliyatı nasıl yapılır

    Ameliyat yapılmadan önce panoramik röntgen filmi çekilmesi gerekir. Bu filmde gömülü dişin pozisyonuyla çevresinde bulunan tehlikeli anatomik oluşumları görmek ve çevrenin simetrisinden faydalanmak amaçlanır. Gerekirse 3 boyutlu diş tomografisi çekilerek, yakından geçen sinirle dişin ilişkisi, üstteki yirmilik dişin sinüsle olan sınırları daha iyi görülebilir. Ameliyat sırasında verilen anesteziden sonra, diş etinde açılan küçük kesiden flebiyle diş eti kaldırılır. Bu şekilde dişe ulaşılmış olur. Ameliyatın alt ve üst çenedeki yirmilik dişlere uygulanmasına göre bazı işlemler yapılır. Bunlar;

    Alt çenede gömülü yirmilik diş ameliyatı

    Buradaki yirmilik dişler pozisyonlarına göre sınıflandırılır.

    • Gömülü yirmilik dişin öndeki azı diş gibi dik durması: Bu pozisyonda son derece kolay şekilde işlem yapılabilir. Ancak dişin kemiğe kaynaması durumunda ameliyat daha zor olur.
    • Gömülü yirmilik dişin çapraz, azı dişine doğru eğik şekilde durması: Bu pozisyon dişten biraz kesim yapılması gerekir. Ayrıca dişin arkasındaki çene kemiğinde biraz aşındırma gerekebilir.
    • Gömülü yirmilik dişin tamamen yatay olarak durması: Burada yirmilik dişin olduğu çene kemiğinin aşındırılması gerekebilir. Dişe ulaşılınca, konumuna bağlı olarak birkaç parçada alınarak dışarıya çıkarılır.
    Gömülü Diş AmeliyatıGömülü diş ameliyatı sonrasında dikiş yapılarak, bölgeye 20 dakika kadar steril tampon konur.

    Üst çenede gömülü yirmilik diş ameliyatı

    Üst çenenin esnek olması yüzünden ameliyat daha kolay yapılır. Buradaki sorun ameliyat edilecek alanın direkt olarak görülmesinin zor olmasından, çalışılırken zorlanma olmasıdır.

    Gömülü diş ameliyatından sonra nelere dikkat edilmelidir

    Bu ameliyatlar bazen kolay, bazen de zorlayıcı bir çalışmadır. Bu yirmilik dişin konumuna, pozisyonuna, hastanın uyumuna ve doktorun tecrübesine göre değişir. Ameliyat sonrasında konulan tampon 20 dakika süreyle ısırılmalıdır. Daha sonra yerinden çıkarılmalı ve yenisi konmamalıdır. Bu arada ağız fazla açılmamalı ve esneme yapılmamalıdır. Sert ve sıcak besinler tüketilmemelidir. Doktorun verdiği ağrı kesici, antibiyotik, ağız gargarası gibi ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Gargara yerine tuzlu suyla ağız çalkalanabilir, günde 3 defa diş fırçalama yapılabilir. Ameliyat sırasında çene kemiğinde aşındırma olduysa, dışarıdan buz tatbik edilmelidir. Bu uygulama 10 daki]]> Diş İpi Nasıl Kullanılır https://www.disagrisi.gen.tr/dis-ipi-nasil-kullanilir.html Thu, 01 Nov 2018 20:04:24 +0000 Diş bakımında sadece dişinizi fırçalamanız ve gargara yapmanız, dişlerinizin tam anlamıyla temizlenmesini sağlayamaz. Diş bakımından verimli sonuçlar alınması için diş ipi kullanımı şarttır. Çünkü diş fırçaları dişle Diş bakımında sadece dişinizi fırçalamanız ve gargara yapmanız, dişlerinizin tam anlamıyla temizlenmesini sağlayamaz. Diş bakımından verimli sonuçlar alınması için diş ipi kullanımı şarttır. Çünkü diş fırçaları dişlerin görünen kısımlarına ulaşırken, dişlerimizin arasındaki kısımlara ulaşamaz. Bu sebeple dişlerin arası kirli kalır ve mikropların yaşayabileceği kısımlar oluşur. Diş kökleri bundan zarar görebilir, bunun sonucunda düzenli diş bakımı yapsanız bile dişlerinizde çürükler ortaya çıkabilir.

    Diş İpi Seçiminde Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir

    Öncelikle kaliteli ve yumuşak pamuksu ipliğe sahip bir diş ipi alınmalıdır. Diş ipinin güvenilir bir markaya ve malzemeye sahip olması gerekir. Sert ve diş etinize zarar verebilecek diş iplerini almanız, diş etlerinize ve dişinize zarar verebilir. Diş ipi seçiminde kısaca nelere dikkat etmeniz gerektiğini özetlemek gerekirse;

    1. Güvenilir bir markanın diş ipi olmalıdır.

    2. İpi yumuşak, diş etini tahrip etmeyecek ve diş aralarına girebilecek boyutta olmalıdır.

    3. İp dayanıklı olmalı, diş arasında aniden yırtılmamalıdır.

    4. Diş hekimlerince tavsiye edilen bir diş ipi alınmalıdır. Bunun için kendi diş hekiminize veya internet üzerinden tavsiye edilen diş ipleri markalarına bakabilirsiniz.

    Diş İpi Nasıl Kullanılır

    Diş İpi Nasıl Kullanılır

    Diş ipi kullanımı, dişinizi fırçaladıktan hemen sonra uygulamanız gereken bir işlemdir. Diş fırçalama işlemi bittikten sonra, diş ipi kutunuzdan aldığınız ipten, yaklaşık 30 cm kadar çekerek, 30 cm'lik ip kesmelisiniz. Diş ipinin iki ucundan tutup birbirine sıkıca bağlamalı, ardında düğüm atmalısınız. Bu şekilde karşınıza yuvarlak bir ip çıkacaktır. Düğümün bir ucundan başlayıp, azı dişlerinizin arasında bir sağa bir sola yavaşça hareket ettirerek, dişin sonuna kadar diş iğini getirip aynı şekilde yavaşça çıkartmalısınız. Her dişten sonra bir parmak kadar diş ipiniz de yer değiştirin. İpiniz de diğer düğümün sonuna gelene kadar sırayla dişlerinizin arasını iple temizleyin. Diş ipiniz kirlendikçe yıkayabilir ve o gün için kullanıma devam edebilirsiniz.

    Diş İpi  Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    • Diş ipini diş etlerinize ve diş köklerinize değdirmemeye özen göstermelisiniz. Aksi takdirde ciddi diş etlerinde kanama ve hasara sebep olabilirsiniz.
    • Her diş için aynı hareketler ile diş ipini, diş arasına sokabilmeniz mümkün olmayabilir. Bu yüzden de en uygun hareketleri ve diş türüne göre(köpek dişi, azı dişi, ön diş vs...) öğrenmeye çalışın. Bunu diş hekimlerinden uygulamalı olarak da öğrenebilirsiniz.
    • Diş ipinin kesinlikle diş fırçalamadan önce kullanmayınız. Çünkü dişinizi fırçaladıktan sonra diğer zararlı toksinler tekrardan diş aralarına bulaşabilir.
    • Diş ipinden sonra gargara yapmanız oldukça yararlı olacaktır. Dışarıya bulaşmış zararlı toksinler bu şekilde atılabilecektir.

    ]]>
    Diş Gıcırdatma https://www.disagrisi.gen.tr/dis-gicirdatma.html Fri, 02 Nov 2018 11:14:07 +0000 Diş gıcırdatma, psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Sinir ve stres gibi psikolojik etkilerden dolayı görülmesi bu rahatsızlığın önem derecesini azaltmaz aksine çok daha önem verilmesi gerektiğini Diş gıcırdatma, psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Sinir ve stres gibi psikolojik etkilerden dolayı görülmesi bu rahatsızlığın önem derecesini azaltmaz aksine çok daha önem verilmesi gerektiğini gösterir. Tıp dilinde bruksizm olarak adlandırılan bu sağlık sorunu geceleri uyuma sırasında ortaya çıkmaktadır. Halk arasında diş gıcırdatma olarak bilinen bruksizm normal olmayan bir durumdur.

    Bruksizm rahatsızlığı olan kişilerin bir bölümünde diş gıcırdatma sırasında dişlere uygulanan baskı kuvvetinin etkisi ile diş dolguları zarar görebilmekte yada dişlerin kırılması söz konusu olmaktadır. Diş gıcırdatmanın bu etkilerine maruz kalanların oranı tüm bruksizm görülen kişilerin % 5 ile % 10 kadarıdır. Dişlere uygulanan kuvvetin etkisi ile çenede disfonksiyon bozulmaları görülmekte  ve sabahları uyanınca kişide nedensiz yere baş ağrısı ve kaslarda ağrı görülmektedir.


    Diş gıcırdatma belirtileri
    Bu sağlık sorunu olan kimselerde en sık rastlanılan şikayet ağrıdır. Şikayet konusu olan ağrılar yüzdeki kaslarda, çene eklemlerinde, baş ve boyun kısımlarında görülmektedir. Diş gıcırdatmaya bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar çenedeki çiğneme kaslarından kaynaklanır. Bu kaslardaki spazmlar ağrıların başlıca nedenidir. Diş gıcırdatma rahatsızlığı ilerlediği zaman dişlerin çiğneme yüzeylerinde aşınmalar görülebilir. Bu rahatsızlığı olan bazı kişiler sabah uyandıkları zaman ağızlarında sanki kum varmış hissine kapılabilirler. Bu hissin nedeni gece boyu sürtünmeye maruz kalan dişlerden kopan küçük parçacıklardır. Diş gıcırdatması olan kişilerde görülen diğer bir belirti diş hassasiyetidir. Dişleri koruyan mine tabakasının zamanla aşınması bu hassasiyetin oluşma nedenidir. Bazı durumlarda diş gıcırdatmanın ilerleyen safhalarında diş sinirleri bile ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca ağzın kapanıp açılması esnasında seslerin duyulması, dişlerde sallanma ve aralanma görülmesi diş gıcırdatmanın etkisiyle oluşabilen belirtilerdir.

    Diş Gıcırdatma
    Diş gıcırdatma neden oluşur
    Diş hekimleri bu sağlık sorununun oluşmasına neden olarak çeşitli faktörlerin bir araya gelmesini göstermektedirler. Belirtilen faktörler psikolojik problemler, sistemik problemler ve dental yani dişlerden kaynaklanan problemlerdir.
    Sistemik etkenler : Düzensiz ve yetersiz beslenmek, alerji ve endokrin bozukluğu diş gıcırdatmaya neden olabilir.
    Dental etkenler : Dişlere dolgu yapılmışsa, dolguların gerekli seviyeden yüksekte yada daha düşük bir seviyede olmaları dişlerin kapanması esnasında tam olarak kapanmamalarına neden olur. Aynı soruna dolgu değil de protez yapılmışsa da neden olabilir. Çocuklarda diş çürümeleri olması da diş gıcırdatmaya neden olabilmektedir.

    Psikolojik etkenler : Diş gıcırdatmaya neden olabilen psikolojik sıkıntılar  gündelik işlere bağlı olanlar ve kişisel sıkıntılar gibi iki ana grupta toplanabilir.  Diş gıcırdatma sorununda psikolojik etkenlerin rol oynamasının başlıca nedeni kişilik yapısıdır. Örneğin kişinin aceleci bir kişilikte olması yada titiz davranışlar gösteren bir kişilikte olması diş gıcırdatma sorununda etkili olmaktadır.

    Diş gıcırdatma tedavisi
    Hastalığın tedavisinden önce diş gıcırdatmanın oluşma sıklığı ve oluşma şiddeti saptanır. Daha sonra ağız içi muayene yapılır. Dişlerde aşırı miktarda aşınma olan bölgeler varsa bu bölgelerde tedavi uygulanarak onarmalar yapılır. Diş gıcırdatmanın olumsuz etkilerinden dişleri korumak için gece plağı kullanılması önerilmektedir. Diş gıcırdatmanın ilerlemiş aşamaları için cerrahi müdahale gerekebilir.
    ]]>
    Diş Protezi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-protezi.html Sat, 03 Nov 2018 09:18:01 +0000 Diş protezi, dişlerde eksik olanların yerine kullanılan yapılardır. Bunlar diş hekimliği alanında en son tercih edilen yöntemdir. İlk amaç koruyucu diş hekimliğine uygun tedavi uygulanmasıdır. Dişin çürükten ko Diş protezi, dişlerde eksik olanların yerine kullanılan yapılardır. Bunlar diş hekimliği alanında en son tercih edilen yöntemdir. İlk amaç koruyucu diş hekimliğine uygun tedavi uygulanmasıdır. Dişin çürükten korunması, çürümüş dişe dolgu yapılması gibi uygulamalar tedavi kapsamına girer. Eğer dişte meydana gelen hasar bu tedavilerle karşılanamayacak kadar büyükse, diş protezi uygulanır. Yani dişin fazla oranda çürümesi, dolgunun yetersiz kalması, dişin kaybedilmesi durumunda diş protezi kullanılır.

    Diş protezi türleri

    Sabit protezler

    Bunlar ağız içinde yapıştırılarak dişe sabit olarak kullanılan ve çıkarılamayan protezlerdir. Hastanın dişi kullanılarak yapılırlar. Dişin kesilmesi, prepare edilmesi, üstünün kaplanması ve yerine monte edilmesi gibi aşamaları vardır. Porselen ve metal sabit protezler çok eski dönemlerden itibaren uygulanmaktadır. Günümüzde de kullanılan bu protezler, yaklaşık olarak 10 günde tamamlanır. Bu süreçte hasta 3-4 defa diş doktoruna gitmek zorunda kalır. Ağız içindeki ömürleri 5-8 yıl kadardır. Bu süre sonunda protez sağlam bile olsa, değiştirilmesi gerekir. Bu protezler kron ve köprü olarak ayrılırlar. 

    • Kron: Bu yöntemde kırılmış ya da çürük yüzünden madde kaybına uğrayan dişler restore edilir. Diş üzerine dokuya uyumlu olacak bir malzeme kaplanarak, dişin formu sağlanmış olur. Burada kullanılan malzemeler metal destekli protezler, full metal ya da full porselen olabilir. Kronlar dişin üzerine yapıştırılarak sabitlenir.
    • Köprü: Bu yöntemde ağızda bir ya da daha fazla diş eksiğinin ve eksik alanın her iki tarafında sağlıklı dişler bulunması halinde, bunlardan alınan destekle dişler tamamlanır. Bu yapılarda kronlar gibi yapıştırılarak sabitlenir. Kron ve köprü protezlerinde diş ve diş etinin birleştiği alanın düzgün hazırlanması gerekir. Bu kron ve köprülerin yapıştırılma sonrasında diş etine fazla oranda baskı yapmasına engel olarak, enfeksiyon ve diş eti kenarında koyu renkte bir görünüm oluşmasına mani olur.

    Diş ProteziHareketli protezler

    Bu tür protezler kullanıcıları tarafından kolayca takılıp çıkarılan, günlük bakım yapılması gereken türlerdir. Sabit olarak yapılan protezler genellikle az sayıda eksik dişe uygulanırken, hareketli olanlar çok sayıdaki diş eksikliklerine uygulanabilir. Bu tür protezler tam ve kısmi olarak yapılabilir. Bütün dişlerini kaybeden hastalara tam protezler, bir bölümünü kaybeden hastalara bölümlü protezler yapılır. Bunlar sabit protez yapılamadığı durumlarda tercih edilir. Bunların yapımı sabit olanlara göre daha uzun süre devam eder. Hastaların protezlerin yapımı aşamasında 6-7 seans diş doktoruna gitmesi gerekir. Bu süreçte 6-7 hafta kadar devam eder. Hareketli protezler hastalar için yaşlanma olarak algılandığından, genellikle yapılmasından çekinilir. Ancak bu durum yaşla ilgili değil, ağızda kaybedilen diş sayısıyla alakalıdır. Diş sayısındaki artış hareketli protez yapımını zorunlu hale getirir.Hareketli protezler hastaların konuşma, öksürme gibi durumlarda hareket ettiğinden, kişiler tarafından psikolojik olarak reddedilir. Bunlar manevi açıdan hastaların etkilenmesine yol açar. Bu tür hastalarda implant uygulaması yapılabilir.

    • Tam protezler
    • Bölümlü protezler
    • İmmediat (geçici) protezler
    • Overdentures (diş ya da implant üstü) protezler

    İmmediat (geçici) protezler ve kalıcı protezlerin farkları nedir

    Protezlerin geçici ve kalıcı olarak tanımlanması ne zaman yapıldıklarına ve ağız içine ne zaman takıldıklarına göre yapılır. Geçici olanlar dişlerin çekilmesinden hemen sonra yapılır. Dişler daha çekilmeden ölçü alınır ve dişlerin çekilmesinden sonra takılır. Bunların avantajı hastanın bu süreçte dişsiz kalmasını önlemektir. Altta olan destek dokuların iyileşme döneminde büz]]> Diş Nasıl Fırçalanır https://www.disagrisi.gen.tr/dis-nasil-fircalanir.html Sat, 03 Nov 2018 16:15:08 +0000 Diş nasıl fırçalanır, insanların sağlıklı dişlere sahip olması için diş fırçalamanın önemi büyüktür. Diş sağlığı açısından dişlerin düzenli olarak fırçalanması gerekir. Fırçalama süresi en az 2 Diş nasıl fırçalanır, insanların sağlıklı dişlere sahip olması için diş fırçalamanın önemi büyüktür. Diş sağlığı açısından dişlerin düzenli olarak fırçalanması gerekir. Fırçalama süresi en az 2 dakika devam etmelidir. Ayrıca diş ve diş eti arasındaki bölge uygun şekilde, iyice fırçalanmalıdır. Bu diş ve diş eti üzerinde yerleşmiş olan bakteri plağının uzaklaştırılması için yapılmalıdır. Bunun yapılması için ağızda kolay hareket eden, en arkadaki dişlere ulaşan sağlıklı naylon yapıda, orta sertlikte diş fırçası kullanılmalıdır. Uygun diş fırçasıyla günde en az 2 defa dişler fırçalanmalıdır. Fırçanın diş eti çizgisine eğimli tutulması ve dairesel hareketlerle dişlerin fırçalanması gerekir. Fırça aynı konumdayken, fırça boyu kadar ilerleyerek dişlerin diğer bölümleri fırçalanmalıdır. İnsanlar genel sağlıklarını koruyabilmek için, öncelikle ağız ve diş sağlığını korumalıdır. Bu durum kişileri fiziksel ve ruhsal açıdan etkilediği gibi, sosyal açıdan da etkilemektedir. Bu nedenle diş sağlığına gereken özen gösterilmelidir.

    Diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır

    • Dişler fırçalanırken diş fırçası dişlerle 45 derecelik açı yapacak gibi tutulmalıdır. Diş etiyle beraber ağız boşluğuna yapılan hareketle dişler fırçalanmaya başlanmalıdır. Bu sırada sert hareketlerden kaçınılmalı, ön dişlerden arka dişlere doğru dairesel ve yumuşak hareketler yapılarak fırçalama yapılmalıdır.
    • Dişlerin ön yüzeyi diş fırçası eğik olarak tutularak, diş etinden yukarıya ağız boşluğuna yapılan hareketlerle fırçalanmalıdır.
    • Yapılacak en son uygulama diş yapısındaki çiğneme yüzeylerinin düz olarak tuttuğunuz fırçayla fırçalanmasıdır.

    Diş fırçalama sırasında olan olumsuzluklar nedir

    Diş fırçalama sırasında diş eti kanaması karşılaşılabilecek olumsuzluklardan biridir. Bu diş etlerinin iyi temizlenmemesi nedeniyle olur. Buralardaki bakteri plağı temizlenmediyse kanamaların olması normaldir. Bu durumda diş fırçalama bırakılmamalıdır. Kanamanın belli sürede kesilmemesi halinde, diş taşı oluşumlarınız olabilir ya da fırçalamayı düzgün yapmıyor olabilirsiniz. Fırçaların kişiye özel olduğu bilinmelidir. Bunların 1-2 ayda bir değiştirilmesi gerekir.

    Diş Nasıl FırçalanırDiş fırçalamada yapılan hatalar nelerdir

    • İnsanların diş fırçalarken yaptığı en büyük hata, sadece dişlerini fırçalamalarıdır. Dişlerin yanında diş eti fırçalanması ihmal edilmemelidir.
    • Fırçalama sırasında sadece dişlerin ön yüzünü fırçalamak yanlıştır. Fırçalamada damak ve dil bölgesi de fırçalanmalıdır.
    • Dişlerin kısa süreli fırçalanması gereken faydayı göstermez.
    • Dişlerini fırçalayan kişilerin yaptığı hatalardan biri de, diş macununun fazla miktarda kullanılmasıdır. Diş fırçasına nohutun yarısı kadar diş macunu koyarak fırçalama yapılmalıdır. 6 yaşın altındaki çocuklarda diş macunu kullanılmamalı, 12 yaşından sonra çocukların fırçalama sonrasında ağzını 3-4 defa suyla çalkalaması sağlanmalıdır.
    • Diş sağlığını korumak için sadece diş macunu ve gargara kullanımı yeterli gelmez. Diş fırçalamanın düzgün yapılması ve dişlerin temizlenmesi gerekir.
    • Fırçalama sırasında insanların hatalarından birisi 20'lik dişlerin olduğu alanları fırçalamamalarıdır.
    • Ağızda çarpık ve düzensiz dişler varsa, bunların konumuna uygun şekilde fırçalama yapılmalıdır.
    • Fırçalama sırasında diş etinde kanama olduğunda, fırçalamanın bırakılmaması gerekir. Çünkü sizler buraları iyice temizleyemediğinizden kanama olmaktadır.
    • Dişlerde diş tozu fazla miktarda kullanılmamalıdır.
    • Diş fırçalama süresi gereğinden uzun tutulmamalıdır.
    • Diş fırçalama sırasında aşırı güç kullanılmamalıdır. Bu hareket diş eti ve dişlerde aşınmaya neden olmaktadır.

    Diş temizliğinde diş macunu ve gargaranın önemi nedir

    Diş fırçalama sırasında kullanılan diş macunu ağızda hoş bir kokuya neden olarak, fırça]]> Diş Eti Ağrısı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-agrisi.html Sun, 04 Nov 2018 01:20:45 +0000 Diş eti ağrısı, diş etinin açık pembe renginin kaybolup kırmızıya döndüğü ve/veya eşlik edebilen şişme ile birlikte gözlemleniyorsa, ağız içi bakterilerinin sebep olduğu plak tabakası ile karakterize olan gi Diş eti ağrısı, diş etinin açık pembe renginin kaybolup kırmızıya döndüğü ve/veya eşlik edebilen şişme ile birlikte gözlemleniyorsa, ağız içi bakterilerinin sebep olduğu plak tabakası ile karakterize olan gingivitis (diş eti iltihabı) hastalığının habercisi olabilir. Yeterli veya doğru temizlenmeyen dişlere bakteriler yerleşir ve bu bakteriler diş üzerinde bir koruyucu kalkan işlevi gören diş minesini zayıflatan asidik bir ortama sebebiyet verir. Bu asidik ortamın süreğen hale gelmesi, diş etlerinde de enfeksiyona yol açar. Gingivitis hastalığı, sıkça rastlanan diş eti çekilmesinden farklı olarak diş etlerinin şiştiği, diş eti diplerinde derin ceplerin oluştuğu, ağrılı bir hastalıktır.

    Diş eti hastalıkları, kimi zaman şiddetli diş eti ağrıları ile beraber görülse de kimi zaman da ağrı oluşmadan da seyredebilir.

    Bu durumlarda en sık görülen belirtiler arasında;  

    • Diş fırçalama sırasında veya sonrasında baş gösteren kanamalar,
    • Diş fırçalama veya bir şey yeme-içme sırasında yaşanan diş hassasiyetleri,
    • Nefeste kötü koku,
    • Ağızda kötü bir tat, sayılabilir.

    Görece olarak daha hafif bir rahatsızlık olan ve tedavisi de daha kolay olan gingivitis yani diş eti enfeksiyonu, erken bir aşamada teşhis ve tedavi edilmez ise ileri dönemlerde diş etindeki enfeksiyon çene kemiğine işleyebilir. Bu aşamada çenede kemik kaybına, buna bağlı dişlerde sallanmaya ve hatta çürüksüz dişlerin bile dökülmesine yol açabilen periodontitis hastalığına dönüşme riski taşımaktadır.

    Diş Eti Ağrısı

    Ağız bakımına dikkat etmek, dişleri düzenli ve doğru fırçalama ve diş ipi kullanımı diş ağrısı ve diş eti ağrısı ile karakterize olabilen diş eti problemlerini en aza indirebilmektedir. Bununla beraber diş eti hastalıkları nadiren de olsa uzun süre hiçbir belirti göstermeden de varlıklarını sürdürebilir. Bunun için en iyi önlem diş hekiminizi, her yıl en az bir kere olmak üzere, düzenli ziyaret etmektir.

    Diş eti ağrısı yaşıyorsanız asıl yapmanız gereken elbette acil olarak diş hekiminize başvurmaktır. Ancak diş hekiminize ulaşıncaya kadar şiddetli diş eti ağrısı ve zonklamasını hafifletmek için;

    • Bol tuzlu su ile gargara yapabilir veya eczanelerde satılan ağız gargaralarına başvurabilirsiniz,
    • Ağrı kesicilere başvurabilirsiniz. Yalnız ağrı kesici kullanımında, ilacın içeriğindeki etken maddelerine alerjiniz olmadığından emin olmalısınız.
    • Eğer dişte apse gibi belirgin bir iltihaplanma varsa antibiyotik gerekecektir. Ancak bir hekime danışmadan ve yine alerjiniz olmadığına emin olmadan antibiyotik ilaç kullanmak tehlikelidir.
    • Apse durumunda diş eti üzerine soğuk kompres rahatlatıcı olacaktır.

    Gingivitis veya  periodontitis rahatsızlıkları dışında da çarpma, diş etine yabancı bir cismin saplanması gibi durumlar da diş eti ağrısına sebep olabilir.

    ]]>
    Diş Kisti https://www.disagrisi.gen.tr/dis-kisti.html Sun, 04 Nov 2018 20:11:28 +0000 Diş Kisti, son derece sinsi bir hastalık ve diş kökünde köklerin kanalına bağlı kistlerdir. Ağrı hissedilmediği için bunu hemen anlamak ve görmek zorlaşır. Kist boşlukta başlayıp, iltihap oluşturur ve büyür Diş Kisti, son derece sinsi bir hastalık ve diş kökünde köklerin kanalına bağlı kistlerdir. Ağrı hissedilmediği için bunu hemen anlamak ve görmek zorlaşır. Kist boşlukta başlayıp, iltihap oluşturur ve büyür. İltihabı başladığı anda, içleri sıvıyla dolan kesecikleri oluşturur. Etrafı da bir zar ile kaplıdır. Kist gelişimi oldukça ağır ilerlemektedir. Oradaki diş cansızdır ve ölmeye başlar. Büyüdüğü zaman bağlı olan dişe ya da yan taraftaki dişlere köküyle içerden yayılabilir. Bazı hastalarda dişin yan tarafına yattığı görülebilir. Ayrıca diş eti dokularına da hasar verdiği için diş kayıpları da meydana gelir. Bu yüzden keseciğin sıvısı kanla karışarak iltihap yayılma gösterebilir. Buda iç organlara da girdiği zaman daha ciddi problemler doğurabilir. Fakat, hastalıktan evvel düzenli kontroller yapılmaz ise çürümeler, bakteriler ile diş özünü tamamen kaybedebilir.

    Diş enfeksiyonlarının, diş köküne ve etrafındaki kemiklere yayılmasını sağlar. Yani apse oluşumu yapar. Şayet enfeksiyonlar kemiğe girerse, dişi yok edebilir. Diş kökleri ve kabarmış dokusu ağrı verebilir. Şayet kökü öldürürse, ağrısı kaybolur ve ağır ilerleyerek bitişen kemiğe hasar verir. Enfeksiyonun bir kısmında olan irinli yer, çenenin bütününü zedeleyebilir ve diş etinde bir kabarma veya içinin irinle dolmasıyla derideki lezyondan farksız olur. Bu durumda diş yitirilmiş olursa, önce kanalın tedavi süreci başlar. Sonra izlenmeye devam edilip, kistte ufalmaya bakılır. Eğer gerekirse kist dokusu, etrafındaki zarla birlikte alınır. Bu aşamaya Apikal rezeksiyon denilir. Şayet kökteki yapısal durum ve dişin kurtarılması olumlu olmayacaksa dişin hemen çekilmesi gerekir.

    Diş Kistinin Teşhisi;

    Şayet dişte devamlı ve zonklayıcı gibi bir ağrı varsa, bir şey çiğnediğinizde ağrılar duyuluyorsa veya sıcak,soğuk besinlere karşın hassasiyetiniz varsa bir kistin varlığı düşünülebilir. Hafif gelen ateş, boyun kısmında kabaran lenf düğümlerine bağlı sebepler ve genelde hastanın kendisini kötü hissetmesiyle etkili olur. Sızlatan dişler, yan tarafındaki diş etinin üstünde bulunan kabartılı yerde patlamayla birlikte ağız içerisinde oluşacak kötü bir koku ve tat bırakarak sıvının çıkmasıdır. Buna takiben, ağrılar bu sebeple kesilecektir. Şayet bu belirtilerden biri gözlemlenirse, bir diş hekimine gidilmeli ve muayenesinin yapılması gerekmektedir.

    Diş Kisti

    Diş Kistinin Belirtileri;

    Diş kisti oluştuğu anda diş de rahatsızlanmaktadır. Üst kısmı ezildiği zaman diş kemiğin içine yaslanmış hafif hareketlenme fark edilir. Diş kisti geliştikçe, köklerin çevresindeki yumuşak dokuda kabarıklık oluştuğundan ağrılar giderek hızlanır. Belli bir süre sonra yüzün etrafında kabarıklıklar görülür. Bu kabarcık diş ve kemik yapısına göre, başladığı yerden daha uzaklaşır. Buda dişin daha duyarlı hale gelmesini, daha da ağrıların arttığı, sallanan bir diş görüntüsünü oluşturmaktadır. Diş kisti geliştiğinden dolayı oradaki dokularda bulunan en hassas yerinden, ağızdan içe doğru ya da ağızdan dışarıya doğru akıtır. Bu sebeple ağız kokusu oluşacaktır. Cerahat'ın akmasıyla birlikte ağrılar hafifler. Özellikle vücutta kırgınlıklar belirir.

    Diş Kisti Operasyonu;

    Kist, ağızda ve diş sağlığında yeteri kadar özen gösterilmediğinde başlamaktadır. Erken müdahale edilmez ise daha ileri rahatsızlıklar oluşabilir. Diş kisti mühim bir hastalığı oluştururken, hemen tetkikleri yapılarak, tedavisi yapılmalıdır. Kist, çenede olduğu yerde tedavi edilir. Kistlerin içi sıvı olduğundan, kistteki boşluk itinayla yıkanıp temizlenmelidir. Daha sonra antiseptik tamponu tatbik edilir. Bazen çenenin boşluğunu oluşturan yerlerde farklı tedaviler yapılmaktadır.

    ]]>
    Diş Minesi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-minesi.html Mon, 05 Nov 2018 02:27:50 +0000 Diş Minesi, Vücuttaki en sert maddedir. Doğal dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreler. İçinde sinir hücreleri olmadığı için duyarlı değildir. %97'si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen "a Diş Minesi, Vücuttaki en sert maddedir. Doğal dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreler. İçinde sinir hücreleri olmadığı için duyarlı değildir. %97'si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen "apatit" kristalleri şeklinde düzenlenmiştir. Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir. Bu birikme, ana rahminde iken başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa yada çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir. O zaman dişler sarı, gri yada kahverengi olur. Diş özü (pulpa), dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen isimdir. Kökün ucuna kadar devam eder. Bu kısımda kan damarları yer alır. Bu damarlar sayesinde diş enfeksiyonundan korunur ve daima aktif halde olmasını sağlamaktadır.

    Diş Minesi Yapısı;

    Diş minesi seramiklerden daha üstün bir yapıya sahiptir. Bol miktarda karbonat, magnezyum, sodyum, potasyum iyonları içeren diş minesindeki tuzların kristal yapısı, dişi basınca karşı daha dayanıklı yapmaktadır. Minenin temel birimi mine çubuğudur. Mine prizması denilen, çapı yaklaşık 4 um- 8 um uzunluğunda olan mine çubuğu, düzenli bir yapı içinde sıkıca bir araya getirilmiş bir hidrosiapatit kristalleri paketidir. Enine kesiti alındığında en güzel bir anahtar deliğine benzetilebilecek olan bu yapının üst kısmı veya başı dişin taç kısmına doğru, ve alt kısmı yada kuyruğu diş köküne doğru durmaktadır.

    Diş Minesini Sağlam Yapan Özellik Nedir

    Dişlerin dayanıklılığı ve sağlamlığı ile bilinir. Uzun yıllar boyunca ezme, çiğneme, ısırma gibi pek çok yüksek basınca karşı direnç gerektiren konuda sürekli dişlerle kullanılır. Fakat buna rağmen dişler çok uzun süre dayanıklı kalır. Dişlerin dayanıklılığını diş minesi sağlar. Vücudun en sert ve en yoğun mineralleşmiş maddesi olan diş minesi, dentin sement be pulpa ile beraber dişi oturtan dört ana dokudan biridir. Dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreleyen mine, içinde sinir hücreleri olmadığından, duyarlı değildir. Minenin bu özelliği Yüce Allah'ın kullarına bahşettiği büyük bir nimettir.

    Diş Minesi

    Diş Minesi Ve Fluorid Uygulaması;

    Flor diş minesiyle gerçekleştirdiği kimyasal bağ ile dişin çürüğe karşı direncini artıran bir elementtir. Bu özelliğinden dolayı pek çok diş macununun yapısında da bulunur. Koruyucu tedavi olarak, hamilelik dönemi yada bebeklikteki oral yolla verilen flor tabletlerinin diş çürüklerinin gelişimini önlemede yeterli olmadığını göstermiştir. Diş yüzeylerine topikal olarak flor uygulamasının çürüklere karşı direnç kazanmada oldukça etkili bir yöntem olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle 3-6 aylık periodlarla topikal fluorid jelleri uygulanması, çocuğun ileriki yaşamında çürüklere karşı koruma sağlayacaktır.

    Diş Minesine Neden Olan Çürükler;

    Ağızda görünen en önemli iki hastalık diş çürümeleri ve diş eti iltihaplanmasıdır. Diş minesi ve altındaki dentin tabakasının aşınmasına yol açan diş plağı oluşumu sebebiyle bu tabakalarda oyuklar meydana gelir ve dişler çürümeye başlar. Diş plağı, yiyecek artıklarının ve bakterilerin dişlerde ve diş etindeki birleştiği yerde oluşturduğu yapışkan ve renksiz bir tabakadır. Dişler düzenli bir şekilde temizlenmez, fırçalanmazsa bu biriken tabaka artmakla kalmayıp diş ve diş etlerinde temizlenmesi çok zor ve bakteri üreten kireçli bir tabaka halini almaktadır.

    Diş Minesi Çatlağı Ve Tedavisi;

    Dişler her gün, yalnızca yemekten değil, çene sıkma ve gece diş gıcırdatma gibi nedenlerle de çok ciddi miktarda ısırma basıncına maruz kalır. Bazen de bu basınç, dişin çatlamasına neden olur. Bazı çatlaklar problem olmaz ve yıllar boyu herhangi bir sorun oluşturmadan var olurlar. Diğer çatlaklarsa, özellikle de dolgulara yakın olanlar, belli zaman sonra dişin bir parçasının kırılmasına neden olur. Çatlak bir diş bazen ağrı verir ve s]]> Diş Hastalıkları https://www.disagrisi.gen.tr/dis-hastaliklari.html Tue, 06 Nov 2018 00:12:05 +0000 Diş hastalıkları, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen, bir çok türü bulunan ağız hastalıklarının geneline verilen isimdir.Diş hastalıkları türleri:Diş çürüğü: Karbonhi Diş hastalıkları, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen, bir çok türü bulunan ağız hastalıklarının geneline verilen isimdir.

    Diş hastalıkları türleri:

    Diş çürüğü: Karbonhidrat içeren yiyecekler dişlerin arasında kaldığında, fırçalama ve ya diş ipi kullanımı ile tamamen çıkarılamadığında oluşan bozulmalar diş çürüğüne sebep olur. Ağızda var olan bakteriler bu gıdaları yer, diş minesini eriten asidik yan ürünlerin ortaya çıkmasına sebep olur.

    Tartar: Diş taşı adı da verilen tartar, dişlerinizde renk bozukluklarına ve lekelere sebep olur. Kalsiyum ve fosfat birleşerek dişler üzerinde kristaller meydana getirir. Kalsiyum fosfat kristalleri, zamanla bakteri plağı içerisinde sertleşir ve diş taşı oluşturur. Pirofosfat ismi verilen bir tür kimyasal, diş yüzeyinde kristal oluşumunu durdurarak ve yeni kristallerin oluşmasını önleyerek diş taşının azaltılmasına yardımcı olur.

    Diş Hastalıkları

    Bakteri plağı: Tükürük, gıdalar ve sıvılar bir araya gelerek bakteri plağı adı verilen yapışkan birikintiyi meydana getirir. Bakteri plağı birikimi, lekelerin diş üzerinde hapsolmasına sebep olur ve diş eti hastalığının da birincil nedenidir. Bakteri plağı ayrıca, dişlerinizi daha da zayıflatacak olan diş çürüklerine sebep olabilir. Bakteri plağı ile mücadele, ağız sağlığının ömür boyu devam edecek önemli bir parçasıdır.

    Diş eti hastalıkları: "Diş eti problemi" olarak ifade edilen durum "periodontal hastalık" olarak da adlandırılır. Diş eti sorunları, hassas diş etleri ile başlar ve şiddetli olması durumunda dişleri yerinde tutan dokuların kaybedilmesine sebep olabilir. Nedeni, dişler üzerinde sürekli olarak oluşan ve yapışkan bir bakteri tabakası olan bakteri plağıdır.

    Hassasiyet: Diş hassasiyeti, sıcak ya da soğuk yiyecekler ve içecekler yiyip, içtiğinizde hissedilen ağrıdır. Soğuk hava soluduğunuzda da ağrı hissedilebilir. Diş hassasiyeti yalnızca bir belirtidir. Sorunu ele almak için, problemin kaynağını anlamanız gerekir. Diş hassasiyetinin gerçek nedeni diş eti problemleri ve diş minesi erozyonudur.

    Diş lekeleri: Lekeler, yetersiz diş hijyeninin sonucu olabilir fakat çoğunlukla daha fazlası da vardır. Kahve, çay, kırmızı şarap ya da sigara gibi bazı alışkanlıklara dikkat edilmelidir.

    Ağız kokusu: Ağız kokusunun pek çok sebebi vardır. Başlıca sebebi ise fırçalamadan hemen sonra dişler üzerinde birikmeye başlayan bakterilerdir. Bu bakteriler dişler üzerinde biriktiğinde hoş olmayan bir kokuya sebep olabilir. Diğer yandan ağzınız aşırı kuruysa, fazla gıda parçacıklarını ve bakterileri gidermek için gerekli olan tükürük miktarı yeterli olmayacaktır.

    ]]>
    Diş Eti Hastalıkları Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-hastaliklari-tedavisi.html Tue, 06 Nov 2018 11:11:34 +0000 Diş eti hastalıkları, (periondotoloji) dişlerin çene kemikleri içerisinde tutunmasını sağlayan yapıları inceleyen bilim dalıdır. Bu yapılar diş eti, sement, alveol kemiği ve periondontal membrandır. Diş eti hastalıkları diş Diş eti hastalıkları, (periondotoloji) dişlerin çene kemikleri içerisinde tutunmasını sağlayan yapıları inceleyen bilim dalıdır. Bu yapılar diş eti, sement, alveol kemiği ve periondontal membrandır. Diş eti hastalıkları diş hekimliğinde üzerinde en çok durulan konulardan biri haline gelmiştir. Diş eti hastalıklarının diğer adı periondotolojidir. Diş eti insan sağlığı açısından ciddi problemler yaratabilmektedir. Bu nedenle diş eti hastalıkları tedavi edilerek kontrol altına alınmalıdır.

    Diş eti hastalıklarının belirtileri:
    • Diş eti çekilmeleri
    • Diş eti kanamaları
    • Diş etindeki büyümeler
    • Diş etindeki renk değişmeleri
    • Çene kemiğindeki erimeler
    • Dişlerde sallanmalar
    • Diş dökülmeleri
    • Aşırı derecede ağız kokusu
    • Diş etlerinde şişlikler
    • Diş etlerinin tahrip olması
    • Diş etlerinde iltihap oluşmaları
    • Diş aralarında siyahlıklar görülmesi
    • Dişler arasında açıklık oluşması

    Diş eti hastalıklarının nedenleri:
    Diş plağı diş eti hastalıklarının genel nedenidir.  Şekerli, tatlı gıdaların çok fazla tüketilmesiyle ağızda bakteriler oluşurlar ve bu bakteriler dişlere tutunurlar.Bakterilerin dişlere tutunmasıyla dişlerde saydam bir tabaka oluşur. Bakteriler zamanla yayılarak diş etlerine yayılırlar.

    Diş eti hastalıklarının nedenlerinden biri ise genetik yatkınlıktır. Aile içerisinde diş eti hastalığı bulunan kişiler varsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Araştırmalara göre diş eti hastalıklarında %30 civarında genetik yatkınlık vardır.

    Diş Eti Hastalıkları Tedavisi
    Ağız bakımına dikkat etmeyen insanlarda diş eti hastalıkları sıklıkla görülmektedir. antidepresan, doğum kontrol hapları, kalp ilaçları diş eti hastalıklarına neden olmaktadır. Şeker hastalıkları, kanser, yanlış yapılan dolgular diş etlerinde iltihap oluşturarak hastalık yaratmaktadır. Kötü beslenme de diş eti hastalıklarının genel nedenlerinden biridir. 

    Diş eti hastalıklarının tedavisi:
    Diş eti hastalıklarının erken seviyesine gingivitis denmektedir. Diş etleri kırmızılı, kanamalı ve şişmiş durumdadır. Bu seviyede dişleri düzenli bir şekilde fırçalamak tedavi için yeterli olacaktır. 

    Diş eti hastalığının seviyesine bağlı olarak diş eti uzmanları; diş etinin temizlenmesi, küretaj ve kök yüzeyi temizlenmesini önerebilir.
    Özel araçlar kullanılarak plak ve diş taşları diş etinden uzaklaştırılır. Daha sonra kök yüzeyleri düzleştirir ve diş eti itilerek dişe sıkı bir şekilde yapışması sağlanır. Bu tedavilerin yeterli olmadığı seviyelerde diş eti operasyonlarının yapılması uygundur. 

    Diş eti hastalıkları gargara, vitamin gibi tedavi yöntemleriyle iyileşmez. Diğer hastalıklarda olduğu gibi diş eti hastalıklarında da erken teşhis önemlidir. 
    Diş eti hastalığının tedavisi uzun sürelidir. Uzman tedavisi bittikten sonra kişi kendi tedavisine devam etmelidir. Öncelikle ağız bakımına çok dikkat edilmelidir. Düzenli olarak dişler fırçalanmalı ve diş araların diş ipi kullanılmalıdır. Düzenli olarak uzman kontrolüne gidilmelidir. Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanılmamalıdır. Bunun yanı sıra dengeli beslenilmeli ve stresten uzak durulmalıdır.
    ]]>
    Diş Hekimi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-hekimi.html Tue, 06 Nov 2018 13:07:47 +0000 Diş hekimi, ağız, diş, dudak gibi ağız boşluğu ve ağız çevresini oluşturan kısımlarda doğabilecek herhangi bir sağlık sorununu önlemek ve ya gidermek amacıyla görev yapan uzman kişilere verilen ünvandır. Bu ünvana Diş hekimi, ağız, diş, dudak gibi ağız boşluğu ve ağız çevresini oluşturan kısımlarda doğabilecek herhangi bir sağlık sorununu önlemek ve ya gidermek amacıyla görev yapan uzman kişilere verilen ünvandır. Bu ünvana sahip olabilmek için 5 yıllık bir süreci kapsayan diş hekimliği diplomasını almak şarttır. Bunun dışında diş ve ağız sağlığı ile ilgili uygulanabilecek olan herhangi bir tedavi dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir ve hapis cezasına çarptırılan suçlar arasındadır. 

    Diş hekimliği bir çok alt dala sahiptir. Bu dallar klinik ve pre-klinik ya da temel ve klinik dallar olmak üzere iki ana başlık altında incelenir.

    Temel dallar:

    Anatomi dalı: Baş ve boyun anatomisi başta olmak üzere tüm vücudun organlarını inceleyen bilim dalı. 
    Biyo fizik dalı: İnsan biyolojisindeki kuralların fiziksel temellerini aktarır.
    Biyo istatistik dalı: Sağlık bilimleriyle alakalı değerlerin istatistiklerini inceleyen bilim dalıdır.
    Biyo kimya dalı: Vücudumuzdaki sistemlerin hangi biyo kimyasal olaylarla, nasıl işlediğini araştırır.
    Fizyoloji dalı: Organ ve dokuların işleyişini araştırır.
    Histoloji embriyoloji dalı: Organlar ile dokuları mikroskopik düzeyde, gelişmeye başlamalarından itibaren inceler.
    Patoloji dalı: Hastalıklı dokuları, organları mikroskopik düzeyde araştırır.
    Mikro biyoloji dalı: Vücudumuzun doğal ve hastalık yapan florasını araştırır.
    Farmakoloji dalı: Hastalıkların tedavisi sırasında yararlanılan ilaçları araştırır.
    Tıbbi biyoloji / genetik dalı: İnsan biyolojisi ile genetiğini araştırır.
    Diş Hekimi
    Epidemiyoloji dalı: Toplumdaki hastalık, sağlıkla ilgili durumların dağılımını, rastlanma sıklıklarını, bunları etkileyen faktörleri arastıran çalışma alanıdır.
    Halk sağlığı dalı: İnsanların sağlıklı olabileceği koşulların sağlanmasında toplum ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan çalışma dalıdır.
    Tıbbi deontoloji / etik dalı: Tıp mesleğinin icra edilmesinde uyulması gereken ahlaki kuralları inceler.

    Klinik dallar:

    Ağız, diş / çene cerrahisi dalı: Ağız, diş, çevre dokularda görülen hastalıkları oluşumlarını, çene eklemi sorunlarını, ve ağız içerisinde cerrahi müdahale gerektiren tüm işlemleri, kullanılan yöntemleri ve maddeleri araştıran bilim dalıdır.
    Endodonti dalı: Diş pulpasını ilgilendiren hastalıklar ve bunların tedavilerini inceleyen bilim dalı.
    Oral Diagnoz  / radyoloji dalı: Ağız, diş ile çevresinin hastalıklarının belirtilerini, teşhis koyma yöntemlerini ve bunların güvenirliliğini inceleyen bilim dalıdır.
    Ortodonti dalı: Dişler ile çenelerin birbirleriyle ilişkilerini, dişlerin, çenelerin gelişimini inceler. Dişsel, iskeletsel bozuklukların tedavisini, kullanılan yöntemleri ve maddeleri araştıran bilim dalıdır.
    Pedodonti dalı: Çocukların ağız, diş ve çevresinde ortaya çıkan sorunları, çürük önleyici yöntemleri, diş tedavilerini ve bu tedavilerde yararlanılan materyalleri araştıran bilim dalıdır.
    Protetik Diş Tedavisi dalı: Diş dizisindeki ve ya ağız içindeki yumuşak kısımlarda meydana gelen kayıpların oluşturduğu konuşma, işlev, kötü görüntünün yarattığı sorunları, bunların protezlerle tedavi yöntemlerini, tedavide kullanılan araçları inceleyen bilim dalıdır. Aynı zamanda eklem ile çenenin kapanış hareketlerini araştırmaktadır.
    Konservatif Diş Tedavisi dalı: Dişlerde çürük, kırık ve benzeri sebeplerden dolayı oluşan madde kaybının tedavi yöntemlerini ile dişleri çürükten korumak amacıyla kullanılan araçları inceleyen bilim dalıdır.
    Periodontoloji dalı: Dişi çevreleyen doku ve kemik yapılarında oluşan hastalıkların tespiti, bu hastalıkların önlenmesi, mevcut hastalıkların tedavilerini, tedavi sonucu elde edilen sağlığın uzun süre muhafaza edilmesi için yapılması gerekenleri araştıra]]> Diş Eti Çekilmesi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-cekilmesi.html Wed, 07 Nov 2018 03:07:50 +0000 Diş eti çekilmesi, diş etinin kökleri açıkta bırakıp, apikale doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilir. Diş etlerinde olan çekilme, olası bir diş hastalığının belirtisi olarak kabul edilmelidir. Uygun olmay Diş eti çekilmesi, diş etinin kökleri açıkta bırakıp, apikale doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilir. Diş etlerinde olan çekilme, olası bir diş hastalığının belirtisi olarak kabul edilmelidir. Uygun olmayan şekilde, sert diş fırçalama çekilmelerin en önemli sebeplerinden biridir. Dişlerin fırçalanması sırasında yapılan hatalar sebebiyle yaşanan çekilmelerde, gereken önlemleri alarak bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Diş etlerinde meydana gelen çekilmeler, diş köklerini açıkta bırakacağından, diş kayıpları yaşanmaktadır. Çekilmeler iltihaplı veya iltihapsız şekilde gerçekleşebilir. Normalde 1mm den fazla olan diş eti çekilmelerinde patolojik bir durumun varlığı kabul edilmektedir. Bu çekilmeler sadece estetik bir durum olarak kabul edilmemeli, mutlaka tedavi edilmelidir.

    Diş eti çekilmeleri kaç türlü olur

    • Görünür diş eti çekilmesi: Serbest görünür haldeki diş etleri ve mine arasında oluşan çekilmelerdir.
    • Görünmeyen diş eti çekilmeleri: Serbest görünür diş etleriyle, tabanda bulunan ceplere inen diş etlerinde oluşan çekilmelerdir. 

    Kişilerde oluşan diş eti çekilmelerinin derecesi iki türlü yaşanan çekilmenin değerlendirilmesi ile belirlenmelidir. Bunun yapılmaması hastalığın ilerleyerek, diş kayıplarına sebep olmasına kadar gidebilir. 

    Diş eti çekilmesinin nedenleri nedir

    • Yaşlanma: Çekilmelerin yaşlanmayla birlikte arttığı belirlenmiştir. Bu durum fizyolojik diş eti çekilmesi olarak adlandırılır.
    • Diş yapısındaki bozukluklar: Dişlerin diş arkı dışında bulunması ve üst ön dişlerin alt kesici dişlere baskı yapması nedeniyle çekilmeler olabilir.
    • İltihap: Dişlerde ve diş etlerinde uzun süre devam eden kronik iltihaplanmalarda, çekilmeler meydana gelebilir.
    • Yanlış diş fırçalama: Dişlerin fırçalanması sırasında, diş etlerine aşırı miktarda baskı uygulanması çekilmelere neden olabilir.  
    • Yüksek frenum tutunmaları: Serbest diş eti kenarına yakın olan frenum, dudak hareketleri sırasında çekilmelere neden olabilir.
    • Periodontal operasyonlar: Uygulanan tedavi şekline göre, periodontal ceplerin tedavisi sırasında çekilmeler oluşabilir.
    • Alışkanlıklar: Kürdan, toplu iğne gibi cisimlerin dişlerin arasına sıkça sokulması  diş etlerinde çekilmelere neden olan sebepler arasında yer alır.
    • Diş köklerinde olan morfolojik değişiklikler: Dış köklerinin dış bükey olması çekilmelere sebep olabiliyor.

    Diş eti çekilmesinin belirtileri nedir

    • Dişlerin fırçalanması esnasında diş etlerinde kanama meydana gelmesi.
    • Görünüm itibarıyla şiş, kırmızı ve hassas diş etlerinin olması.
    • Dişlerden kolayca ayrılan ve uzaklaşan diş etleri.
    • Diş etleri ve dişler arasında oluşan iltihabik akıntılar.
    • Dişler arasında aralıkların meydana gelmesi ya da mevcut aralıkların daha fazla artması.
    • Sallanan ya da giderek birbirinden daha fazla uzaklaşan dişler.
    • Isırma işlemini yaparken üst ve alt dişler arasında mevcut olan durumun değişim göstermesi.
    • Bölümlü olan protez uyumunda farklılık ve bozulma olması.
    • Sürekli hale gelmiş olan ağız kokusunun olması.
    • Hiç bir periodontal hastalık bulgusu vermeden ileri aşamalara ulaşan gözle görünür çekilmelerin olması.

    Diş Eti ÇekilmesiDiş eti çekilmelerinin meydana getirdiği sorunlar nedir

    • Estetik bozukluk: Çeşitli sebeplerle meydana gelen diş eti çekilmeleri bazı insanlarda estetik kaygılar yaratabilir. Bunun gibi sorunları açığa çıkan diş köklerini cerrahi yöntemlerle örterek aşmak mümkündür. Cerrahi yöntemlerle örtülemeyen diş kökleri, diş eti maskeleri ile tedavi edilebilir. Bunlar generalize ya da lokalize olmuş 3. ve 4. sınıf]]> Diş Filmi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-filmi.html Wed, 07 Nov 2018 07:35:41 +0000 Diş filmi, diş hekiminizin yaşınız, hastalık ve vücut tepkilerine göre gerekli gördüğü durumlarda talep ettiği muayene esnasında yön veren bir tedavi biçimidir. Diş filminin çekilmesi, diş etlerinizde dıştan bakıldığınd Diş filmi, diş hekiminizin yaşınız, hastalık ve vücut tepkilerine göre gerekli gördüğü durumlarda talep ettiği muayene esnasında yön veren bir tedavi biçimidir. Diş filminin çekilmesi, diş etlerinizde dıştan bakıldığında gözükmeyen gömülü dişler, kist, apse, tümör ve gizli kalan çürükler gibi fark edilmeyen kusurların teşhis edilmesinde etkilidir. Diş filmi çekildiğinde maruz kalınan radyasyon ile ilgili kıyaslama yapmak gerekirse bilgisayar karşısında maruz kaldığınız radyasyon kadar olduğu söylenebilir. Çoğu hastalar diş filmi çektirmesi gerektiği durumlarda radyasyondan korktukları için yaptırmamaktadır. Oysa gözükmeyen kusurların mutlaka diş hekiminizce en iyi şekilde tespit edilmesi ve daha çözülemeyecek problemlerin oluşmasına engel olunmalıdır. 

      Diş filmi çekilirken önlük giymeniz tavsiye edilir. Hamile iken acil durumlar dışında diş filminin çekilmemesi gerektiğini bilmelisiniz. Diş muayene şekline göre film çekilirken diş hekiminiz panoramik röntgen talep edebilir. Bu film tipinde üst ve alt dişlerinizin tamamının görüntüsü tek bir resimde görüntülenebilir ve doktorunuzun diş kapanış şekli, çene yapınız ve diş arkalığı hakkında detaylı bilgi sahibi olarak etkin tedavi uygulayabilmesinde yardımcı olur. 

      Diş Filmi Nasıl Çekilmektedir

      Diş filmi çekilmeden önce diş hekimi dişinize en uygun tedavi yöntemini belirleyebilmek adına, diğer geçirmiş olduğunuz hastalık belirtileri dahil kapsamlı bir muayene uygulayacaktır. Diş hekimlerinin amacı; ağız ve diş sağlığınızı koruyarak oluşan problemleri büyümeden yok etmektir. Bu yönde doktorun tavsiyesine bağlı olarak çekilen diş filminde, korkulacak kadar büyük bir radyasyona maruz kalınmadığı bilinmelidir. 

      Pediodontal hastalıktan dolayı kemiğin zarar görmesi, çene kemiğinde ve dişlerde kırılma sonucu meydana gelebilecek diğer bozuklarının varlığı ve boyutuyla ilgili en etkili tanı metotlarından biri olan diş filminde, diş hekimi dişin yanına küçük bir film yerleştir ve hasta bu filmi ısırarak dişte sabit kalmasını sağlar. Bu süreçte röntgen aleti  hasarlı dişi tespit ederek odaklanır ve diş filmi çekilir. Bu işlem birkaç dakikalık süreci kapsamaktadır ve film banyo ettirildikten sonra diş hekimi muayene şeklini belirleyebilmesi için röntgeni yorumlamaktadır. 

      Diş Filmi

      Dişlerinizde sorun olmasa bile en az 6 ayda bir diş hekimine muayene olmanız dişle ilgili sıkıntıların varsa oluşmasını engelleyecektir. Dişlerinizi her yemekten sonra sabah ve akşam olmak üzere iki kere fırçalamanız çürük oluşumunu engelleyerek, röntgen gerektirecek durumların azalmasında etkili olacaktır.

      ]]>
      Bebeklerde Diş Çıkarma Sırası https://www.disagrisi.gen.tr/bebeklerde-dis-cikarma-sirasi.html Wed, 07 Nov 2018 12:34:34 +0000 Bebeklerde Diş Çıkarma Sırası, Genellikle bebeklerde ilk olarak alt ortada bulunan 2 adet kesüst çenede yer alan orta içi dişten bir tanesi çıkar ve ardından bu dişi yanındaki dişler izler. Alt kesici dişlerden sonra üst Bebeklerde Diş Çıkarma Sırası, Genellikle bebeklerde ilk olarak alt ortada bulunan 2 adet kesüst çenede yer alan orta içi dişten bir tanesi çıkar ve ardından bu dişi yanındaki dişler izler. Alt kesici dişlerden sonra üst çenede bulunan 4 adet orta kesici dişler sırasıyla çıkmaya başlar. Alt ve üst çenede yer alan orta kesici dişlerden sonra artık sıra alt çenede yer alan 2 adet yan kesici dişlere gelmiştir. Bebekler 12 aya doğru veya 1,5 yaşına doğru 4 adet küçük azı dişleri çıkmaya başlar.

      Daha sonra bebeklerin 18 ila 20 ayları içerisinde köpek dişleri çıkmaya başlar ve 2 yaşına doğru ise ikinci ufak azı dişler çıkmaya başlar. Böylece bebekler iki yaşını geçtiklerinde ağızların da 20 adet diş oluşmuş olur. Bebeklerde ilk çıkan 8 dişte bu sıralama değişebilir. Örneğin, bazı bebeklerde ilk olarak üst çenede yer alan 2 adet orta kesici dişler çıkar. Bebeklerin genelinde diş çıkarma süreleri değişiklikler gösterebilir ve ilk dişini oldukça geç çıkarmış bir bebek diğer dişlerini ise oldukça çabuk çıkartabilir.

      Bebeklerin genelinde diş çıkarma esnasında bazı sorunlar yaşanabilir. Bunlardan bazıları bebeklerde meydana gelen huzursuzluk, ishal, ateş, uykusuzluk, salyanın ileri derecede artışı, kusma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve iştahsızlık olarak karşınıza çıkabilir. Ancak bu sorunların tümü dişten kaynaklanmayabilir. Bu yüzden bebekte görülen bu rahatsızlıklar devam ederse özellikle de bebeğin ateşi 38 dereceyi geçerse mutlaka bir hekime başvurmak gerekir. Çünkü 38 dereceyi geçen ateş dişle ilgili olmayabilir. Ayrıca ateş dışında bebekte gözlenen isal durumu, dışkının olabildiğince sulu bir hal alarak dışkı sayısının çoğalması ve idrarda koku oluşumu bebekte pişikler meydana getirir. Bu pişikler bile bebek için bir huzursuzluk ve ağlama sebebidir.

      Bebeklerde Diş Çıkarma Sırası

      Bebeklerdeki huzursuzluk gece öksürükleri ve uykusuzluk, anne ve babanın uykusuz kalmasına sebep olur. Bebeğin uyku düzeni bozulur ve bu sebeple beslenme düzeni de bozulmuş olur. Gerçi bebeğin hem sıvı hem de katı besin alımı azalmıştır.

      Bebeğin diş etleri kabararak şişerse bu durum bebekte huzursuzluğa ve uykusuzluğa neden olur bu durumda bebeği rahatlatmak için yine doktor tarafından önerilmiş hafif uyuşturucu içeren bir sıvı ile bebeğin damaklarına masaj yapılarak yavaş hareketlerle ovulabilir. 12 ayını geçen bebeklere ise ağrı kesici ilaçlar veya fitil verilebilir.

      Bu belirtiler genellikle diş çıkartan bebeklerin % 65’inde rastlanır ve geriye kalan % 35’inde ise bu belirtilere rastlanmaz. Bebeklerde diş çıkarma esnasında rastlanan değişik şekillerdeki rahatsızlıkların hiç biri bebeğin sağlığı için tehdit edici değildir. Fakat bebeklerde rastlanan bu belirtiler dişle ilgisi olmayan diğer hastalık belirtileriyle karışabilir. Öksürük ve ateş nedeni ile akciğer enfeksiyonu oluştuğu,  sanılarak antibiyotik tedavisi verilen bebekler vardır.

      Bu dönemde annenin bebeği rahatlatmak için yapabileceği bazı şeyler vardır.  Örneğin bebeğin kolay çiğneyebileceği bazı şeyler veya buzdolabında bekletilmiş diş kaşıyıcı, bir havuç veya muz da alternatifler arasındadır. Bu dönemde bebeğin beslenmesine yardımcı olmak için yoğurt, elma püresi gibi soğuk gıdalar deneyebilirsiniz. Ayrıca soğuk sebze köftesi hazırlanarak bebeğin eline verilebilir.

      ]]>
      Diş Çıkarma https://www.disagrisi.gen.tr/dis-cikarma.html Thu, 08 Nov 2018 03:46:21 +0000 Diş çıkarma, bebeklerde diş çıkarma dönemi onların büyüdüklerini ve geliştiklerini gösteren bir bulgudur. Bebekler ilk dişlerini genellikle 6. ayda çıkarsalar da, bazı hallerde bir yaşında ya da 2. ayda çıkara Diş çıkarma, bebeklerde diş çıkarma dönemi onların büyüdüklerini ve geliştiklerini gösteren bir bulgudur. Bebekler ilk dişlerini genellikle 6. ayda çıkarsalar da, bazı hallerde bir yaşında ya da 2. ayda çıkarabilirler. Çok ender olarak bebekler ağızlarında bir ya da daha fazla dişle doğabilirler. Bu dişler sallanıyorsa, çekilmeleri gerekebilir. İlk çıkan dişler çoğunlukla ön tarafta olanlardır. Dişin diş etine yaklaşmasıyla, bölgede kızarıklık, hassasiyet ve şişlik görülebilir. Bazı hallerde içi sıvı dolu oluşumlar gelişebilir. Bunlar zararsız ve girişim gerektirmeyen kistik oluşumlardır. Süt dişlerin sayısı yirmi tanedir. Bunlar üç yaşına kadar tamamlanır. Kalıcı dişlerin çıkması altı yaşını bulur. Dişlerin bazıları daha ağrılı çıkabilir. İlk çıkan diş ile azı dişleri en zor çıkan dişlerdir. Aynı anda birden çok dişte çıkabilir. Bazı bebekler diş çıkarma sırasında sorun yaşamazken, bazıları oldukça zorlanırlar. Oluşan ağrılar dalgalanma şeklinde yaşanır ve kısa sürede geçer. 

      Diş çıkarma sırasında görülen belirtiler nelerdir

      • Bebeklerde sıkça görülebilen uyku düzensizlikleri
      • Yemeklere karşı ilgisiz olmaları, genel olarak iştahsızlık yaşamaları
      • Ağızda artan tükürük salgısı
      • Huzursuz dönemler geçirmeleri
      • Ellerini ve buldukları şeyleri ısırmak istemeleri
      • Ağız çevresinde meydana gelen hafif döküntüler
      • Bazı hallerde ishal görülmesi
      • Ateş yükselmeleri 
      • Vücutta döküntülerin olması

      Bebeklerin diş çıkarma dönemi olağan bir durum olduğundan, yukarıdaki belirtiler sıkça görülebilir. Başka rahatsızlıklardan da, bu gibi belirtiler görülebildiğinden, bebeğin bir doktora muayene ettirilmesi faydalı olacaktır. Bebeklerin diş hekimi tarafından kontrol edilmeleri, ancak bir yaşından sonra olabilir. Bebekler doğal bir süreç olan 22 geçici dişi çıkaracak ve sonrasında 32 adet kalıcı dişlere sahip olacaklardır. Bu yüzden bu dönemde onları rahatlatabilecek önlemler almalısınız.

      Diş Çıkarma

      Diş çıkarma döneminde evde uygulanabilecek uygulamalar nelerdir

      • Dişlerinden dolayı sıkıntılı bir dönem içinde olan bebeklerinizin diş etlerine hafif bir basınç uygulaması faydalı olabilir. Ellerin yıkanarak hafifçe diş etine bastırmak ya da temiz bir bez yardımıyla basınç uygulamak gerekir. 
      • Bebeklerin iştahsızlık nedeniyle beslenme sorunu varsa, biberon ucunu değiştirmek ya da ağızlı bardak kullanımı yararlı olabilir. 
      • Soğuk diş etlerinde oluşan kızarıklığı ve şişliği azaltacaktır. Bu yüzden temiz bir dondurulmuş bez size yardımcı olabilir. Hazır satılan içinde su olan dişlikler, buzdolabında tutularak verilebilir. Soğuk uygulamasının uzun süre ve fazla soğuk olarak uygulanması tavsiye edilmez.
      • Bebeğinize çiğnemesi için bir şeyler verebilirsiniz. Bunlarla diş etlerini kaşıyabildiğinden, onu rahatlatmaya yardımcı olur. Yalnız verdiğiniz şeylerin akciğerlere kaçmaması için dikkat etmeli, otururken tercih edilmelidir. Bunun için diş kaşıma halkalarından faydalanabilirsiniz. Diş kaşıyıcıların boya maddesi içermemesine dikkat etmelisiniz.
      • Diş etlerini rahatlatmak için, doktorunuzun önerdiği diş jellerini kullanabilirsiniz. Bunları diş etlerine sürebilirsiniz. Bunların boğazlarına kaçmamasına özen gösterin. Boğazı uyuşturma öğürmeyi hafifletebilir ve gıdaların akciğere kaçmasına sebep olabilir.
      • Bunun dışında ağız yoluyla alınabilecek ibuprofen ve parasetamol içeren ağrı kesicilerden faydalanabilirsiniz. Bu ilaçları doktorun önerisiyle kullanmalı ve çok sık tercih etmemelisiniz. Başka bir hastalığın belirtilerini engelleyeceğinden, sizi ve doktoru yanıltabilir.
      ]]>
      Diş Ameliyatı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-ameliyati.html Thu, 08 Nov 2018 11:36:05 +0000 Diş ameliyatı, genelde dişlerden ve diş etinden kaynaklanan problemlerden dolayı yapılan bir ameliyat türüdür. Aynı zamanda 20'lik diş sorunlarının giderilmesi içinde yapılabilir. Diş ameliyatı için iki alternati Diş ameliyatı, genelde dişlerden ve diş etinden kaynaklanan problemlerden dolayı yapılan bir ameliyat türüdür. Aynı zamanda 20'lik diş sorunlarının giderilmesi içinde yapılabilir. Diş ameliyatı için iki alternatif çözüm yolu bulunmaktadır. Bunlardan en bilindiği lokal anestezidir. Ancak bazı durumlarda hasta için açık ameliyatta uygun görülebilir. Her ameliyatta olduğu gibi diş ameliyatında da hastanın sağlık durumu göz önünde tutulur ve ameliyat öncesi hastadan bazı tetkikler istenilir.

      Diş ameliyatında, gerek gömük diş olsun, gerekse diş etinden beliren problemler olsun ilk hedef hastanın ağız ve diş sorununu çözmekten yanadır. Bu gibi durumlarda önce hastanın dişlerinin röntgen filmi istenilir ve sorunlu olan diş hakkında uygun çözüm yolları aranır. Genelde çürük dişten kaynaklanan problemler için çekim yolu tercih edilir. Ancak bazı durumlarda hastanın çürük olan dişinin çekilmesinin yerine bölgeye kanal tedavisi de uygulanabilir.

      Diş ameliyatı denildiğinde kişilerin aklına gelen ilk ameliyat yirmilik diş ameliyatıdır. Çünkü yirmilik diş ameliyatı diğer diş ameliyatlarına oranla biraz daha zor bir işlem olmaktadır. Özellikle gömülü bir şekilde oluşan yirmilik dişlerin ameliyatları hem hekimler tarafından hem de hasta açısından biraz zahmet gerektirebilir.

      Diş ameliyatının olunması için hastanın gebelik sürecinde olmaması gerekir. Aksi halde ameliyat öncesinde hastaya verilen ilaçlar anne adayına ve bebeğe ters tepkiler verebilir. Aynı zamanda ameliyata karar verebilmek için gebeliğin bitmiş olması gerekir. Gebelik sürecinin bitmesinin ardından hasta ameliyat olabilir ve eski sağlığına kavuşabilir.

      Diş Ameliyatı

      Diş Ameliyatı öncesi;

      • Diş ameliyatı öncesi, mutlaka geçirmiş olduğunuz bir ameliyatınız varsa veya her hangi bir hastalığınız varsa bu konuyu doktorunuza bildirmeniz gerekir. Doktorunuzu sağlık durumunuzdan haberdar etmeniz  halinde sizin için uygun ameliyat yöntemine karar verecektir ve ameliyat öncesi kullanmanız gereken ilaçları tekrar gözden geçirecektir.
      • Ameliyat öncesi hastadan diş filmi istenir ve ameliyat bu film değerlendirmesi soruncunda planlanır.
      • Ameliyat öncesi ağzınıza gargara yapmanız için bir takım sular verilecektir. Mutlaka verilen bu sular ile ağzınızı güzel bir şekilde gargara yapmalısınız ve dişlerinizi çok dikkatli bir şekilde fırçalamalısınız. Bu sizin ameliyat sonrasında oluşabilecek enfeksiyonlara karşı koruyacaktır.
      • Ameliyat öncesi sigara ve alkol almamanız gerekir.
      • Hastaya diş eti ameliyatı yapılacak ise önce hastanın yaşı göz önünde tutulur ve ardından dokulara bakılır. Eğer hasta 13 yaşında veya 13 yaşından küçük ise ameliyat öncesi değerlendirmeler ilk planda tutulur. 
      • Diş ameliyatı için gün verildiğinde, ameliyattan bir kaç gün önce aspirin veya kan sulandırıcı ilaçlar kullanmamalısınız.

      Diş Ameliyatı sonrası;

      • Ameliyatın ardından her ameliyat sonrasında olduğu gibi biraz ağrılarınız olabilir. Bu ağrılarınızı dindirmek için çeşitli ağrı kesicilerden faydalanabilirsiniz.
      • Ameliyat sonrasında bölgede hafif kanamalar gözlenebilir. Doktorunuzun önerdiği şekilde tampon yapmanız da fayda olacaktır
      • Diş ameliyatının olduğu bölge de yanağa doğru ilerleyen şişmeler görülebilir. Bu şişlikler bir kaç gün içerisinde kendiliğinden kaybolacaktır.
      • Yemek yerken veya su içerken hafif sızılar hissedebilirsiniz. Bunu dindirmek için çok soğuk ve çok sıcak yiyeceklerden uzak durmalısınız. Doktorunuz size ameliyatın ardından nasıl beslenmeniz gerektiği hususun da bir beslenme listesi önerebilir
      • Ameliyat sonrasında belirli bir gün dişlerinizi fırçalamamanız gerekecektir. Dikişlerinizin zedelenmemesi için bu öneriyi dikkate almanız da yarar vardır. 
      ]]>
      Yirmilik Diş https://www.disagrisi.gen.tr/yirmilik-dis.html Fri, 09 Nov 2018 04:42:25 +0000 Yirmilik dişler genelde çoğu kişilerde yirmi ve alt yaşlarda çıkarken bazı kişilerde ise 30 yaşların da çıkmaktadır. Yirmilik diş, çenenin sağ ve sol tarafında altlı üstlü şekillerde oluşmaktadır. Fakat bu Yirmilik dişler genelde çoğu kişilerde yirmi ve alt yaşlarda çıkarken bazı kişilerde ise 30 yaşların da çıkmaktadır. Yirmilik diş, çenenin sağ ve sol tarafında altlı üstlü şekillerde oluşmaktadır. Fakat bu dişler aynı zamanda değil de farklı zamanlarda çıkma göstermektedir. Ağızda çıkan en son dişler olarak bilinen yirmilik dişler çoğunlukla 16-20 yaş arasında çıkma göstermesi münasebetiyle bu dişlere akıl dişi de denilmektedir.

      Yirmi yaş dişleri, ağız içerisinde oluşan en son dişler olduğu için çoğu kişilerde bu dişlerin çıkması için yer bulunmamaktadır. Böyle durumlarda da dişler bazı yerlerde gömülü olarak oluşur ve çoğu zaman ağrıya neden olur. Genelde gömülü olduğu durumlar kemiğin alt dokusunda veya diş eti dokusunun alt kısmıdır. Böyle durumlarda dişlerin gömülü olduğu bölgelerde şişlikler gözlenir. Kısmen çıkmış veya çarpık olarak oluşmuş yirmi yaş dişleri hastalığa, ağrıya ve çarpıklığı yol açabiliyor. 19 ve 16 yaş arasında mutlaka bir diş hekimine gidilmeli, yirmilik dişlerin çıkacağı alanlar kontrol ettirilmelidir. Eğer dişlerin uç kısımları görülüyor ise erken önlem almak amaçlı muayene olunmalı ve bu sayede oluşabilecek komplikasyonlar en aza düşürülmelidir.

      Yirmilik diş nasıl çekilir

      Yirmilik diş çekimi oldukça rutin bir operasyondur. Hekiminiz diş eti ameliyatı öncesinde sizin uyutulmanızı tavsiye edecektir ve bu hususta anestezi ilk tercihi olacaktır. Ancak çoğu zaman hafif olan yirmilik diş çekimlerinde sadece bölgenin uyuşturulması yeterli görülmektedir. Diş çekiminin ardından oluşabilecek kanamaları en az seviyeye indirebilmek için 40 dakika boyunca bölgeyi bir gaz bez ile hafif şekilde ısırmanız önerilir. Ameliyatın arkasından her zaman olmasa da ağrı ve şişmeler gözlenebilir. Bu bulgular ameliyatın getirdiği komplikasyonlardır. Ancak bir kaç gün sonra ağrı ve şişme sorunları en az seviyeye kendiliğinden inecektir. Eğer ağrılar git gide artıyor ve şişmeler sürekli büyüyor ise mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Ameliyatın arkasından bölgede kök parçası kalmış olabilir ve böyle durumlarda tekrar ameliyat gerekebilir.

      Yirmilik yaş dişinin çekilmesi ilerde ağız ve diş sağlığını bozmaz. Zaten sonradan çıktıkları için olmaması bölgeyi her hangi bir şekilde etkilemeyecektir.

      Yirmilik Diş

      Yirmilik dişin belirtileri;

      • Üçüncü azı dişi olarak bilinen bu dişin ilk belirtisi her zamanki gibi ağrıdır
      • Ağrının devamında gelen bölge de şişlikler
      • Ağız içerisinde ve yanak kısmında oluşmuş kızarıklıklar
      • Çenenin altında yer lan lenf bezlerin de şişme oluşması
      • Yutkunma da ve yeme içmede zorluk
      • Ağız açılıp kapatılırken yirmilik dişin bulunduğu bölgenin ısırılması ve baskı oluşması

      Yirmilik diş tedavisi;

      Bu dişlerin çıkması için en ideal yaş 17-18' dir. çünkü bu yaşlarda oluşan diş çekimleri diğer yaşlara oranla daha kolay olmaktadır. Kemiklerin ve diş köklerinin yumuşak olması münasebetiyle diş çekimleri çok kolay yapılmaktadır. Dişlerin kök kısımları tam anlamıyla oluşmadığı için iyileşme süreci  de diğer diş çekimlerine oranla daha hızlıdır.

      Yirmilik diş ameliyatı için en uygun hekim diş hekimidir. Fakat bazı durumlarda ameliyatın bir çene cerrahı tarafından yapılması da uygun görülmektedir. Genelde diş çekiminin ilk muayenesi hekiminiz tarafından yapılır ve ameliyat şartları diş hekimiz tarafından belirlendikten sonra ameliyatınıza çene hekiminiz eşlik edebilecektir. Ameliyatın süre ve tipi genel anlamda dişlerin durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Ameliyatın gününe karar verildikten sonra ameliyata girilmeden 8 saat öncesine kadar hiç bir besin yenilmemelidir. Ameliyata başlanması için bölgenin tam anlamıyla uyuşması gerekir. Eğer bölgede hissizlik oluşmaz ise hekimiz ameliyata başlamak için biraz bekleyecektir.

      Ameliyatta kullanılacak teknik tamamen dişin durumuna göre belirlenir. Bazı durumlarda dişin parçalanarak alınması uygun görülürken bazı du]]> Diş Çıkarma Tablosu https://www.disagrisi.gen.tr/dis-cikarma-tablosu.html Fri, 09 Nov 2018 14:36:48 +0000 Diş çıkara tablosu, bebekler ve aileler için çok zorlu ve sancılı bir dönemdir. Bu dönem bir yandan heyecanla beklenirken bir yandan da korkulan bir durumdur. Kimi bebek diş çıkarma zamanı geldiğinde bu durumu kolay Diş çıkara tablosu, bebekler ve aileler için çok zorlu ve sancılı bir dönemdir. Bu dönem bir yandan heyecanla beklenirken bir yandan da korkulan bir durumdur. Kimi bebek diş çıkarma zamanı geldiğinde bu durumu kolay atlatırken bazı bebekler de aksine çok zor atlatmaktadır. Burada en önemli görev ailelere düşmektedir. Diş çıkarma süresi bazı bebekler de erken görüldüğü gibi bazı bebekler de ise çok geç olabilir.

      Diş Çıkaran Bebeklerde Görülen Durumlar;

      • Diş çıkaran bebekte salya artar
      • Sürekli elini ağzına alır
      • Diş çıkacak olan bölge kabarır
      • Diş çıkacak olan bölge kızarır
      • Bebeğin damağın da kaşınma olur
      • Bebeğin ateşi yükselir
      • Sakin olan bebek sinirli hale gelebilir
      • Bebek huzursuzdur
      • Bebek mutsuzdur ve sürekli ağlar
      • Bebek sürekli kucak ister
      • Geceleri sık sık uyanır
      • Bazen bebekler hiç uyumaz huzursuz olurlar
      Diş Çıkarma Tablosu

      Diş Çıkaran Bebeğe Yapılması Gerekenler;

      • Bebeğe diş kaşıyıcı verilmelidir
      • Kabaran ve kızaran damağa elinizle masaj yapabilirsiniz
      • Soğuk içecekler verin
      • İçi dondurulabilen kaşıyıcılardan verilmelidir
      • Soğuk meyve verebilirsiniz
      • Soğuk yoğurt yedirebilirsiniz
      • Kucağınıza alarak gezdirin
      • Ateşi yüksek ise ateş düşürücü verebilirsiniz
      • Doktorun önerisiyle diş jeli kullanabilirsiniz

      diş çıkarma tablosu genel Olarak Şöyledir;

      • 6ve 7. ayda alt çene de iki orta kesici diş çıkar
      • 8 ve 9. ayda üst çene de iki orta kesici diş çıkar
      • 10 ve 11. ayda üst çene de iki yan kesici diş çıkar
      • 12 ve 13. ayda alt çene de yan kesici dişler çıkar ( 2 adet )
      • 14 ve 16. ayda üst çene de sağda ve solda birer azı dişi çıkar
      • 16 ve 17. ayda alt çene de sağda ve solda birer azı diş çıkar
      • 18 ve 19. ayda üst ve alt çene de ikişer adet köpek dişi çıkar
      • 21 ve 22. ayda üst çene de ikinci azı dişleri çıkar ( 2 adet )
      • 23 ve 24. ayda alt çene de ikinci azı dişleri çıkar ( 2 adet )

      İlk çıkan 20 diş 6 yaşından itibaren değişmeye başlar. Bunlar 11 yaşından 15 yaşına kadar tamamen değişir. 6 yaşından sonra çıkan dişler değişmez.

      • 2 yaşına kadar tamamlanan bu ilk dişlere süt dişi adı verilir
      • 7 yaşında alt ve üst çene de ikişer adet öğütücü diş çıkar
      • 8 yaşında ilk kesici dişler değişmeye başlar
      • 9 yaşında ikinci kesici dişler değişmeye başlar
      • 10 yaşında birinci azı dişleri değmeye başlar
      • 11 ile 13 yaşlarında alt ve üst çene de ki köpek dişleri değişmeye başlar
      • 11 ile 15 yaşlarında alt ve üst çene de ikinci öğütücü dişler çıkmaya başlar ( ikişer adet )
      • 13 ile 16 yaşlarında alt ve üst çene de ikinci öğütücü dişler çıkmaya başlar ( ikişer adet )
      • 15 ile 30 yaşları arasında alt ve üst çene de üçüncü öğütücü dişler çıkmaya başlar ( ikişer adet )
      ]]>
      Bebekler Kaç Aylıkken Diş Çıkarır https://www.disagrisi.gen.tr/bebekler-kac-aylikken-dis-cikarir.html Sat, 10 Nov 2018 00:27:19 +0000 Bebekler kaç aylıkken diş çıkarır, bebekler yaklaşık olarak ilk dişini 7. ayın ortalarında çıkarmaya başlar. Bu durum bazı bebeklerde üçüncü ayda, bazı bebeklerde on ikinci ay ve sonrasında olabilir. Dişlerin Bebekler kaç aylıkken diş çıkarır, bebekler yaklaşık olarak ilk dişini 7. ayın ortalarında çıkarmaya başlar. Bu durum bazı bebeklerde üçüncü ayda, bazı bebeklerde on ikinci ay ve sonrasında olabilir. Dişlerin çıkma zamanı genelde kalıtımsal olarak değişim gösterir. Eğer anne ve baba erken dönemde diş çıkardılarsa, bebekleri de  ilk dişini erken çıkarabilir. Bebekler bu dönemde oldukça huzursuz olurlar. Eğer konuşabilseydiler, diş etlerinin acıdığını söylerlerdi. Bunu yapamayacakları için, anne ve babaların diş çıkarma dönemlerinde bebeklerine ayrı bir özen göstermesi gerekir.

      Bebeklerin diş çıkarma dönemindeki belirtiler nelerdir

      Bebeklerin diş çıkarma döneminde belirtiler 2-3  ay öncesinden başlar. Görülen belirtilerin her bebekte farklı olması, ailelerin bu konuda daha dikkatli olmasını gerektirir.

      Bebekler Kaç Aylıkken Diş Çıkarır
      • Salya akıtma: Bebekler diş çıkarma öncesinde iki ya da üç aylık olduklarında salya akıtmaya başlarlar. Salyanın miktarı bebekten bebeğe değişir.
      • Çene veya yüzde kızarıklık: Salyası akan bebeklerde, salyanın devamlı olarak çene ve ağız etrafında tahrişe neden olması sebebiyle, ciltte kızarıklık ve çatlaklara sebep olur. Buna engel olmak için, bebeğinizin salyasını yumuşak hareketlerle silmelisiniz. Ciltte kuruma olacağından, uygun bir nemlendirici kullanılmalıdır.
      • Hafif öksürük olması: Bebekte salya olması öksürük ve tıkanmaya yol açabilir. Öksürükle birlikte nezle, soğuk algınlığı, alerji belirtileri yoksa, endişe etmenize gerek yoktur. Diş çıkarma döneminde bebeklerin dikkat çekmek  ya da seslerini zenginleştirmek için, öksürüğe baş vurmaları sıkça görülebilir.
      • Isırma: Diş çıkarma döneminde olan bebekler her şeyi ısırmak isterler. Bundaki amaç dişlerinde olan sızıyı, kaşıntıyı gidermektir. Bu konuda elinizden geldiği kadar bebeğinize yardımcı olmalısınız. 
      • Ağrı: Dişlerin çıkması sırasında oluşan baskı dişetlerinde enflamasyona neden olur. Bu durum bazı bebeklerde şiddetli ağrılara yol açarken, bazılarında fazla ağrı yapmaz. Ağızda çıkan ilk diş ile azı dişleri bebekte en fazla ağrıya neden olan dişlerdir.   
      • Huzursuzluk: Diş etlerindeki enflamasyon arttıkça, dişler yüzeye yaklaştıkça bebekte ağrı sürekli bir hale gelir. Dişlerin çıkma zamanı uzadıkça, bebekteki huzursuzluk artar. Bu durumda bebeğinize yardımcı olmalı, onları rahatlatmak için elinizden geleni yapmalısınız.
      • Beslenmeyi reddetme: Diş çıkaran bir bebek, beslenmek istemeyebilir. Özellikle katı besinlere karşı ilgisiz davranır. Bunun yerine sıvı gıdalara yönelebilir. Bu dönemde onlara yardımcı olmalı, alacağı sıvı gıdaların besleyiciliğine önem vermelisiniz.
      • İshal: Bebeklerde görülen ishal vakaları dişlerle ilgili olmasa da, bazı hallerde dişlerle bağlantılı olduğu görülmüştür. Bebeklerde artan tükürük salgısı, bağırsak hareketlerini arttırdığından, ishal görülmesi olağan sayılabilir.
      • Uykusuzluk: Uykuları düzenli olan bir bebek, diş çıkarma dönemlerinde huzursuzlanır ve uykuları bölünür. Onlara güvende olduklarını hissettirerek, tekrar uyumalarına yardımcı olun.
      • Dişeti hematomu: Diş etlerinde bazı hallerde kanama olabilir. Bu durum mavimsi bir leke gibi görünür. Bunlar kendiliğinden düzeleceğinden, endişe etmeye gerek yoktur. Soğuk kompres yapılarak, acının hafifletilmesi yeterlidir. 
      • Kulak çekiştirme ve yanak kaşıma: Diş etlerinde oluşan ağrı sinir yolu boyunca yanaklara ve kulağa kadar yayılır. Bu yüzden bebekler diş çıkarma dönemlerinde kulaklarını çekiştirir ve yanaklarını kaşırlar. Bunların farkına vararak, bebeklerinize yardımcı olmalısınız.  
      ]]>
      Diş Şişmesi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-sismesi.html Sat, 10 Nov 2018 15:58:24 +0000 Diş şişmesi, İltihabi ve enfektif bir durumun varlığı sonucu ortaya çıkmaktadır, kesinlikle ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Mutlaka doktor kontrolunde ve sağlıklı yöntemler uygulanarak tedavi edilmesi tercih edilmeli Diş şişmesi, İltihabi ve enfektif bir durumun varlığı sonucu ortaya çıkmaktadır, kesinlikle ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Mutlaka doktor kontrolunde ve sağlıklı yöntemler uygulanarak tedavi edilmesi tercih edilmelidir.  Dişlerde oluşan apse ve diş şişmesi gibi olaylara karşı kullanılması en kolay tercih edilen antibiotik kullanımı yanlış bir yöntemdir. Zira bu yönde hastanın antibiotik etkisine karşı alerjisi varsa, çok farklı ve önlenemeyen diğer hastalıklar ortaya çıkabilmektedir.

      Dişde oluşan diş çürümelerine yeterince dikkat edilmediği takdirde, bakteriler dişin özünü enfekte etmektedirler. Buda dişte apse ve şişmenin meydana gelmesine sebep olmaktadır. Eğer bu yönde oluşmuş enfeksiyon köke ulaşırsa diş kaybedilebilir. Enfekte olmuş  ve iltihabtan şişmiş diş kökü olan dokuda ağrı kesilir. Ancak oluşan iltihap diğer bitişik kemiğe zarar verebilmektedir. Bu oluşan irin çene boyunca bir kanalı aşındırabilir, diş eti üzerinde bir şişme ve irinli bir deri lezyonuna yol açabilir.

      Diş Şişmesi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

      • Vücutta genel kırıklık ve ateş
      • Boyunda şişmiş lenf düğümleri
      • Yemek çiğnerken çenede ağrı
      • Dişde meydana gelen sürekli yada zonklama şeklinde ağrı
      • Yiyecek ve içeceklerde sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet
      Eğer bu belirtilerden bir yada birkaçını yaşıyorsanız mutlaka uzman bir doktora başvurmalısınız. Yemek yerken şişmiş olan diş dokusunda zorlama yaşanırsa şişmiş olan dişde patlama olabilir ve ağzınızda yoğun ve kokulu sıvı oluşabilir. Bu gibi durumda diş hekimine başvurduğunuz takdirde dişiniz muayene edilir ve tedavi o anki duruma göre şekillenebilir.
      Diş Şişmesi

      Diş şişmesinin tedavisi

      Diş şişmesinden kaynaklanan ağrınızı gidermenin bir yolu hafif etkili bir ağrı kesici ya da aspirin almanız olacaktır. Ancak aspirini şişen diş etinizin üzerine direk olarak uygulamamalısınız. Bunun dışında ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla yıkamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir.

      Diş hekimine başvurduğunuzda doktorun yapacağı ilk yöntem; enfeksiyonu antibiotik tedavisi ile yok etmeye çalışmak olacaktır. Böylece iltihabın vücudun diğer organlarına yayılması önlenmiş olur. Ayrıca reçeteye ağrı kesici başka ilaçlar yazılabilir.

      Enfekte olmuş diş şişmesinde ki basıncı azaltmak için diş yuvasına delik açılır ve temizlenerek dezenfekte edilir. Eğer bu temizleme işleminden sonra diş şişmesi devam ediyorsa doktorunuz aktinomikoz adı verilen bir hastalığınızın olup olmadığıyla ilgili özel bir kültür yapmayı isteyebilir. Bir sonraki adımda ise diş köküne geçici bir dolgu yerleştirilir. Birkaç ay sonra tekrar kontrole gidildiğinde dişte oluşan enfeksiyonun kemikte bıraktığı boşluğun büyüklüğünün artıp artmadığıyla ilgili diş rontgeni çekilir ve diş temizliğinden emin olunursa tedavi tamamlanmış olur.

      Diş şişmesi tedavisinden sonra dikkat edilecek unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:

      Diş şişmesi sonrasında, tedavi uygulandıktan sonra aynı diş kökünde sürekli yada zonklamalı ağrılar devam ediyorsa, tekrar doktorunuza başvurmalı, yiyecek ve içecekler de direk sıcak yada soğuk tercih edilmemelidir. 

      ]]>
      Beyaz Diş https://www.disagrisi.gen.tr/beyaz-dis.html Sat, 10 Nov 2018 19:52:52 +0000 Beyaz diş, ağız boşluğunda bulunan, yan yana sıralanmış, besinleri parçalara ayırmaya ve konuşmaya yardımcı olan küçük kemik parçalarının her birine verilen isimdir. Beyaz diş ise estetik açıdan daha hoş görünen Beyaz diş, ağız boşluğunda bulunan, yan yana sıralanmış, besinleri parçalara ayırmaya ve konuşmaya yardımcı olan küçük kemik parçalarının her birine verilen isimdir. Beyaz diş ise estetik açıdan daha hoş görünen ve genellikle plak tabakasından arındırılmış diş türüdür. Ağız ve diş sağlığı için gerekli olan diş fırçalama, diş ipi kullanma, ağız bakım suyu uygulama gibi periyodik işlemler dişlerin beyazlaması ve ya beyaz kalması için yardımcı olurlar ancak dişleri beyazlatmanın farklı yolları da mevcuttur. 

      Diş Beyazlatıcı Ürünler: Diş macunu, diş jeli ve ya diş pastası olarak piyasada bulunabilen bu ürünler çoğu zaman içlerinde beyazlatıcı tanecikler barındırırlar. Beyaz diş elde etme konusunda yardımcı ürünlerdir ancak dikkatli olmak gerekir çünkü bazıları içeriklerinden dolayı dişleri zedelerken bu tarz ürünlerin aşırı kullanımı diş minesine zarar verebilmektedir. 

      Doğal Diş Beyazlatıcılar: Çilek, elma, ada çayı gibi besinler diğer bir çok yararının dışında diş beyazlatma ve dişlerin güçlenmesi konusunda da etkili besinlerdir. Kimyasal içeren diğer beyazlatma işlemlerinin tersine hiçbir zararları yoktur. Bu yüzden dişlerin beyazlatılması konusunda bu besinlerden de rahatlıkla yararlanılabilir. Hiçbir işlemden geçirmeden tüketilebilecekleri gibi kaynatılarak ve ya hiçbir katkı maddesi içermeyecek şekilde sıkılarak suları da içilebilir. 

      Beyaz Diş
      Evde Diş Beyazlatma Ürünleri: Genellikle diş şekline uygun kalıplardan ve beyazlatıcı jellerden oluşan bu setler belirli bir süre dişte tutularak dişlerden temizlenirler. Bu işte uzman kişiler tarafından dişe uygun kalıplar ve beyazlatıcı içerikler hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde dişin dış yüzeyi aşınabilir. Kliniklerde gerçekleştirilen diş beyazlatma işlemiyle birlikte bleaching olarak bilinirler. 

      Kliniklerde Gerçekleştirilen Beyazlatma İşlemi: Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen bu işlemde diş kalıbı ve dişe uygulanan jel dışında bir de beyazlatıcı ışık kaynağı vardır ve işlem yapıldıktan hemen sonra dişlerdeki beyazlama fark edilir. Diş beyazlatma yöntemleri arasında en pahalı olan ancak en kısa sürede sonuç veren yöntemdir. 

      Dişin doğal görünüşü dışında sararmasına ve renginin değişmesine neden olan sebepler de vardır. Bu sebepler daha çok tüketilen maddelerle alakalıdır. Örneğin; sürekli tükettiğimiz suyun bile içeriğindeki maddelerden dolayı dişlerimizi sararttığı düşünülmektedir. Bunun dışında sigara ve asitli içecekler de dişlerin hızla renginin değişmesine sebep olur. Aşırı düzeyde tüketilen şekerli gıdalar ise dişleri sarartmasa dahi çürüklere sebep olarak dişlerde hoş olmayan görüntüler ortaya çıkarırlar. Sağlıklı bir ağza sahip olunmadığı sürece diş beyazlatma işlemi görüntü dışında hiçbir işe yaramaz. Bu yüzden her zaman diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve düzenli olarak bir uzmanın kontrolünde ağız ve diş kontrollerinin gerçekleştirilmesi gerekir.
      ]]>
      Diş Anatomisi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-anatomisi.html Sat, 10 Nov 2018 23:43:54 +0000 Diş anatomisi, dişlerin fiziksel yapısını, katman katman dişi oluşturan maddeleri inceleyen konudur. Diş anatomisini tam olarak anlayabilmek için kısaca dişin ne olduğundan ve görevlerinden bahsetmek gerekir.Diş nedir
      Diş nedir
      Diş; kemiğe benzer bir görünüşü olan, sert, ağız boşluğunda bulunan beyaz renkli yapıdır. Diş, alınan besinlerin mekanik sindirimini başlatmak (besinleri çiğnerken parçalamak suretiyle), konuşmaya yardımcı olmak gibi birçok görevi yerine getirir. Ayrıca insan dışında dişleri olan canlıların çoğunda diş, insan eline benzer görevleri de görür. Örneğin; günlük hayatta en çok karşılaşacağımız kedi, köpek gibi hayvanlar herhangi bir şeyi taşımak, kendini tehlikelere karşı savunmak, vs. birçok amaçla da dişlerini kullanırlar.

      İnsanda diş sayısı normalde 32'dir. Fakat bu dişlerin hepsini kullanamayız. Zaten bebeklikten itibaren bütün dişler farklı zamanlarda çıkar ve 28 diş bu şekilde tamamlanır. Geri kalan 4 diş ise halk arasında 'yirmilik diş' olarak bilinir ve artık pek bir işlevi yoktur. Genelde ergenlik döneminde çıkmaya başlayan yirmilik dişler; kimisinde biraz ağrıdan sonra çene içinde kalma, kimisinde kısmen çıkma, kimisinde ise diş yapısına zarar verecek şekilde etki etme gibi birçok şekilde kendini gösterir. Eğer yirmilik dişler olağan diş yapısına veya herhangi bir şekilde ağız ve diş sağlığına zarar veriyorsa, diş hekimi kontrolünde gerekli operasyon yapılmalıdır.

      Bunun dışında dişler ön taraftaki 4 diş kesici diş, hemen yanlarındakiler köpek dişi, onların yanındaki ikişer diş küçük azı dişi, en geride kalan dişler ise büyük azı dişi olmak üzere 4 çeşit altında sınıflandırılır.Kesici diş besinleri parçalamaya, köpek dişleri koparmaya, azı dişleri ise öğütmeye yararlar.
      Diş Anatomisi
      Diş anatomisi
      Diş anatomisi; dişin dış kısmından en iç tabakasına doğru kuron, dişeti çizgisi, kök, mine, dentin ve pulpa denilen bölümlerden oluşur. Diş anatomisinin bu kısımlarını ayrıntılı olarak incelersek:

      Kuron(Taç): Dişin üst kısmıdır. Diş anatomisinde gözle görülebilen tek kısımdır. Beyaz renklidir.

      Dişeti çizgisi: Dişin dışardaki beyaz kısmı ile dişetinin birleştiği bölümdür. Diş anatomisinin bu kısmı yapısı itibarıyle çürükler ve iltihaplanmalar için en zayıf kısımdır. Diş bakımına dikkat edilmediği takdirde mikroplar ve besin kalıntılar dişeti çizgisinden içeri doğru sızarark diş anatomisine kökünden zarar verebilir.

      Kök: Dişi çene kemiğine bağlayan, sabit tutan kısımdır

      Mine: Diş anatomisinin dış kısmında, kuronun hemen altında bulunan bölümdür. Kurondan dolayı gözle görülemez, fakat dişin görevlerini yerine getirmesi açısından mine, çok önemli bir bölümdür. Vücudun en sert dokusu ve en çok mineral barındıran bölümü minedir.

      Dentin: Minenin hemen altında bulunan, diş anatomisinin sinirlerle bağlantılarının başladığı kısımdır. Dentindeki kanalcıklar mineyle pulpa arası bağlantıyı sağlar.

      Pulpa: Diş anatomisinin en iç kısmıdır. Dişle alakalı bütün kan damarları, sinirler pulpada bulunur. Minede bir çürük başlaması durumunda, önlem alınmazsa çürük dentine bulaşır. oradan da pulpaya ulaşarak ağrıya neden olur. Bu durumda ne yazık ki dişin çekilmesinden veya dolgu yapılmasından başka bir çare kalmamaktadır. Pulpa, sinirler ve damarlar içermesi nedeniyle diş anatomisinde dişle ilgili hisleri algılayabildiğimiz kısımdır.
      ]]>
      Diş Çıkarma Belirtileri https://www.disagrisi.gen.tr/dis-cikarma-belirtileri.html Sun, 11 Nov 2018 06:24:37 +0000 Diş Çıkarma Belirtileri, Bebeğinizde ateş, öksürük, ishal, huysuzluk ve yanaklarında kızarıklık varsa dikkat bebeğiniz diş çıkarıyor demektir. Genellikle sağlıklı bebeklerde diş çıkarma belirtileri 6 veya 7 aylık Diş Çıkarma Belirtileri, Bebeğinizde ateş, öksürük, ishal, huysuzluk ve yanaklarında kızarıklık varsa dikkat bebeğiniz diş çıkarıyor demektir. Genellikle sağlıklı bebeklerde diş çıkarma belirtileri 6 veya 7 aylıkken başlar bu süreç aylarca da devam edebilir. Bu süreç bebekler ve anneler için oldukça güç bir dönemdir. Diş çıkarma genetik olarak belirli bir düzenle de çıkabilir. Genellikle ebeveynler yani baba veya annenin dişleri 5-6 aylıkken çıkmışsa bebeklerinin dişleri de aynı aylarda genetik olarak çıkabilir.

      Bebeklerde diş çıkarmadan hemen önce değişik bazı belirtiler gözlenebilir. Bu belirtiler farklılıklar gösterebilir ancak genellikle tüm bebeklerde aynı bilindik belirtilerle dişler kendini göstermeye başlar.

      Bebeklerde diş çıkarmadan evvel bazı değişik belirtiler meydana gelir. Kendini gösteren bu değişiklikler genellikle bebeklerin tümünde hemen hemen aynı belirtilerle dişlerini çıkarmaya başlarlar.

      Diş Çıkarma Esnasında Oluşan Sorunlar

      Ağrı: Bebekler diş çıkarırken meydana gelen ağrıların nedeni çıkmakta olan dişin diş etine bası yaparak diş etinde kimi vakit değişik iltihaplara sebep olabilir. Oluşan iltihaplarla ilgili olarak bebeklerde rahatsız edici ağrılar oluşur. Meydana gelen bu ağrılara neden olan dişler, ilk olarak çıkan ağızdaki azı dişleridir.

      Salya Akıtmak: Genellikle bebeklerin çoğunluğunda 3 veya 4 aylıkken salya akmaya başlar. Bu hal bebekler için oldukça alışılmış bir durumdur. Oluşan salyalar kimisinde az olarak kendisini gösterirken kimi bebekte ise oldukça fazladır. Ancak bebek diş çıkarma esnasında oldukça çok salya akıtmaya başlar.

      Diş Çıkarma Belirtileri

      Ateş: Diş çıkarma sırasında oluşan ateş bebeklerin kiminde oluşurken kimisinde de rastlanmayabilir. Bebeklerde ateş değişik hastalıkların da belirtisi olabileceği nedeni ile ateşli bebek kesinlikle bir doktora gösterilmelidir.

      İshal: Bebekler bu dönemde çok daha fazla salya ve tükürük oluşturduklarından dolayı bağırsaklar oldukça hızlı çalışabilir. Ancak ishal de ateşte olduğu gibi dişten kaynaklanmayarak değişik hastalıkların habercisi olabilir. Eğer bebeğin ishali bir günden uzun sürüyorsa doktora başvurmakta fayda vardır.

      Öksürük: Bebeklerde diş çıkarken oluşan öksürüğün nedeni bu dönemde salyanın fazlalaşması nedeni ile boğazda biriken salyadan dolayı tıkanmalar meydana gelebilir. Bazı bebekler ilgi çekmek için bu dönemde öksürüğü sürekli hale getirebilirler.

      Huysuzluk: Bebeklerde ağrının çoğalması ile oluşan dişin yüzeye yaklaşması sebebiyle huysuzluklara rastlanabilir. Diş tam olarak damaktan çıkıncaya kadar oluşan bu huysuzluklar sürebilir. Bu dönem bebekler için oldukça sancılı ve zorlu bir dönemdir.

      Uykusuzluk: Bebekler diş çıkarma döneminde yaşadıkları ağrı nedeni ile uyku düzenleri bozularak uyuma güçlüğü çekebilirler. Bu durum karşısında anne bebeğini sıvı gıdalarla besleyerek sakinleştirebilir.

      İştahsızlık: Bebekler bu dönemde katı besinleri karşı isteksiz olabilirler. Bu durum oldukça olağandır ve telaş edilecek bir hal yoktur. Sıvı besinlerle bebekler kendileri için gerekli olan gıdaları alabilirler. Bebeğin dişi çıktıktan hemen sonra eski iştahlarına kavuşabilirler.

      Isırma: bebekler de oluşan bu durum dişlerin yüzeye çıkmasıyla ilgili damaklarda kaşınmalar oluşur ve bebek de kaşıntılardan kurtulmak ve rahatlamak nedeni ile bulduğu her şeyi rahatlıkla ısırabilir.

      Diş Etinde Kanama: Dişin çıkma esnasında diş etinde oluşturduğu bası nedeni ile diş etinde bazı ufak kanamalara rastlanabilir. Meydana gelen bu kanamalara diş etine buzlu bir pamukla masaj uygulanması bebekleri rahatlatabilir.

      ]]>
      Diş Bakımı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-bakimi.html Sun, 11 Nov 2018 16:02:36 +0000 Diş bakımı, diş bakımında en önemli adım, diş üzerinde biriken yiyecek parçacıklarının dişlerden arındırılmasıdır. Bunu başarabilmek içinse en önemli adım düzenli diş fırçalamaktır. Dişlerin sağlığ Diş bakımı, diş bakımında en önemli adım, diş üzerinde biriken yiyecek parçacıklarının dişlerden arındırılmasıdır. Bunu başarabilmek içinse en önemli adım düzenli diş fırçalamaktır. Dişlerin sağlığını koruyabilmek için düzenli olarak gün içinde en az iki defa dişlerin fırçalanması gerekmektedir. Özellikle kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Diş temizliği için önemli bir nokta da dişlerin en az iki dakika boyunca fırçalanmasıdır. Bu sayede dişler güzel bir şekilde temizlenecek ve gıda artıklarından arınacaktır.

      Dişlerde İç Ve Dış Bakım:

      Dişlerde iç bakım sağlayabilmek için öncelikle yeterli ve dengeli beslenerek diş sağlığı için gerekli olan kalsiyum ihtiyacını karşılamak gerekir. Dişlerde dış bakım sağlayabilmek için diş aralarına giren gıda atıklarını mümkün olduğunca dişlerden uzaklaştırmak gerekir. Çünkü bu atıklar zamanla mikrop üreterek dişlerin çürümesine yol açabilir. Dişlerin daha parlak, sağlıklı ve temiz olabilmesi için dış temizliğe özen göstermek gerekir.

      Diş aralarında ve yüzeylerinde oluşan atıklardan kurtulmak için her yemekten sonra mümkün olduğunca diş macunu kullanmadan dişlerde temizlik sağlanana kadar fırçalama yapılmalıdır. Diş temizliği sağlandıktan sonra kullanılan fırça bir miktar tuza batırılarak diş ve diş etlerinde gezdirilmelidir. Bu sayede dişler daha temiz ve parlak olacak, ayrıca güç kazanacaktır.

      Diş Bakımı

      Dişlerde Çürük Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır

      • Diş sağlığını koruyabilmek için öncelikle dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Abur cubur gıdalardan uzak durulmalıdır.
      • Kullanılan diş macununun florlu olmasına özen gösterilmelidir.
      • Dişlerin aralarını temizlemek için sert cisimler yerine diş ipi ya da ara yüz araçları ile temizlenmelidir.
      • Diş sağlığını koruyabilmek için ve gerekli bakımı gerçekleştirebilmek için yılda en az bir kere diş hekimine başvurmak gerekir.

      Diş Bakımı İçin Kullanılacak Ürünler Nasıl Seçilmelidir

      Piyasada diş temizliği ve bakımı için birçok çeşitte ürün bulunmaktadır. Bu ürünler içinden seçim yapılırken onaylanmış ürünlerin seçimi yapılmalıdır. En iyi fırça ve macun seçimi kişinin özelliklerine göre farklılık gösterebilir.

      Bir Diş Fırçası Ne Kadar Süre İle Kullanılmalıdır

      Bir diş fırçası ortalama 4 ay kadar kullanılmalıdır. Diş fırçasının işlevini yerine getirememesi kıl demetlerinde oluşan bozukluk sayesinde anlaşılabilir. Daha iyi temizlik yapılabilir düşüncesi ile tercih edilen sert kıllı fırçalar dişlerin çizilmesine ya da zarar görmesine yol açabilir.

      ]]>
      Hamilelikte Diş Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/hamilelikte-dis-tedavisi.html Mon, 12 Nov 2018 15:33:33 +0000 Hamilelikte diş tedavisi, Gebelik dönemi meşakkatli ve bir o kadar zorlu bir süreçtir. Bu dönemde anne adayı birçok olumsuzluk ile karşı karşıya kalarak bazı sıkıntılara maruz kalabilir. Diş ve diş etlerinde yaş Hamilelikte diş tedavisi, Gebelik dönemi meşakkatli ve bir o kadar zorlu bir süreçtir. Bu dönemde anne adayı birçok olumsuzluk ile karşı karşıya kalarak bazı sıkıntılara maruz kalabilir. Diş ve diş etlerinde yaşanan sorunlar yine gebelikte sıkça karşılaşılan sorunlardan bir tanesidir.

      Gebeliğin ilk üç aylık dönemi: Hamilelik döneminde özellikle ilk üç ay bebeğin organ gelişimi için oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde ortaya çıkan bir bakteriyemi anne karnındaki bebeğin organ gelişimini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Ayrıca anne adayına uygulanan gereksiz tıbbi müdahaleler düşüğe neden olabilmektedir. Ancak ağız içinde ağrıya yol açan ve müdahale edilmediği sürece daha çok zarar verebilecek dişlerin çekimi, dolgu yapılması ya da kanal tedavisi için mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir. Diş eti hastalıklarında da yine diş etinde oluşabilecek enfeksiyon bebeğe zarar verebileceğinden yine mutlaka bir diş hekimine başvurmak gerekir. Başvurulan diş hekimi kadın doğum doktoru ile beraber anne karnındaki bebeği etkilemeden uygun bir tedavi başlatacaktır.

      Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi: Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi diş ve diş etlerinde yaşanan problemlerin tedavi edilebilmesi için tercih edilecek en uygun dönemdir.

      Gebeliğin üçüncü üç aylık dönemi: Gebeliğin üçüncü üç aylık döneminde artık bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum için hazırlıklar başlamıştır. Annede yaşanabilecek bir stres bile erken doğuma yol açabilir. Bu dönemde ilk üç aylık dönemdeki gibi acil durumlar haricinde diş tedavisi için müdahale yapılmayacaktır.

      Hamilelik Döneminde Anne Adayına Lokal Anestezi Yapılır mı

      Hamilelik döneminde lokal anestezi yapılabilir. Tedavi sırasında anne adayının stres yaşamaması için lokal anestezi tercih edilerek stres faktörü en aza indirilebilir. Ancak gebelik döneminde uygulanacak anestezik madde çok dikkatli seçilmelidir. Octopressin içeren maddeler rahmin kasılmasına yol açarak erken doğum olasılığını açığa çıkabilir.

      Hamilelikte Diş Tedavisi

      Hamilelik Döneminde Diş Röntgeni Çekilebilir mi

      Hamileliğin ilk üç aylık döneminde anne karnındaki bebeğe zarar verebileceği düşünüldüğünden dolayı röntgen çekimi uygun görülmemektedir. Fakat ilerleyen dönemlerde röntgen çekimi için bir sakınca yoktur.

      Hamilelik Döneminde Antibiyotik Kullanımı Bebeğe Zarar verir mi

      Hamilelik döneminde penisilin türünde kullanılan antibiyotiklerin bebek için bir sakıncası yoktur. Tetrasiklin türündeki antibiyotikler bebeğe zarar verebileceği için tavsiye edilmemektedir. Gebelikte kullanılan tetrasiklin grubundaki antibiyotikler bebeğin diş yapısını olumsuz etkileyebilir.

      Hamilelik Döneminde Ağız Ve Diş Bakımı Nasıl Yapılmalıdır

      Hamilelik döneminde diş ile alakalı sorun yaşamamak için diş temizliğine büyük önem verilmelidir. Hamilelik döneminden önce mutlaka bir diş hekimine başvurarak ağız hijyeni sağlanmalı ve gebelik boyunca bu hijyen muhafaza edilmelidir. Aksi halde ağızda oluşan bir plak birikimi ya da diş etlerinde mevcut iltihap gebelik döneminde değişen hormonlar ile beraber açığa çıkabilir. Gebelik döneminde anne adayının yaşadığı hormon değişimi anne adayının bakteri plaklarına karşı hassaslaşmasına yol açar. Gün içinde en az iki defa dişler fırçalanmalı ve diş ipi ile diş bakımı yapılarak plak birikimi önlenmelidir.

      ]]>
      Diş Ağrısı Nasıl Geçer https://www.disagrisi.gen.tr/dis-agrisi-nasil-gecer.html Tue, 13 Nov 2018 14:19:30 +0000 Diş ağrısı nasıl geçer, diye merak edenler, yazımızı okurlarsa bu konuda bilgi sahibi olacaklardır. Bu yazıyı okuyanların büyük ihtimalle şiddetli bir diş ağrısı çektiklerini düşünüyoruz. Ağrı boğazın Diş ağrısı nasıl geçer, diye merak edenler, yazımızı okurlarsa bu konuda bilgi sahibi olacaklardır. Bu yazıyı okuyanların büyük ihtimalle şiddetli bir diş ağrısı çektiklerini düşünüyoruz. Ağrı boğazınıza ve başınıza kadar yayılmış olabilir. Canınız hiç bir şey yapmak istemiyor, tek derdiniz ağrınızı geçirecek yöntemler bulmak. Diş ağrıları bazı sebeplerin varlığı halinde yaşanmaktadır. Bunları inceleyecek olursak, belki ağrınıza çözümler bulabiliriz.

      Dişinizde dolgu olmaması durumunda yaşanan ağrılarda yapılması gerekenler nelerdir

      • Dişlerinizde çürüğünüz varsa, dolgunuz olmadığı için, yediğiniz besinler ağrıya sebep olacaktır. Bu durumda öncelikle dişlerinizi fırçalamanız gerekir. Çürük içerisindeki besini bu yolla uzaklaştıramamanız durumunda, bir kürdana alkol veya kolonya damlatarak, çürük içerisindeki besini çıkarmaya çalışın.
      • Tuzlu su hazırlayarak gargara yapınız.
      • Sirke ve su karışımıyla gargara yapmayı deneyin.
      • 10 adet karanfili öğüterek, yarım bardak ılık suda demleyin. Bu su ile yapacağınız gargara, ağrınıza iyi gelecektir. Karanfili çiğneyerek, çürük üzerinde bekletmekte faydalı olacaktır.
      • Ezilmiş olan sarımsağı, çürük diş üzerinde bekletmek, iltihabın sebep olduğu ağrıyı azaltacaktır. Bu yöntem çürük sebebiyle bölgede bulunan bakterilerin yok edilmesi için de kullanılabilir. 

      Diş Ağrısı Nasıl GeçerDişinizde dolgu veya kaplama olması durumunda yaşanan ağrılarda yapılması gerekenler nelerdir

      • Ağrının olduğu bölgeyi soğuk tutarak ağrınızın hafiflemesine yardımcı olunuz. Ağzınızda buz parçası tutmak, soğuk suyla gargara yapmak faydalı olacaktır.
      •  Aç karnına ya da yemeklerden bir süre sonra kullanacağınız ağrı kesiciler, ağrınızı dindirmeye yardımcı olacaktır. Ağrı kesiciler hızlı etki yapacağından, kullanım tavsiyelerine göre ilaçları içmeniz önerilir. İlacı içtikten sonra biraz yürüyüş yaparak, metabolizmanızı hızlandırmanızı da tavsiye ederiz. Bu şekilde ilaçlar daha hızlı etki gösterecektir.
      • Bölgesel uyuşmayı sağlayan gargaralar ve spreylerde sizlere faydalı olacaktır.

      Tüm bu yaptıklarınızdan sonra diş ağrınız hala geçmediyse, bir diş doktoruna başvurmanız gerekir. Çürüğünüzün durumuna göre, uygun bir tedaviyle ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. Sağlıklı olmanız ve sağlıklı günler geçirmeniz dileğiyle.

      ]]>
      Diş Fırçası https://www.disagrisi.gen.tr/dis-fircasi.html Tue, 13 Nov 2018 21:32:54 +0000 Diş fırçası, sağlıklı bir ağız ve dişler üzerinde oluşan plak tabakasını kaldırmak amacıyla kullanılan mekanik bir ağız bakım aracıdır. Günümüzde bir çok farklı marka ve model adı altında üretilen diş f
      Diş fırçası, sağlıklı bir ağız ve dişler üzerinde oluşan plak tabakasını kaldırmak amacıyla kullanılan mekanik bir ağız bakım aracıdır. Günümüzde bir çok farklı marka ve model adı altında üretilen diş fırçaları ilk kez M.Ö. 3000'li yıllarda Mısırlılar tarafından dal parçalarından yapılarak kullanılmıştır. Daha sonraları İslam aleminde de hala yaygın olarak kullanılan misvaktan yararlanılmıştır. Belirli ağaçların dallarından yapılan bu ilkel diş fırçalarının uçlarındaki parçacıklarla dişler temizlenmekteydi. 

    Modern diş fırçalarının temelleri ise 1400'lü yıllara, Sibirya ve Çin'e dayanmaktadır. Sap olarak kullanılan dallar ya da kemiklerin üzerine başta domuzlar olmak üzere hayvanlardan koparılan sert kıllar bağlanırdı ve bu ilkel araçlar diş fırçası olarak kullanılırdı. Avrupa'da ise domuz kılları çok sert bulunduğundan genelde at kıllarından yararlanılırdı. Bunlar dışında çoğu zaman farklı dönemlerde, farklı maddelerden yapılan kürdan benzeri malzemeler diş temizliği için kullanılmıştır. 

    İlk naylon kıllı diş fırçası ise 1938 yılında geliştirilmiştir ve günümüze kadar bu şekilde gelmiştir. Teknolojinin gelişimiyle birlikte zaman içinde farklı sertlik düzeylerinde diş fırçaları, şarj edilebilir ve ya pilli diş fırçaları da üretilmiştir. Yumuşak kıllı diş fırçaları özellikle diş ve diş etleri hassas olan, kolay zedelenen kişiler için uygunken, orta sertlikteki diş fırçaları normal dişler ve diş etleri için kullanılır. Şarj edilebilir ve ya pilli diş fırçalarının dönen başlıklı mekanizmalarının daha fazla plak tabakasını yok ettiği düşünülmektedir. 

    Diş Fırçası
    Diş fırçası, dişlere paralel olarak değil de 45 derecelik eğik bir açı ile dairesel hareketler çizerek uygulanmalıdır. Bu şekilde ulaşılması zor noktalara daha kolay nüfuz edilerek daha fazla bakterinin ve plak tabakasının yok edilmesi sağlanmış olur. En az 2 dakika arka yüzeyler dahil olmak üzere tüm dişlerin üzerinde gezdirilerek ağızda gerekli olan hijyen koşulları sağlanmalıdır. Kullanılan diş fırçaları en fazla 3 aylık periyotlar şeklinde yenisiyle değiştirilmeli ve kuru bir şekilde saklamaya özen gösterilmelidir. 

    Diş fırçası sağlıklı bir ağız için en önemli araçlardan biri olsa da tek başına yeterli değildir. Düzenli olarak günde en az 2 kez olmak üzere amaca uygun bir diş macunu ve diş ipi de kullanılmalıdır. Aksi takdirde bakteriler diş aralarına yerleşerek buralarda kalacak ve ağız sağlığını olumsuz yönde etkileyeceklerdir. Diğer bir dikkat edilmesi gereken detay ise en 6 aylık aralıklarla düzenli olarak bir uzman aracılığıyla diş ve ağız kontrollerinin gerçekleştirilmesidir. 
    ]]>
    Diş İpi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-ipi.html Wed, 14 Nov 2018 06:42:59 +0000 Diş ipi, ağız sağlığı açısından oldukça önem taşıyan, diş fırçasının ulaşamadığı noktalarda temizliği sağlayan bir ağız bakım aracıdır. Dişler sürekli ve düzenli olarak fırçalansa bile dişlerin arasınd Diş ipi, ağız sağlığı açısından oldukça önem taşıyan, diş fırçasının ulaşamadığı noktalarda temizliği sağlayan bir ağız bakım aracıdır. Dişler sürekli ve düzenli olarak fırçalansa bile dişlerin arasında kalan artıklar tamamen temizlenmeyebilir. Bu da zaman içerisinde diş çürümesi ve diş taşı gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Dişlerin arasında kalan, ulaşılamayan noktalarda bu tarz problemlerle karşılaşmamak için diş ipi kullanılması şarttır. 

    Diş ipini kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı detaylar vardır. Bunlar;
    • Diş ipi ortalama 40 cm uzunluğunda olmalıdır. Bu şekilde her iki ucundan çok daha rahat tutulabilir ve ulaşılması zor noktalara çok daha kolay erişilebilir.
    • İşaret parmağı ve baş parmak arasında tutulan diş ipi gerilerek arada bırakılan ortalama 5 cm'lik kısımla dişlerin arasına uygulanır. Tüm diş aralarına, eşit şekilde ve eşit sürede uygulandığından emin olunmalıdır. Uygulama yapılmadan kalabilecek bir nokta bakterilerin çoğalması ve ağız sağlığının tehlike altında kalması anlamına gelir. 
    • Günde en az bir kez uygulanmalıdır. Dişler fırçalandıktan sonra yapılırsa daha etkili bir sonuç elde edilmiş olur.
    • Ortalama 1 dakika gibi bir süre uygulanabilir. Uzun süre aynı noktalara diş ipini uygulamak zarar verici bir durumdur. 
    • Diş ipi kullanım şekline ve sıklığına dikkat edilmelidir. Sert ve bastırarak uygulandığında diş etlerini kanatabileceğinden mümkün olduğunca nazik bir şekilde yapılmalıdır. Çok sık uygulandığı takdirde diş etlerini zedeleyebilme ihtimali vardır.
    Diş İpi
    Diş ipleri temel olarak çok flamanlı ve tek flamanlı olmak üzere ikiye ayrılır. Çok flamanlı diş ipleri birçok naylon parçasının bir araya getirilmesinden oluşur. Tek flamanlıya göre daha ucuzdur ancak daha dayanıksızdır ve daha kolay parçalanıp, kopabilir. Piyasada yaygın olarak çok flamanlı diş ipleri bulunur. Tek flamanlı olanlar ise farklı parçacıklardan oluşmadığı için kullanılırken dağılması ya da kopması gibi bir ihtimal daha azdır ancak çok flamanlı diş ipine göre daha pahalıdır ve daha zor bulunur. 

    Diş ipi ilk kez kullanılmaya başlandıysa ve ya uzun bir aradan sonra tekrar kullanılıyorsa dişler arasında kanama görülmesi normaldir ancak kısa bir dönemin ardından kullanımına devam edilse dahi kanama ve ya acı hissi geçmiyorsa özellikle diş etleriyle alakalı bir hastalık söz konusu olabilir. Bu yüzden bir uzmandan yardİm almak gerekir. Ayrıca diş ipi ağız sağlığı için oldukça önemli bir yere sahip olsa da tek başına yeterli değildir. Diş ipi kullanımı dışında dişler düzenli olarak fırçalanmalı duruma göre gargara, ağız bakım suyu, vb. içerikler de kullanılmalıdır. 

    Günümüzde diş ipinin kullanımını kolay ve pratik hale getirmek için bir çok ürün geliştirilmiştir. Çoğu eczane ve marketlerde bulunan bu ürünler diş ipinin uygulanmasını en az diş fırçalamak kadar kolay hale getirmektedir. Ağızda bulunan bakterilerin yarısına yakını diş aralarına yerleştiğinden diş ipi ve diş ipini kullanmayı kolaylaştıran araçlar oldukça yararlı ve kullanımı önem arz eden malzemelerdir. 
    ]]>
    Çürük Diş https://www.disagrisi.gen.tr/curuk-dis.html Wed, 14 Nov 2018 13:48:54 +0000 Çürük diş problemi ağızda oluşan bakteri plağı ve şeker, un vs içeren gıdaların ağız içinde kalan artıkları nedeni ile oluşmaktadır. Ağızda kalan yiyecek artıkları asit oluşumuna yol açar, oluşan asit te dişle Çürük diş problemi ağızda oluşan bakteri plağı ve şeker, un vs içeren gıdaların ağız içinde kalan artıkları nedeni ile oluşmaktadır. Ağızda kalan yiyecek artıkları asit oluşumuna yol açar, oluşan asit te dişlerin mineral dokusunun çözülerek dişin koruyucu tabakası olan mine tabakasının bozulmasına ve en son olarak da dişlerin çürümesine yol açar. Çürük diş uzun müddet neden oluştuğu bilinmeyen bir sağlık problemiydi. Günümüz tıp bilgisi çürük diş probleminin birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini belirlemiştir.

    Çürük diş oluşum nedenleri

    • Dişlerde çürümeye yol açan etkenler başlıca 3 gruba ayrılmaktadır.
    • Diş plağı yada diğer adı ile bakteri plağı
    • Şekerli, unlu ve karbonhidrat oranı yüksek gıdalar
    • Dişin yapısı, tükürükteki kimyasal bileşenler gibi kişinin bünyesinin oluşturduğu faktörler

    Çürük diş ne gibi belirtiler gösterir

    Çürüyen ve iç kısmı oyulan dişlerdeki göze çarpan ilk belirti dişin kısmen yada tamamen koyu renkteki görünümüdür. Ancak bazı durumlarda çürüme nedeniyle dişlerde oluşan oyuklar diş hekiminin diş röntgeni gibi yardımcı muayene araçları ile tespit edilebilir. Bu durumda çürük dişteki oyuğa gizli çürük çukurcuğu adı verilir. Çürüyen bir dişin en önemli belirtisi ağrı yapmasıdır. Sıcak, soğuk, tatlı ve ekşi yiyeceklerin yenmesi çürük dişlerde ağrıya yol açar. Çürük diş tedavi edilmelidir aksi halde sürekli ağrı yapmaya başlar.

    Çürük Diş

    Çürük dişin ilerleme aşamaları

    Dişlerdeki çürüme dış tabakadan başlayarak ilerler. İlerleyen çürüme dişin dentin adı verilen tabakasına ulaştığında mine tabakasındaki ilerleme hızına oranla daha hızlı ilerleme gösterir. Çünkü çürük diş oluşumuna yol açan etkenler dentin tabakasında organik maddelerin fazla olması nedeni ile daha hızlı çürük diş oluşumuna yol açar. Dentin tabakası dişin savunma organıdır. Bu tabakada kanalcık yapıları bulunur. Kanalların uç kısımlarında odonblast olarak isimlendirilen yapım onarım hücreleri bulunur.

    Çürük dişlerin oluşumundan korunmak

    Dişlerin çürümesini önlemek için yapılabilecekler arasında sürekli olarak temiz tutulan bir ağız yapısı ve düzenli olarak yapılacak olan diş hekimi kontrolleridir. Bu iki maddeye uyulduğu vakit çürük diş problemi ile karşılaşmak çok düşük bir olasılıktır.

    Dişlerinde çürüme riski yüksek olanlar

    Şekerli ve unlu gıdaların bakterilerle bir araya gelmeleri çürümeye yol açtığına göre belirtilen gıdalar ile beslenen ve ağız bakımına gerekli özeni göstermeyen herkes çürük diş problemi karşılaşabilir. Tükürük salgısında çürümeye büyük oranda yol açabilen aside karşı koruyucu etkenler olan kişilerde diş çürümeleri daha az görülür. Bu nedene bağlı olarak diş hekimleri tükürük akışını arttırarak doğal diş korumasını sağlayan sakızların çiğnenmelerini sıklıkla önermektedirler.

    Çürük diş problemi önlenebilir mi

    Aslında bu sorunun cevabı kesinlikle evettir. Sabah kahvaltıdan sonra, akşamları da yatmadan önce dişlerin temizlenmesi çürük diş sorunu ile karşılaşmayı büyük oranda önler. Yiyecek artıkları ağızda kalırsa çürük diş oluşumuna yol açmaktadır.

    ]]>
    Diş Nedir https://www.disagrisi.gen.tr/dis-nedir.html Wed, 14 Nov 2018 14:54:38 +0000 Diş nedir, sindirim sisteminin başlangıcı olarak sayılan, tükettiğimiz besinlerin parçalanmasını ve sesin şekillenmesini sağlayan, sert yüzeyli, kemiği andıran küçük parçaların her birine verilen isimdir. Nadir olarak deği Diş nedir, sindirim sisteminin başlangıcı olarak sayılan, tükettiğimiz besinlerin parçalanmasını ve sesin şekillenmesini sağlayan, sert yüzeyli, kemiği andıran küçük parçaların her birine verilen isimdir. Nadir olarak değişiklik gösterse de toplam.sayıları 32 adettir ve bebeklik döneminde çıkmaya başlayıp, çocukluk dönemi boyunca da yenilenme durumları söz konusu olur. 

    Dişler bebeklik dönemiyle birlikte yavaş yavaş oluşmaya başlar ve bebek bu dönemde ağzında yoğun bir kaşıntı ve rahatsızlık hisseder. Bu dönemde sürekli huysuzlanması ve bir hastalığı varmış gibi ağlaması doğaldır. Çıkan bu dişlere süt dişi denir ve bu dişler geçidir. Bebeklikten, çocukluk dönemine geçişin ardından coğunlukla 6 ve ya 7 yaş civarı süt dişleri dökülerek yerine kalıcı dişler çıkmaya başlar. Kalıcı dişlerin, süt dişlerinden farkı çok daha keskin ve dayanıklı olmalarına rağmen kırıldıklarında yenilenme gibi ya da tekrar çıkma gibi bir durumlarının olmayışıdır. Ek olarak genellikle 20'li yaşların başlarında diş sıralamasının bittiği noktalarda çıkan, oluşurken yoğun ağrı ve acıya sebep olabilen 20 yaş dişleri vardır. 

    Diş Nedir
    Dişler şekil ve amaçlarına göre üç grupta toplanırlar. Bunlar:
    • Kesici dişler: Ağzın en öndeki kısmında yer alırlar ve 4 tanesi altta, 4 tanesi üstte olmak üzere toplamda 8 tanedirler  Besinler ağza giriş yaptığı anda bu dişler tarafından parçalara ayrılırlar.
    • Azı dişleri: Ağzın alt kısmında 10 adet ve üst kısmında 10 adet olmak üzere toplam 20 tanedirler. 5'i sağda, 5'i solda, diş diziliminin sonlarında sıralanırlar. Gıdaları öğüterek sindirilmesini kolaylaştırırlar.
    • Köpek dişleri: 2'si altta, 2'si üstte olmak üzere toplamda 4 adettir. Dişler arasında en keskin uçlu olanlar bu dişler. 
    Bir dişi incelediğimizde toplamda üç ana bölümden oluştuğunu görürüz: Taç, boyun ve köktür. 
    • Taç, dişin en üst kısmındaki girinti ve çıkıntılarla kaplı olan kısma verilen isimdir. Yiyecekler direkt olarak sürekli bu kısımla temas halindedir ve diş çürümesi çoğu zaman taç kısmından başlar. 
    • Boyun: Taçla, diş eti arasında kalan, mine denen sert madde ile kaplı kısımdır. 
    • Kök: Diş eti içinde yer alan, dişin sivri çıkıntılardan oluşan ve dışarıdan görülemeyen kısmına verilen isimdir. 
    Dişler, ağza alınan besinlerden dolayı sürekli bir saldırı altındadır. Diş aralarına yerleşen gıda artıkları ağız sağlığını tehdit eden durumların oluşmasına sebebiyet verirler. Ağızda oluşan asit ve plak tabakaları zamanla diş çürüklerine, diş taşlarına, diş eti iltihaplanmasına, diş eti kanamalarına ve benzeri hastalıklara neden olurlar. Bu yüzden düzenli ve eksiksiz ağız bakımı yapılmalı, en az her 6 ayda bir diş doktorun kontrole gidilmeli, sigara, alkol, asitli içecekler gibi diş sağlığını olumsuz yönde etkileyen etkenlerden de uzak durulmalıdır. 
    ]]>
    Diş Dolgusu https://www.disagrisi.gen.tr/dis-dolgusu.html Wed, 14 Nov 2018 21:44:17 +0000 Diş dolgusu, çürüyen, işlevini yitiren ve giderek ağrı ile rahatsızlık veren dişlere uygulanan bir protez tedavi yöntemidir. Diş dolgusu ile çürüyen diş çekilmeden içindeki çürük temizlenerek dişin yerini tutacak olan da Diş dolgusu, çürüyen, işlevini yitiren ve giderek ağrı ile rahatsızlık veren dişlere uygulanan bir protez tedavi yöntemidir. Diş dolgusu ile çürüyen diş çekilmeden içindeki çürük temizlenerek dişin yerini tutacak olan dayanıklı dolgu malzemesi dişin içine doldurulmaktadır. Diş dolgusu için hastaya öncelikle bir takım tetkikler yapılmaktadır. Bu tetkikler sonucunda çürüğün oranı anlaşılarak bu teşhise göre tedavi yapılmaktadır. Eğer dişteki çürük köke ulaşmışsa ve bir apseye neden olmak üzereyse o zaman önce dişe kanal tedavisi uygulanıp ardından dolgu yapılmaktadır.

    Diş Dolgusu Nasıl Yapılır

    Diş dolgusu günümüz modern tıbbın en iyi imkanlarından birisidir. Diş dolgusu sayesinde özellikle genç yaştaki kişiler dişini çektirmeden uzun yıllar rahat bir şekilde dişlerini kullanabilmektedir. Çürük olan dişlere dolgu yapılmadan önce çürük olan dişlerin röntgeni çekilmektedir. Bu röntgenlerde dişin ne kadarının çürük olduğu ve öncelikle hangi müdahalenin yapılması gerekti anlaşılmaktadır. Bu tetkiklerin üzerine dolgu yapılacak bölgeye local anestezi uygulanır ve uyuşturulur. Bu dolgu yaptıran kişiye göre sprey veya iğne ile olabilmektedir. Uyuşturma tamamlandıktan sonra dişteki çürükler diş hekimi tarafından özel araçlarla temizlenir. Eğer dolgudan önce kanal tedavisi uygulanacaksa temizleme işlemi uzun sürebilmektedir. Dişe yapılacak dolgu malzemesi kişinin seçimine göre değişebilmektedir.(Dolgu malzemeleri konunun devamında yer almaktadır.) Seçilen dolgu malzemesi dişe uygulandıktan sonra işlem tamamlanmaktadır. Dolgu sonrası hasta iki ila üç saat içerisinde normal şekilde hayatına dönebilmektedir. Rahatça yemek yiyebilip içebilmektedir. Ancak bilinmesi gereken nokta dolgu sonrası dişe daha çok dikkat edilmesi ve bakımlarının iyi yapılması gerektiğidir. Çünkü dolgu yapılan dişlerin diğer dişlere göre dayanıklılıkları biraz daha düşmektedir. Özellikle kanal tedavisi uygulanan dişler artık cansız olduklarından daha da özenli olmak gerekmektedir.

    Diş Dolgusu
    Dolgu Malzemeleri

    Diş dolgusu için birçok farklı seçenek bulunmaktadır. Bunlar hem maddiyatları hem de dayanıklılıklarına göre birbirinden ayrılmaktadır. Diş dolgusu için kullanılan malzemeler şunlardır;
    • Altın dolgu: Maden dolgu malzemeleri arasında yer alan altın, belirli seanslar sonrasında uygulanabilen bir dolgudur. Kişinin isteğine göre ve sipariş üzerine yapılan bu dolgu özel olarak laboratuvar ortamında hazırlanıp dişe yapıştırma şeklinde uygulanmaktadır. En iyi dolgu malzemesi olarak gösterilen altın 20 yıllık bir ömüre sahip olmakla birlikte diş eti hastalıklarına karşı da koruyucu etkiye sahiptir.
    • Amalgam (gümüş) dolgu: Altına oranla daha ucuz ancak aşınma konusunda daha dirençli olan bu diş dolgusu, renginden dolayı genellikle arka dişlerde tercih edilmektedir. Ön dişler için uygun değildir.
    • Kompozit reçine dolgu: Diş dolguları içerisinde diş rengine uyumlu olan dolgu malzemesi olarak bilinmektedir. Bu dolgu diğer dolgulara göre daha kolay uygulanmaktadır. Hazırlanan dolgu malzemesi özel bir şekilde karıştırılarak ve oyulan dişin içerisine doldurularak kurumaya, sertleşmeye bırakılmaktadır. Ancak bu dolgu malzemesi diğer dolgulara nazaran daha dayanıksızdır ve zaman içerisinde kırılıp aşınabilmektedir. Kompozit dolgunun ömrü bakımına göre 3 ila 10 yıl arasında değişebilmektedir.
    • Porselen dolgu: Gümüş ve altın dolgu gibi porselen dolgu da laboratuvar ortamında hazırlanıp özel olarak dişe uygulanan dolgu çeşididir. Diş rengine uygun olarak hazırlanabilen bu dolgu malzemesi aynı zamanda dayanıklı olması sayesinde leke tutmaya da karşı koyabilmektedir. Maddi anlamda altına yakın fiyattadır. Diş dolgusu tedavisi için çürüğün miktarı ve boyutu önemlidir. 
    ]]>
    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri https://www.disagrisi.gen.tr/bebeklerde-dis-cikarma-belirtileri.html Thu, 15 Nov 2018 16:54:41 +0000 Bebeklerde diş çıkarma belirtileri, bebeklerin oldukça sıkıntılı oldukları dönemlerden birisi diş çıkardıkları dönemlerdir. Bebeklerde diş çıkarma 6. aydan itibaren başlayabilir. Ancak her bebekte ortaya çıka Bebeklerde diş çıkarma belirtileri, bebeklerin oldukça sıkıntılı oldukları dönemlerden birisi diş çıkardıkları dönemlerdir. Bebeklerde diş çıkarma 6. aydan itibaren başlayabilir. Ancak her bebekte ortaya çıkan şikayetler aynı olmasa da, diş çıkarma belirtileri hemen hemen aynıdır.

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri:

    Salya Akıtmak: Çoğunlukla bebekler 2-3. aydan itibaren salya akıtmaya başlar. Salya bebekler için oldukça doğaldır ve salyanın boyutu bebekten bebeğe farklılık gösterebilir. Bebeğin dişleri çıkmaya başladığında salyanın miktarında fazlaca artış olur.

    Ağrı: Bebeklerde çıkmaya başlayan dişler diş etlerine basınç uygular ve bu basınç nedeni ile ağrı ve iltihaplanma oluşabilir. Bebekleri ilk çıkan azı dişleri oldukça ağrıya neden olur.

    Huysuzluk: Yaşanan ağrı ve dişin daha fazla belirginleşmesi ile beraber bebekte huysuzluk başlayabilir. Diş tam olarak yüzeye çıkana kadar huysuzluk devam eder. Bu süreç bebek için oldukça zorlu bir süreçtir.

    Öksürük: Diş çıkarken artan salya bebeğin boğazında birikerek tıkanmaya yol açar. Tıkanma sonucu öksürük oluşabilir. Üstelik bazı bebekler bu dönemde dikkat çekmek adına öksürüğü devam ettirebilir.

    Çene Ve Yanak Bölgesinde Kızarıklık: Akan salyanın yoğunluğu nedeni ile çene ve yanak bölgesi tahriş olarak ciltte kızarma ve çatlak oluşabilir.

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

    Ateş: Diş çıkarma belirtileri arasında ateş her bebekte görülen bir belirti değildir. Ateş diş çıkarma haricinde başka bir hastalığın belirtisi olarak da oluşum gösterebilir. Bu nedenle bebekte ateş görüldüğü zaman mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.

    Uykusuzluk: Diş nedeni ile oluşan ağrı bebeğin geceleri huzursuz olmasına yol açarak uykusuzluğa neden olabilir. Bu gibi olasılıklarda bebeğin rahatlaması için sıvı gıdalar verilmelidir.

    İştahsızlık: Bebekler özellikle diş çıkarma dönemlerinde katı gıdalara karşı isteksiz olabilir. Fakat kaygılanacak bir durum değildir. Bebeğin bu tepkisi gayet normaldir. Bebeğin dişi tam olarak çıktıktan sonra iştahı da normale dönecektir.

    İshal: Bebekler diş çıkarma dönemlerinde yoğun bir şekilde tükürük salgıladığı için bağırsakları daha hareketli olabilir ve nadir de olsa ishal görülebilir. Ancak ishal tıpkı ateş gibi bir başka hastalığın belirtisi olabileceğinden doktora başvurmakta yarar vardır.

    Diş Eti Kanaması: Diş nedeni ile diş etlerinin maruz kaldığı baskı ufak çaplı kanamaların oluşmasına yol açabilir. Bebeğin diş etlerine buz sürülerek acı hissi hafifletilebilir.

    Kulak Ve Yanaklarda Kaşınma: Dişetlerinde oluşan ağrı kulaklara kadar ulaşabilir ve bu nedenle kulak kaşınmasına yol açabilir. Ancak kulak enfeksiyonlarında da kulak kaşınması olabileceğinden mutlaka bir hekime başvurmak gereklidir. 

    ]]>
    Diş Eti Hastalıkları https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-hastaliklari.html Thu, 15 Nov 2018 19:23:02 +0000 Diş eti hastalıkları, diş hekimliğinde üzerinde en çok durulan en önemli konulardan biridir. Halk arasında genelde diş eti çekilmesi olarak bilinmektedir. Bu hastalık dişlerin kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Bu hastalığın tedavi yol
    Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri
    • En önemli belirtisi diş eti kanamasıdır çünkü sağlıklı bir diş eti kanamamaktadır. 
    • Diş etlerindeki şişmeler
    • Diş etlerindeki kanamalar
    • Diş etlerindeki hassasiyet
    • Diş aralarında diş taşlarından oluşan siyah alanlar
    • Diş veya diş eti aralarından gelen iltihaplar
    • Dişlerde sallanmalar ve dişler arasında açıklıklar
    • Ağıda sürekli olan kötü koku ve kötü tat       
    Neler diş eti hastalıklarına sebep olmaktadır

    Diş eti hastalıklarının temel nedeni bakteri plağıdır. Bunun yanında genetik faktörler, sigara, ilaçlar, hormonal değişiklikler, stres, kötü beslenme, diş sıkmak, şeker hastalığı, kötü yapılmış dolgu ve kuron köprülerdir. 

    Genetik Faktörler: Yapılan araştırmalara göre diş eti hastalıklarında genetik faktörler önemli yere sahiptir. Ailesinde diş eti hastalığı olan kişilerde diş eti hastalığının meydana gelme olasılığı diğer insanlara göre daha fazladır.

    Sigara: Bildiğimiz üzere sigara kanser, cilt, akciğer, kalp gibi birçok hastalığa sebep olmaktadır. Bunu yanında sigara diş etleri içinde çok zararlıdır. Sigara diş etlerinin yumuşamasına ve bakterilerin çoğalmasına böylece diş eti hastalıklarına sebep olmaktadır.

    Diş Eti Hastalıkları
    İlaç Kullanımı: Doğum kontrol ilaçları, anti-depresan ve kalp ilaçları diş etlerinizi etkileyebilir ve diş etleriniz de hastalık yaratabilir. Bu sebeple bu ilaçları kullanan kişilerin diş temizliğinde daha dikkatli olması gerekmektedir.

    Hormonal Değişiklikler: Hamilelik, menopoz ve mensturasyon gibi hormonal değişiklikler diş sağlığınızı etkilemektedir. Bu sebeple bu dönemlerde dişlerimizin hijyeni konusunda daha dikkatli olmamız gerekmektedir.

    Stres: Kanser gibi birçok hastalığın nedenlerinden biri olan stres diş eti hastalıklarınıda etkilemektedir. Araştırmalara göre stres birçok hastalığa sebep olmakla birlikte vücudun enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmıştır. 

    Diş Sıkmak: Diş etlerindeki çekilmenin sebebi diş sıkmaktır. Mutlaka plak takılarak bu sıkmanın durdurulması gerekmektedir.

    Kötü Beslenme: Kötü beslenme vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple birçok enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmaktadır. 

    Şeker Hastalığı: Şeker hastaları diş eti enfeksiyonu yönünden risk taşımaktadırlar. Şeker hastaları diş eti hijyenine ayrıca önem göstermeli ve belirli zamanlarda diş eti uzmanlarına giderek kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. 

    Kötü Yapılmış Dolgu ve Kuran Köprü: Taşkın bir şekilde yapılmış dolgu, kuron ve köprüler diş etlerine zarar vermektedir. 

    Diş Eti Hastalıklarına Sebep Olan Diğer Unsurlar:
    Beslenme biçimi ve sigara kullanımı ağız sağlığını etkilemektedir. Besleyici değeri olmayan diyetler vücudun hastalıklarla savaşma gücünü azaltmaktadır. Tütün kullananların diş etleriyle kullanmayanların diş etleri arasında çok büyük farklar bulunmaktadır. Tütün dişleri ve diş etlerini tahriş]]> Bebeklerde Diş Çıkarma https://www.disagrisi.gen.tr/bebeklerde-dis-cikarma.html Thu, 15 Nov 2018 21:47:06 +0000 Bebeklerde diş çıkarma, bazen 6 - 7 aylıkken başlayabileceği gibi bazen 2 aylıkken de başlayabilir. Diş çıkarma dönemini bazen bebekler hafif rahatsızlıklarla geçirebilirken, bazı bebekler sancılı bir dönem yaş Bebeklerde diş çıkarma, bazen 6 - 7 aylıkken başlayabileceği gibi bazen 2 aylıkken de başlayabilir. Diş çıkarma dönemini bazen bebekler hafif rahatsızlıklarla geçirebilirken, bazı bebekler sancılı bir dönem yaşayabilir. Bebeklerde diş çıkarma süreci aylarca devam edebilir ve bu dönemde özellikle anne güç anlar yaşayabilir. Bebeklerde diş çıkarma, çoğu zaman genetik düzen içinde gerçekleşir. Yani bebeğin anne ve babası dişlerini geç çıkarmışsa bebek de dişlerini geç çıkarabilir.

    Bebeklerde diş çıkama başlamadan önce ortaya bazı belirtiler çıkar. Yaşanabilecek belirtiler her bebek için farklı olabilir, ancak diş çıkarma belirtileri genelde her bebek için aynı özelliklerdedir.

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri;

    Ağrı: Bebeklerde diş çıkarma başladığında çıkan dişin dişetine uyguladığı baskı nedeniyle ağrı yaşayabilir. Ayrıca dişetlerinde iltihaplanma görülebilir. Oluşan bu iltihaplar nedeni ile bebeklerde ağrı oluşabilir. Bebeklerde ağrıya en çok yol açan dişler ilk çıkardıkları azı dişlerdir.

    Huysuzluk: Dişetlerinde ağrının fazlaca artması ve çıkan dişin yüzeye yakınlaşması bebeklerde huzursuzluğa yol açabilir. Bebek dişini tam olarak çıkardıktan sonra rahatlar ve huzursuzluk hali kaybolur. Bu dönem bir bebek için çok zor ve ağrılıdır.

    Salya: Çoğu bebek 2 - 3 ayından itibaren salya akıtmaya başlayabilir. Bebekler için salya akıtmak normal bir durumdur. Salya bazı bebeklerde daha az olurken, bazılarında daha fazla görülebilir. Bebeğin diş çıkarmaya başlamasıyla salyanın miktarında artış yaşanır.

    Bebeklerde Diş Çıkarma

    Öksürük: Bebeklerde diş çıkarma anında salyanın miktarına göre, bebeğin boğazında salya birikimi oluşur ve bu durum öksürüğe neden olur. Bazı bebekler ise ilgi çekmek için öksürüğü sürekli hale getirebilir.

    Ateş: Bebeklerde diş çıkarma anında ateş, bazı bebeklerde görülürken bazılarında görülemeyebilir. Ateş daha birçok hastalığın belirtisi olarak da ortaya çıkabilen bir semptomdur. Eğer bebeğin ateşi fazla yükselmişse mutlaka bir hekime götürülmelidir.

    Yanak Ve Çenede Kızarıklık: Bebeklerde diş çıkarma anında artan salya nedeni ile yanak ve çene bölgesinde kızarıklık oluşabilir. Kızarıklık ile beraber çatlaklar da görülebilir.

    İshal: Bebekler diş çıkarma anında fazlaca salya ürettiğinden dolayı bağırsakları daha hareketli olabilir. Fakat her zaman açığa çıkan ishal aynı ateş belirtisi gibi başka hastalıkların habercisi olabilir. Bebekte eğer oluşan ishal 24 saatten fazla sürmüşse mutlaka hekime götürülmelidir.

    İştahsızlık: Bebeğe verilen katı gıdalar karşısında bebek bu dönemde isteksiz olabilir. Fakat kaygılanmaya gereken bir durum yoktur. Bebeğe verilen sıvı gıdalarda bebek yeterli şekilde beslenebilir. Bebek diş çıkardıktan sonra iştahı da tekrar geri yerine gelecektir.

    Uykusuzluk: Bebek diş çıkarırken yaşadığı ağrı ve sancı nedeniyle uyumakta zorluk yaşayabilir.

    Diş Çıkaran Bebek İçin Neler Yapılabilir

    • Salya neden ile bebeğin cildinde oluşan kızarık ve çatlaklara karşı nemlendirici kremler kullanılabilir.
    • Bebeklerde diş çıkarma döneminde meyve püreleri bebek için daha iştah açıcı olabilir.
    • Bebek diş çıkarırken ishal de olmuşsa mutlaka su  ve sıvı içecekler ile takviye yapılmalıdır. Su ve sıvı içecekler bebeğin kaybettiği suyu tekrar kazanmasını sağlar.
    • Bebeğin dişlerinde oluşan kaşıntı ve acıyı hafifletmek için, soğuk ve sert meyveler kullanılabilir. Bu meyveler bebeğin ağrısını hafifletmek için yararlı olur. Ayrıca eczanelerden temin edilebilecek diş kaşıyıcılardan yardım alınabilir.
    ]]>
    Diş Eti Çekilmesi Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-cekilmesi-tedavisi.html Fri, 16 Nov 2018 11:35:22 +0000 Diş eti çekilmesi tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Diş etlerinde çekilme olması bir diş hastalığının göstergesi olarak kabul edilmelidir. Diş fırçalama sırasında yaptığımız hatalardan dolayı ya Diş eti çekilmesi tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Diş etlerinde çekilme olması bir diş hastalığının göstergesi olarak kabul edilmelidir. Diş fırçalama sırasında yaptığımız hatalardan dolayı yaşanan bu durum karşısında gereken önlemler alınmalıdır. Dişlerin 5 farklı yüzeyi olmasına rağmen kişilerin sadece 3 yüzünü fırçalamaları, bakterilerin asitli ortamlarla birleşerek hastalıklara sebep  olmasına neden olmaktadır. Diş etlerinin çekilmesiyle birlikte açığa çıkan diş kökleri sebebiyle, diş kayıplarına kadar gidecek bir durum söz konusu olur.

    Diş eti çekilmesi kaç türlü olmaktadır

    Görünür diş eti çekilmesi: Serbest olan diş etleriyle mine arasındaki diş etlerinde görülen çekilmelerdir.

    Görünmeyen diş eti çekilmesi: Serbest olan diş etleri ve tabandaki ceplere kadar olan diş etlerindeki çekilmedir.

    Bu iki bölgede yaşanan diş eti çekilmeleri, gerçek diş eti çekilmesinin miktarını verecektir. Kişilerin sadece görünürdeki diş etlerini dikkate alması, hastalığın ilerlemesine sebep olmaktadır. Bu çekilmeler iltihaplı veya iltihapsız gelişme gösterebilir. 

    Diş Eti Çekilmesi Tedavisi

    Diş eti çekilmelerinin tedavisi nasıl yapılmaktadır

    Çekilmeler çok farklı sebeplere dayanabilir. Bunlar yaşlılık, iltihaplar, dişlerin yerleşiminden kaynaklanan sorunlar, yanlış fırçalama teknikleri, dişleri kürdan gibi şeylerle kurcalamak, periodontal tedaviler gibi sebepler olabilir. Öncelikle altta yatan nedenler tedavi edilerek, çekilmenin önüne geçilir. Kişilerde estetik kaygılara sebep olan çekilmelerde, kök yüzeylerini cerrahi yöntemle diş eti ile örtülmesi sağlanır. Açılma çok fazla ise, pembe akrilikten silikon diş eti maskesi yapılarak tedavi edilir. Diş eti çekilmesiyle köklerde dentin açığa çıkmışsa, ilaç kullanılması ya da cerrahi yöntemlerle diş etleri kapatılmalıdır. Diş etlerinde iltihap oluşumu varsa, periodontal tedavinin başlangıç uygulaması yapılarak tedavi edilir. İltihap sebebiyle dentin bölgesinde duyarlılık oluşmuşsa, bu duyarlılığın ortadan kaldırılmasına çalışılır. Vestibül derinliğinden kaynaklanan iltihap oluşumlarında, cerrahi yöntemlerle derinliğin arttırılmasına çalışılmalıdır. Çekilmeler köklerde oluşan çürüklerden kaynaklandıysa, bu durumda dolgu yapılarak ya da dişin çekilmesi ile tedavi tamamlanır. Sağlıklı diş etleri için, ağız ve diş temizliğine gereken önemi vermek, günde an az iki kez doğru yöntemlerle diş  fırçalamayı ihmal etmemek, yemek artıkları için diş ipini kullanmak gerekir. Böylece çekilmeler ilerlemeden tedavi edilmiş olur. Dişlerinizi kaybetmemek istiyorsanız, diş ve diş eti sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

    ]]>
    Diş Sağlığı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-sagligi.html Fri, 16 Nov 2018 11:57:59 +0000 Diş sağlığı kişilerin özen göstermesi gereken konular içerisinde yer alır. İnsanlar bu konuya yeterince önem vermeyerek, sağlıklarını riske atmaktadır. Sindirimin başladığı ağızda yaşanan olumsuzluklarda il Diş sağlığı kişilerin özen göstermesi gereken konular içerisinde yer alır. İnsanlar bu konuya yeterince önem vermeyerek, sağlıklarını riske atmaktadır. Sindirimin başladığı ağızda yaşanan olumsuzluklarda ilk etkilenen dişler olmaktadır. Dişler yiyecekleri öğüten, sindirime hazırlayan bir görevi üstlendiklerinden, sağlıklarına dikkat etmek oldukça önemlidir. Dişlerin eksilmesi konuşma, çiğneme gibi zorluklar yaşanmasına sebep olur. Dişler öncelikle süt dişleri ile başlayan, ardından kalıcı dişlerle devam eden bir süreç geçirirler. Diş sağlığındaki en önemli etken diş eti iltihapları ve dişlerde oluşan çürüklerdir. Dişlerde gelişen hastalıklar çene kemiğini eritebileceği gibi, diğer organları da etkileyebilir.  

    Diş sağlığını etkileyen sebepler nelerdir

    Diş çürükleri: Diş yüzeyinde bulunan mikroorganizmalar tarafından asit oluşturulması çürüklerin meydana gelmesine sebep olmaktadır. Alınan besinler içinde karbonhidratlı ve şekerli olanlar diş çürümesinde daha etkili rol oynarlar. Kurallara uygun yapılan diş fırçalama ve diş ipi kullanımı bakterilerin zararlarını önleyici sebeplerdir. Çürükler oluştuktan sonra, dişlerde oyuklar oluşturup diş yapısını bozan, kendiliğinden iyileşmeyen bir rahatsızlıktır. Bakterilerin oluşturduğu asitler, diş minesi üzerinde delikler oluşturarak, ilerler. Diş minesini eritip, alt kısımda oyuklar meydana getirir. Bu aşamada başlayan ağrılar dişte ve çene kemiğinde irin oluşturarak apseye sebep olur. Tedavi edilmediğinde zorlu bir süreç başlar. Çürüklerde ağrı geç başladığından, düzenli doktor kontrolleri erken aşamada müdahale edilmesini sağlayacaktır. Düzenli yapılan ağız ve diş temizliği, sulardaki flor oranı diş yapısını koruyan, çürükleri önleyen sebeplerdir.

    Diş Sağlığı

    Diş eti hastalıkları: Diş minesi altındaki yumuşak tabakadaki hastalıklar, ağız kokusundan, diş kayıplarına kadar bir çok soruna yol açar. Diş etlerinin sağlıklı olması, diş sağlığı açısından önemlidir. Ağız hijyeninin bozulduğu zamanlarda diş etlerinde sorunlar başlar. İltihaplar, diş eti çekilmeleri, kanamalar diş sağlığının bozulduğunu gösterir. Tedavi edilmediğinde çene kemiğine kadar zarar veren bu rahatsızlık dikkate alınmalıdır.

    Dişlerdeki gelişim bozuklukları: Ağızda olan diş düzensizliği, ağzın kapanma sorunu diş çürümesini hızlandırır. Dişlerin erken kaybına yol açan bu sorunlar, alt ve üst diş yapısı arasında uyumsuzluk yaşanmasına sebep olur. Ağız kokusu, çiğneme güçlüğü çekilir. Düzensiz diş yapısının en büyük sebebi erken kaybedilen süt dişleridir. Bu sebeple süt dişlerinin bakımına özen gösterilmelidir. Çocuklarda bu durum konuşma zorlukları yaşanmasına sebep olabilir. Sigara kullanılması, antibiyotik ilaçlar dişlerde renk değişimi yapabileceğinden dikkatli olunmalıdır.

    Diş sağlığı nasıl korunur

    Ağız ve diş sağlığının en önemli göstergesi temizliğe dikkat etmektir. Kurallara uyarak yapılan fırçalama ve diş ipi kullanımı sağlıklı diş yapısını sağlayacaktır. Beslenmeye önem vermek, yemeklerden sonra dişleri fırçalamak, hiç olmazsa ağzı su ile çalkalamak diş sağlığınızı korumaya yardımcı olacaktır. Düzenli yapılan doktor ziyaretleri, olabilecek sorunların erken teşhis edilerek tedavi edilmesinde faydalı olacaktır. 

    ]]>
    Diş Eti İltihabı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-iltihabi.html Sat, 17 Nov 2018 04:11:41 +0000 Diş eti iltihabı diş eti hastalıkları içerisinde tedavisi en kolay yapılan rahatsızlıklar arasında yer alır. Gingivitis olarak adlandırılan bu iltihabik durum, diş ve diş etleri etrafında bulunan yapışkan bakteri Diş eti iltihabı diş eti hastalıkları içerisinde tedavisi en kolay yapılan rahatsızlıklar arasında yer alır. Gingivitis olarak adlandırılan bu iltihabik durum, diş ve diş etleri etrafında bulunan yapışkan bakteri filmlerinden oluşan plaklardan kaynaklanır. Düzgün bir fırçalama yapılmadığında, diş ipi kullanılmadığında plaklar uzaklaştırılmadığı için, asitli ortamlarda toksin üreten bakteriler iltihaba sebep olur. Hastalığın erken dönemi olarak bilinen bu aşama, tedavi edilmediğinde, periodontitis'e dönüşecek, kalıcı hasarlara sebep olacaktır.

    Diş eti iltihabı nasıl anlaşılır

    Dişlerin fırçalanması sırasında yaşanan kanamalar en belirgin özellikler arasında yer alır. Bunu kızarıklık, şişlik ve hassasiyet takip ediyorsa mutlaka iltihabın oluştuğu düşünülmelidir. Diş etlerinde çekilme meydana geldiğinde de altta yatan sebep olarak iltihabın oluştuğu gözlemlenir. Bazı hastalarda ağız kokusu veya ağızda kötü tat duyulması gibi belirtiler de yaşanabilir. Bu belirtilerin tek tek ya da bir arada bulunması diş etlerinde iltihap geliştiğini anlatacaktır. 

    Diş Eti İltihabı

    Diş eti iltihabı nasıl önlenebilir

    Öncelikle doğru bir ağız ve diş temizliği yapılması gerekir. Bunun için doğru fırça kullanılarak yapılacak diş temizliği ve diş ipi kullanımına önem vermek gerekir. Periyodik olarak diş doktoruna yaptırılacak diş temizlikleri de faydalı olacaktır.

    • Bakteri plaklarının ve diş tartarlarının temizletilmesi
    • Beslenme kurallarına dikkat ederek, sağlıklı dişlere kavuşulması
    • Sigara ve tütün mamullerini  kullanmamak
    • Sistematik hastalıkları tedavi ettirmek
    • Düzenli olarak diş doktoruna muayene olmaya gitmek diş etlerinde gelişecek iltihapları önlemeye yardımcı olacaktır.
    ]]>
    Diş Estetiği https://www.disagrisi.gen.tr/dis-estetigi.html Sun, 18 Nov 2018 04:10:50 +0000 Diş estetiği dişlerde bulunan şekil bozuklukları ve renk farklılıklarını, kişilerde psikolojik sorunlara neden olmadan düzenlemektir. Diş hekimliğinde bu sorunlar gülüş tasarımı yapılarak çözümlenmektedir. Bu Diş estetiği dişlerde bulunan şekil bozuklukları ve renk farklılıklarını, kişilerde psikolojik sorunlara neden olmadan düzenlemektir. Diş hekimliğinde bu sorunlar gülüş tasarımı yapılarak çözümlenmektedir. Bunu yapmak için dişlerde bulunan şekil bozukluklarını gidermek ve dişleri beyazlatma işleminin yapılması gerekir. Kişilerin sağlıklı ve güzel gülüşlere sahip olmaları için yapılacak işlemler bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

    Diş estetiği hangi durumlarda yapılması gündeme gelmelidir

    • Ağızda kırık dişlerin olması
    • Şekilleri düzgün olmayan dişlerin bulunması
    • Diş etlerinin gülümseme sırasında fazla görünmesi (Gummy smiles)
    • Ağızdaki dişlerde boşlukların olması
    • Kalıtımsal veya sonradan meydana gelmiş olan dişlerdeki renk değişimleri
    • Ağızdaki dişlerin aşınmış olması
    • Dişlerle ilgili her türlü sorunda diş estetiği yapılmalıdır.

    Diş estetiğinde gülüş tasarımı yapabilmek için neler dikkate alınır

    Kişinin yüz hatları, cinsiyeti, gülme simetrisi, yaşı, dişlerin ağızdaki sıralanışı, dudaklar ve diş etleri dişlerin hangi şekilde yapılacağına karar vermekte etkili olacaktır.

    Diş Estetiği

    Diş estetiği yapmak için yapılan işlemler nelerdir

    Dişlerdeki şekil bozukluğunun düzeltilmesi: Vaktinden önce dökülmüş olan süt dişleri dişlerin düzensiz olarak yerleşmesine sebep olmaktadır. Üst üste binen dişler, sağlıksız bir görünüm oluşturarak kötü görünüme sebep olur. Bunu düzeltmek estetik diş hekimliğinin alanına girmektedir. Yaş sınırı olmasa da, küçük yaşlarda yapılacak olan ortodontik tedavi daha çabuk sonuçlanacaktır. Ortodontik tedavi ile yapılamayan düzenlemeler protetik işlem uygulanarak düzeltilecektir. 

    Dişlerde bulunan eksik dişlerin tamamlanması: Ağızda bulunan eksik dişler öncelikle implant uygulaması yapılarak tamamlanır. Bunun uygulanamadığı durumlarda dişlerin önüne ve arkasına yapılan köprü uygulaması yapılmalıdır. Bu uygulamaların yapılamadığı durumlarda hareketli protezler yapılarak dişlerin tamamlanması tercih edilmektedir.

    Dişlerin beyazlatılması: Dişler evde ve ofis ortamında yapılan işlemlerle beyazlatılarak, kişinin estetik bir gülüşe ve psikolojik olarak rahatlamasına çalışılır. Diş doktorunun yapacağı uygulamalar dışında evde doğal maddeler kullanılarak ta dişler beyazlatılabilir. Bu konuda en etkili madde karbonat ile dişlerin beyazlatılması ve bakterilerin yok edilmesidir. 

    ]]>
    Diş İltihabı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-iltihabi.html Sun, 18 Nov 2018 06:44:01 +0000 Diş iltihabı dişteki çürüğün sinire kadar ulaşması ve bakteri ve toksinler yardımıyla, damar ve sinirleri harap etmesiyle oluşan bir durumdur. Bakterilerin çoğalması ve ödem yapmasıyla iltihap ilerleyerek, diş Diş iltihabı dişteki çürüğün sinire kadar ulaşması ve bakteri ve toksinler yardımıyla, damar ve sinirleri harap etmesiyle oluşan bir durumdur. Bakterilerin çoğalması ve ödem yapmasıyla iltihap ilerleyerek, diş köküne kadar gider. Şiddetli ağrılarla kendini belli eden bu durum, geceleri daha fazla kendini gösterir. Dokulara verdiği hasar, çene kemiğini eritmeye başlaması iltihabın tedavisine önem vermemiz gerektiğini anlatmaktadır.  

    Diş iltihabı belirtileri nelerdir

    • Şiddetli ve kesintisiz diş ağrılarının olması.
    • Ağzın içerisinde ve yüzde meydana gelen şişlikler.
    • Diş üzerine baskı uygulandığında ağrı duyulması.
    • Ağzınızı kapattığınızda dişe olan baskı hissi.
    • Tek taraflı yaşanabilen baş ağrıları.
    • Yemek yeme sırasında ağrı duyulması.
    • Ağız kokusu duyulması.

    Diş iltihabı tedavisi nasıl olur

    İltihabın şiddetine göre değişen tedavide antibiyotik kullanımı, drenaj ve küretaj yapılacaktır. Tedavi sırasında ağız ve diş temizliğine dikkat etmek iltihabın iyileşmesini hızlandıracaktır.

    Diş İltihabı

    Diş iltihabı nasıl önlenebilir

    Ağız ve diş temizliğine dikkat etmek, düzenli olarak dişlerin fırçalanması ve yiyecek artıklarının diş ipiyle temizlenmesi iltihap oluşumuna engel olacaktır. Diş doktoruna düzenli olarak gitmek iltihap ve çürük oluşumunda erken teşhise yardımcı olacaktır. Beslenmeye dikkat etmek, sigara ve tütün mamulleri kullanmamak etkili olacaktır.

    Diş iltihabı tedavi edilmediğinde neler olur

    Fistül abse oluşumu: Diş etleri üzerinde oluşan açıklıklardır. Fistl oluşumunda ağrı azalarak, dişetleri üzerinde beyaz birikintili kırmızımsı oluşumlar meydana gelir. Kemik yıkımının fazla olduğu hallerde iltihap kemiğe inerek, diş kaybına neden olur.

    Sinüs enfeksiyonu gelişimi: İltihap oluşumu kan yoluyla kalbe ulaşarak, bakteriyal endokardit oluşturur. Yaşamı tehdit edecek olan bu durum mutlaka önemsenmelidir.

    Beyin apsesi oluşumu: Damarların yardımıyla beyne ulaşan iltihap, hastayı komaya sokacak şekilde şiddetli olabilir.

    Ludwig anjini: Alt çene altını etkileyen iltihap oldukça ciddi ve ölümcül seyreder. Genellikle yetişkin insanlarda bu rahatsızlık oluşur.

    ]]>
    Diş Fırçalama https://www.disagrisi.gen.tr/dis-fircalama.html Sun, 18 Nov 2018 19:32:47 +0000 Diş fırçalama ağız ve diş sağlığının korunması için, günde iki defa yapılması gereken eylemdir. Vücudumuzun hastalıklara maruz kalmasının sebeplerinden biri olan ağzımız, ne kadar doğru temizlenir ve bakıl Diş fırçalama ağız ve diş sağlığının korunması için, günde iki defa yapılması gereken eylemdir. Vücudumuzun hastalıklara maruz kalmasının sebeplerinden biri olan ağzımız, ne kadar doğru temizlenir ve bakılırsa,  bizlerin sağlıklı olmasına katkıda bulunacaktır. Yumuşak bir diş fırçası yardımıyla gerçekleştirilen bu işlem, doğru yapıldığında bakterilerin dişler üzerinden ve ağızdan atılmasını sağlayarak, hastalıklardan korunmamızı sağlayacaktır. 

    Diş fırçalama neden yapılmalıdır

    Doğumda steril olan ağzımız, doğumla birlikte mikroorganizmalarla tanışır. Bunlar ağız ortamında çoğalır ve ağız florasını oluşturlar. Yeni doğan bebeklerde ağızda pamukçuk oluşması, mantarların hızla çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Mantarlar ilaçlarla baskı altına alınarak, bakterilerin çoğalmasına izin verilir. Bu şekilde ilaca gerek kalmadan, mantarlarla savaşmanın önü açılır. Artık ömür boyunca bakterilerle yaşamak zorunda kalırız. Diş fırçalama işlemi bu bakterilerin diş üzerinden uzaklaştırılması için yapılır. 

    Diş Fırçalama

    Diş fırçalama nasıl yapılmalıdır

    45 derecelik açıyla tutulacak olan diş fırçası, dişin enine doğru ileri ve geri hareketlerle fırçalanmalıdır. Daha sonra diş etinden alt kısma doğru yapılacak hareketle işlem tamamlanmalıdır. Dişlerin içine fırça dik olarak sokulup fırçalanır. Bu işlem sırasında arka dişler, dişlerin arkası ve dilde temizlenmelidir. İnsanlar genellikle ön dişlerini temizledikleri için çürükler ve diş taşları arka dişlerde oluşmaktadır. Kullanılmakta olan diş fırçaları yumuşak olmalı ve 3-4 ayda değiştirilmelidir. Sert kıllı olan fırçalar diş etlerinde çekilmeye ve dişlerde yıpranmaya yol açarak, çürümeyi hızlandırır.

    Diş fırçalama esnasında diş etleri neden fırçalanmalıdır

    Dişler fırçalandığı sırada diş etlerinin fırçalanması ihmal edilmemelidir. Diş etleri fırçalama esnasında kanasa bile fırçalama bırakılmamalıdır. Diş etlerindeki damarların dolaşım bozukluğu nedeniyle dolgunlaşması sebebiyle oluşan kanamalar, fırçalama sayesinde düzelecektir. Konjesyon denilen bu rahatsızlığın kılcal damarların açılmasıyla iyi olacağını göreceksiniz. Fırçalama sadece dişleri değil, diş etlerini de koruyan bir uygulamadır. 

     

     

     

     

     


     

    ]]>
    Diş Eti Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-tedavisi.html Mon, 19 Nov 2018 01:24:03 +0000 Diş eti tedavisi, diş eti hastalıkları dişleri saran periodontal dokularda oluşan bakteriyel ve kronik hale gelmiş olan enfeksiyonlardır. Çok uzun zaman belirti vermeden ilerleyen hastalıklar, ileri aşamada dişlerin d Diş eti tedavisi, diş eti hastalıkları dişleri saran periodontal dokularda oluşan bakteriyel ve kronik hale gelmiş olan enfeksiyonlardır. Çok uzun zaman belirti vermeden ilerleyen hastalıklar, ileri aşamada dişlerin dokusuna zarar vererek, sağlıklı olan dişlerin bile kaybedilmesine neden olabilirler. Bu hastalıklar bir ya da birden fazla dişi etkisi altına alabilirler. Hastalıklar bakteri plağının diş etinde enflamasyon oluşturması ile başlamaktadır. Daha ileri aşaması gingivitis olarak adlandırılır. Bu aşamada diş etlerinde iltihap olup, henüz kemiklere sirayet etmemiştir. Bu aşamada tedavi edilmeyen hastalıklar periodontitiste dönüşür. Yani diş etlerinde bulunan iltihap, diş kemiklerine kadar inmiştir. Diş etlerinde olan rahatsızlıklar tedavi edilmedikçe ilerler, dişler birbirinden uzaklaşır, dişler sallanır ve kaybedilmeye başlar. Bu hastalıklar genellikle önlenebilen ve kontrol edilebilen özelliktedir. Tedavinin sağlanması ağız hijyeninin olmasına, erken yapılacak tanıya ve doğru yapılacak tedaviye bağlıdır. Hastanın ve doktorun tedaviye aktif katkısı olmalıdır.

    Diş eti tedavisinin ilk aşaması

    Tedavinin en önemli basamağı enfeksiyonun ortadan kaldırılmasıdır. Hasta etkili ve düzenli bir şekilde ağız sağlığını korumak için, dişlerini, dişlerin arasını ve diş etlerini temizlemelidir. Enfeksiyonun kaldırılması için, hastalığa neden olan bakteriyel dental plak, diş taşının tutunduğu diş kökleri, diş taşları temizlenmelidir. Hastanın da bu durumu koruyabilmesi gereklidir. Başlangıç tedavisi olarak adlandırılan bu bölüm, tedavinin vazgeçilmez basamağıdır. Hastalığın durumuna göre 3-4 seansta bitirilir. Bu aşamada kötü dolguların yenilenmesi, protezlerin yanlış olan diş etlerinden taşan görünümleri düzeltilmeli, çürük dişlerin doldurulması, kanal tedavileri, kurtulması zor  olan dişlerin çekilmesi gerçekleştirilmelidir. Dişlerde bakterilerin tutunması için uygun olmayan ortam kalmamalıdır. Hastanın sistemik bir rahatsızlığı varsa, bunun tedavisi de bu aşamada yapılmalıdır. Dişlere protez gerekiyorsa, bu aşamada gerekli olan planlama yapılmalıdır. 

    Diş Eti Tedavisi

    Diş eti tedavisinin ikinci aşaması

    Tedavinin ilk aşamasında tedavi edilemeyen bir sorunun olması halinde, cerrahi işlemler devreye girecektir. İlk tedavi sonrasında kalan diş eti çekilmeleri, büyümesi, cep derinlikleri, diş eti miktarı gibi bulgular verilecek tedavi kararını etkileyecektir. Hastada bulunan periodontal hastalıkların tamamı aynı cerrahi işlemle tedavi edilemez. Hastanın ve dokunun özelliklerine ait olan özellikler, hastalığın seyri ve yaygınlığı tedavi şeklini belirleyecektir. Cerrahi tedavinin amacı dişleri, diş etini, kemikleri orijinali gibi yapmak, cep derinliklerini düzeltmek, temizliği kolay bir ortam oluşturmak olmalıdır. Bu yüzden bu aşama düzeltici tedavi olarak adlandırılır. Cerrahi tedaviler genel anestezi altında yapılan, gerektiğinde tetkikler ve konsültasyonların yapıldığı işlemlerdir. Bu aşamada uygulanabilecek cerrahi tedaviler şunlardır;

    • Gingivektomi: Bu sadece diş etlerini ilgilendirir. Diş eti büyümelerinde, diş ceplerinin büyük olduğunda bunu düzeltmek için, diş etinin biraz kesilerek çıkarılası işlemidir. Bu işlemle hastalığın ilerlemesi durdurularak, kolay temizlenebilen, estetik bir görünüm sağlanmış olur.
    • Flep operasyonu ve kemik cerrahisi işlemleri: Bu işlem diş etleriyle birlikte kök yüzeylerini ve alttaki destek dokuları ilgilendirir. Ayrıca kemik erimesinin olduğu durumlarda kullanılır. Uygulamada diş eti kaldırılarak, alttaki dokulara ulaşılır ve tedavi edilir. Tedavide amaçlanan kök yüzeylerinin temizlenmesi, cep derinliklerinin azaltılmasıdır. Cep derinliklerinin artması içine bakterilerin birikmesine ve kemik yıkımının artmasına yol açacağından, bu tedavi önem taşımaktadır. Tedavi sonrasında düzeltilen cepler, hastanın evdeki ağız bakımını kolaylaştırır, diş ve diş eti sağlığını korumay]]> Kaplama Diş https://www.disagrisi.gen.tr/kaplama-dis.html Tue, 20 Nov 2018 00:55:15 +0000 Kaplama diş farklı sebeplerle hasarlanan dişi, işlevini tekrar sağlamak amacıyla şekillendirmek olarak tanımlanabilir. İçeriğinde bulunan porselen, zirkon gibi maddelerin aşınma ve kırılma gibi etkilere karşı daya Kaplama diş farklı sebeplerle hasarlanan dişi, işlevini tekrar sağlamak amacıyla şekillendirmek olarak tanımlanabilir. İçeriğinde bulunan porselen, zirkon gibi maddelerin aşınma ve kırılma gibi etkilere karşı dayanıklı olması kaplamaların tercih edilmesine sebep olmaktadır. Zamanla oluşan diş eti çekilmelerinde sadece metal kaplamalarda diş köklerinde morluklar oluşur. Onun dışındaki türlerde bu sorun yaşanmaz.

      Kaplama diş nasıl yapılır

      Dişteki kron tabakasının bir sebepten dolayı aşınmasının ardından işlevini kaybetmesiyle, diş hekimi tarafından yeniden yapılandırılır. Alınan kalıplarla laboratuvar ortamında üretilen yapay dişler, yıpranan kronun yerine oturtulur. Öncelikle üretilen suni kronlar, doktor tarafından ağız içerisinde denenerek, beklentileri karşıladığına inanıldığında yerine sabitlenir. Diş kökü üzerine sabitlenen yapay dişlere, kronla kaplama adı verilir. Yapay kronun yerine sabitlenebilmesi için, alttaki doğal kronu yerinden çıkartmak gerekir. Diş doktorunun hava basıncı ile çalışan bir cihazla çıkardığı doğal kronun ardından, yeni kron yerine yapıştırılır. Bu işlemlerde hastaya lokal anestezi yapılarak ağrı duyması engellenir.

      Kaplama diş çeşitleri nelerdir

      Kaplama Diş

      Lamina kaplamalar: Porselen veya kompozitten yapılan bu kaplamalar, diş eksikliği olan hastalarda kullanıma uygun değildir. Kompozit olanlar daha ucuz olsa da, kısa ömürlü olurlar.  

      Metal destekli kaplamalar: Bu kaplamaların yapılması için, diş her tarafından ufaltılır. Bu dişin üzerine porselenle kaplı metal bir şapka geçirilir. Etrafı porselenle kaplı olduğundan metalleri göremezsiniz. Ön dişlerde mat bir görüntü oluşturması sebebiyle tercih edilmemektedir.

      Zirkonyum kaplamalar: Metal destekli olanlara göre daha dayanıklı olan zirkonyum kaplamalar, ışığı geçiren yapıda olduklarından estetik açıdan da tercih edilmektedir. Zaman içerisinde diş etlerinin çekilmesi gibi sorunların yaşanması durumunda, alttan kötü görüntü oluşturmadıkları için oldukça kullanışlıdır. Özellikle arka azı dişlerde dayanıklı olduğundan zirkonyum kaplamalar yapılmaktadır. 

      Porselen kaplamalar: Diş üzerinde yapılan porselen kaplamalardır. Sadece porselenden oluşması estetik açıdan da güzel bir görüntü vermektedir. Özel yapıştırıcılar sayesinde dişlere yapıştırılırlar. Baskıya dayanıklı olmaması sebebiyle, ön dişlerde daha fazla tercih edilir. Ağzında fazla eksiği olmayan hastalar için uygun bir yöntemdir.

      ]]>
      Diş Kaplama https://www.disagrisi.gen.tr/dis-kaplama.html Tue, 20 Nov 2018 17:36:13 +0000 Diş kaplama, aşırı olarak madde kaybına uğrayan ya da estetik olarak uygun durumda olmayan dişlerin küçültülerek uygun materyallerle kaplanmasıdır. Kaplamanın yapılabilmesi için diş 1 mm küçültülür. Bunun yap Diş kaplama, aşırı olarak madde kaybına uğrayan ya da estetik olarak uygun durumda olmayan dişlerin küçültülerek uygun materyallerle kaplanmasıdır. Kaplamanın yapılabilmesi için diş 1 mm küçültülür. Bunun yapılma sebebi dişi korumak, güzelleştirmek ve sağlamlaştırmaktır. Diş iki bölümden oluşmaktadır. Dişin gördüğümüz kısmına kuron, dişetinin altında kalan bölümüne ise kök adı verilmektedir. Kaplamalardaki amaç, doğal dişlerinize benzemesidir. Kaplamaların doğal dişlerinizin boyutlarına, şekillerine ve renklerine mümkün olduğu kadar yakın olmasına dikkat edilir.  

      Diş kaplama hangi durumlarda yapılabilir

      • Zayıf olan dişlerin kırılmasını önlemek için yapılır.  
      • Dişlerde renklenme, kırılma ve şekil bozukluğu olması durumunda yapılır.
      • Yapılan diş implantı üzerine üst yapı olarak yapılır.
      • Büyük bir dolguyu yeniden restore etmek için yapılır. 
      • Dişlerin çürümesi halinde ve diş dolgu tutmayacak kadar çürüdüğünde yapılır.
      • Kanal tedavisi görmüş olan dişlerin kırılmasını önlemek için yapılır.
      Diş Kaplama

      Diş kaplama için en uygun malzeme nedir

      Kişilerin dişlerinin yapısına göre en uygun malzeme kullanılmalıdır. Buna diş doktorunuz karar verecektir. Günümüzde en fazla tercih edilen kaplama malzemesi porselendir. Bunların dışında metal destekli porselenler de kullanılmaktadır.

      Diş kaplama ne kadar sürede yapılır

      Dişlere yapılacak kaplama 2-3 randevuda tamamlanacaktır. Öncelikle dişlerdeki çürüklerin temizlenmesi ve dişlerin ölçülerinin alınması gerekir. Bu ölçülere göre yapılan kaplamalar yerlerine yerleştirilir. Yapılışı uygunsa doktorunuz tarafından kalıcı olarak yapıştırılır.

      Diş kaplamalara nasıl bakım yapılmalıdır

      Her zaman olduğu gibi dişlerinizi günde iki kez fırçalamalı ve artıkları temizlemek için diş ipi kullanmalısınız. Özellikle sert yiyeceklerden kaçınarak, kaplamaların kırılmasını önlemelisiniz. Doktorunuzu düzenli olarak ziyaret ederek diş sağlığınızı kontrol altında tutunuz. Bu şekilde kaplamalarınızın ömrünü uzatmış olursunuz.

      ]]>
      Diş Beyazlatıcı https://www.disagrisi.gen.tr/dis-beyazlatici.html Tue, 20 Nov 2018 23:02:54 +0000 Diş beyazlatıcı olarak kullanılan ürünler, doğal olabileceği gibi doktorunuzun önereceği tıbbi ürünler olabilir. Dişlerin renk değişimine uğradığı durumlarda, doğal parlaklığını kaybettiği zamanlarda uygu Diş beyazlatıcı olarak kullanılan ürünler, doğal olabileceği gibi doktorunuzun önereceği tıbbi ürünler olabilir. Dişlerin renk değişimine uğradığı durumlarda, doğal parlaklığını kaybettiği zamanlarda uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntem hamile kadınlar ve çocuklar dışında herkese rahatlıkla uygulanabilir.

      Doğal diş beyazlatıcıları nelerdir

      Karbonat: Doğal diş beyazlatma ürünleri arasında yer alan karbonat, bunu yanı sıra bakteriler ve mikroorganizmalar için de fayda sağlayacaktır. Ağızdaki diş taşlarının temizlenmesinde de yaralı olacak  bir maddedir.

      Sofra tuzu: Karbonat kadar faydalı olmasa da, ağızdaki bazı bakterileri öldürerek beyazlatma sağlayabilir. Ayrıca diş eti iltihaplarında ki ödemlerin giderilmesinde fayda sağlayacaktır.

      Gliserin: Anti bakteriyel özelliği bilinmese de, gliserinde faydalı maddeler arasında yer alır. Bir damla gliserin damlatılmış çözeltiler, mikroorganizmaların faaliyetlerini durdurmaya yetecektir.

      Diş Beyazlatıcı

      Doğal olmayan diş beyazlatıcılar nelerdir

      Genellikle içerikleri aynı olmakla birlikte değişik şekillerde üretilen beyazlatıcılar kale, jel ve sprey şeklinde olabilir. Diş doktorlarının kullandığı beyazlatıcıların içerikleri daha fazla olduğundan, daha etkili bir beyazlatma yaparlar. Güvenli üreticilerin ürünlerini tercih etmek, başarılı bir beyazlatma işlemi gerçekleştirecektir. 

      Diş beyazlatma işlemi nedir

      Yapılan işlem dişlerin yapısında oluşan renklenmeleri yok eden bir işlemdir. Bu renklenmeler çay, kahve, sigara gibi maddelerin kullanılmasından, yaşlılıktan, tetrasiklin kullanımından, eskiden yaptırılan diş kaplamalarından, travmalardan oluşabilir. Uygun yöntemler kullanılarak, diş hekimi tarafından yapılan beyazlatma işleminin diş etlerine ve dişlere zararı bulunmamaktadır. İlk yapıldığında kızarıklık, hassasiyet gibi belirtiler olsa da, çok kısa sonra geçecektir.    

      Diş beyazlatma işlemi kaç şekilde yapılabilir

      Home bleaching: (Ev ağartması) Doktorun ağızdan aldığı kalıplar içerisine ilaç konarak dişlerin üzerine takılır. 6-8 saat kadar dişlerde kalan kalıp, dişlerin durumuna göre 1-4 hafta içerisinde gereken beyazlığı sağlar.

      Office bleaching: (Ofis ağartması) Doktorun muayenehanesinde yapılan işlemde, ilaç doktor tarafından dişlere uygulanır. Işık kaynağı sayesinde dişler beyazlatılır. Dişlerin yapısına göre 1- 2 seansta tamamlanır.

      ]]>
      Evde Diş Beyazlatma https://www.disagrisi.gen.tr/evde-dis-beyazlatma.html Wed, 21 Nov 2018 20:54:42 +0000 Evde diş beyazlatma işlemini yapmak isteyenler için oldukça kolay yöntemler bulunmaktadır. Öncelikle ağız ve diş temizliğine önem verenler, dişlerinin daha parlak ve estetik olması için, bu yollara sıkça başvuruy Evde diş beyazlatma işlemini yapmak isteyenler için oldukça kolay yöntemler bulunmaktadır. Öncelikle ağız ve diş temizliğine önem verenler, dişlerinin daha parlak ve estetik olması için, bu yollara sıkça başvuruyorlar. İnsanların diş yapıları farklı olduğu için, dişlerde kişiden kişiye değişen renk tonları bulunur. Bazılarının dişleri beyaz olurken, bazıları da genetik olarak daha koyu tonlarda olur. Bazı durumlarda dişler dışarıdan aldıkları etkilerle renk değişimlerine uğrarlar. Etkileyici bir gülüşü altında, beyaz dişlerin olduğunun herkes farkında. Bu sebeple dişlerin görünümü, insanların psikolojik olarak rahat olmalarına neden oluyor.

      Evde diş beyazlatma işlemi yapılmadan nelere dikkat edilmelidir

      Diş beyazlatma işlemi yapmadan önce ağzınızı diş doktoruna göstererek muayene olmanız gerekir. Ağzınızın içerisinde bulunan çürükler, diş minelerindeki çatlaklar, kaplamalar incelenmelidir. Ağzınızda bulunan kaplamalar ve porselenler beyazlatma işleminden etkilenmeyeceğinden, bu işlem sonrasındaki durum irdelenmelidir.

      Evde Diş Beyazlatma

      Evde diş beyazlatma yöntemleri nelerdir

      Satın alacağınız beyazlatıcı bantlar ile solüsyonları kullanarak dişlerinizi beyazlatmanız mümkündür. Beyazlatıcı diş macunları da, aşındırıcı madde içerdikleri için sizlere yardımcı olacaktır. Bunları kullanmadan önce diş doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Bunlar ağzınızda hoş bir kokuya sebep olduğu kadar, hem dişlerinizi beyazlatmakta, hem de tartar oluşumlarına karşı koruyucu olmaktadır. Bunun yanında doğal maddeler kullanarak, diş sağlığınıza fazla zararı olmayacak yöntemleri de tercih edebilirsiniz. Bunun en kolay yolu karbonatla dişlerinizi ovmaktır. Bu şekilde kazanacağınız beyaz görünüm fazla uzun süreli olmasa da, sıkça uygulayabilme şansına sahipsiniz. Hem dişlerinizde beyazlığı yakalayacak, hem de bakterilere savaş açmış olacaksınız. Evde yapacağınız beyazlatma işlemlerini doğal olmayan yollardan yapmıyorsanız, sağlığınız için zararlı olmayacaktır. Diğer ürünleri kullandığınızda, mutlaka doktorunuza danışarak kullanmanız tavsiye edilir.

      ]]>
      Diş Beyazlatma Fiyatları https://www.disagrisi.gen.tr/dis-beyazlatma-fiyatlari.html Thu, 22 Nov 2018 20:34:40 +0000 Diş beyazlatma fiyatları için ödeyeceğiniz ücreti merak ediyorsanız, yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Bu işlemi evde ve doktorunuzun muayenehanesinde gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle bayanların estetik açıs Diş beyazlatma fiyatları için ödeyeceğiniz ücreti merak ediyorsanız, yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Bu işlemi evde ve doktorunuzun muayenehanesinde gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle bayanların estetik açısından tercih ettiği bu uygulama 15-20 dakika sürecek bir işlemle ofis ortamında tamamlanabilir. Evde yapacağınız beyazlatma daha ucuza mal oluyorken, doktorunuzda yaptıracağınız ofis tipi beyazlatma daha pahalı olacaktır. Bu işlemlerde bazı faktörler fiyatlara etki edecektir.

      Diş beyazlatma fiyatlarına etki eden faktörler nelerdir

      • İşlemin evde veya ofis ortamında yapılmasına göre
      • Kullanılacak ürünlerin markasına göre
      • Beyazlatma işlemini yaptıracağınız kliniğin olduğu semte göre
      • Dişlerinizin yapısal özelliğine göre
      • Dişlerin beyazlatılma süresi ve kullanılacak olan tekniğe göre
      • Gideceğiniz kliniğin popüler olması ve modern ürünleri kullanmasına göre
      Diş Beyazlatma Fiyatları

      Diş beyazlatma için eczanelerden alınacak  beyazlatma bantları gibi ürünler, etkisi fazla olmasa dahi bakım amaçlı kullanılabilir. Diş doktorunuzun hazırlayacağı beyazlatıcılar ise, yoğun olduğundan daha etkili olacaktır. Beyazlatma kozmetik dişçilik olarak sınıflandırıldığından, sizlerin tercihine göre işlem yapılacaktır. Fiyatları değerlendirirken diş doktorunda yaptıracağınız beyazlatmanın 2-3 yıl boyunca etkili olacağını dikkate almalısınız. Dişlerinize iyi bir bakım yaparak bu süreyi daha fazla uzatma imkanına da sahipsiniz.  

      ]]>
      Hamilelikte Diş Ağrısı https://www.disagrisi.gen.tr/hamilelikte-dis-agrisi.html Fri, 23 Nov 2018 10:43:04 +0000 Hamilelikte diş ağrısı, bayanlar için hassas bir dönemin içerisinde yaşanan istenmeyen durumlar arasında yer alır. Değişen hormonların etkisiyle oluşan diş eti iltihapları sonucunda dişlerde ağrı görülmesi nor Hamilelikte diş ağrısı, bayanlar için hassas bir dönemin içerisinde yaşanan istenmeyen durumlar arasında yer alır. Değişen hormonların etkisiyle oluşan diş eti iltihapları sonucunda dişlerde ağrı görülmesi normaldir. Östrojen ve progesteron  hormonlarının artması ve diş yüzeylerindeki bakteri plağından dolayı diş eti iltihapları yaşanması bu dönemde görülen ağrıların sebebidir. Buna hamilelik gingivitisi adı verilmektedir. Her kadında farklı etkilere sebep olan bu durum, bazı kadınlarda daha şiddetli yaşanır. Anne adayları bebeklerine bir zarar vermesinden korktuğundan ya da mideleri bulandığı için, diş fırçalamaktan kaçınırlar. Bu sebep ağrıların daha fazla yaşanmasına sebep olur.

      Hamilelik esnasında yaşanan diş ağrılarında yapılması gerekenler nelerdir

      Ağrılarınız ilerlemeden diş doktoruna başvurmalısınız. Hamileliğiniz esnasında tedavi görmeniz, size ve bebeğinize zarar vermeyecektir. Önemli uygulamalar yapılacaksa, bunu ilk üç ay sonrasına ertelemeniz daha uygun olacaktır. Yapılacak müdahaleye doktorunuz en doğru kararı verecektir. İlaç tedavisi uygulanacaksa, ilaçlar hakkında kadın doğum doktorunuza da danışabilirsiniz. Dişlerinizde oluşacak iltihaplı oluşumlar  tedavi edilmediğinde kan yoluyla bebeğinize zarar verecektir. Yapılacak tedavide lokal anestezi uygulaması gerekiyorsa, bu işlem bebeğinize zararlı olmayacak şekilde düzenlenecektir. Röntgen çekilmesi gerekiyorsa bunu ilk üç aydan sonra ve kurşun önlük giyerek yaptırmanız tavsiye edilir.  

      Hamilelikte Diş Ağrısı

      Hamilelik esnasında diş problemleri yaşamamak için yapılması gerekenler nelerdir

      Öncelikle hamile kalmadan önce ağız ve diş sağlığınız bakımından diş doktorunuza giderek muayene olmanız gerekir. Eğer dişlerinizde bir sorun tespit edilirse, tedavisi yapılmalıdır. Bu dönem diş rahatsızlıklarına sıkça rastlandığından ağız ve diş temizliğine yeterince önem vermelisiniz. Doktorunuzun önerdiği kalsiyum ve flor içerikli ilaçları düzenli kullanmanız gerekir. Beslenmenize dikkat ederek yoğurt, süt ve peynir gibi kalsiyum yönünden zengin gıdalarla beslenmeniz faydalı olacaktır. Tatlı içerikli ve unlu gıdaların tüketimine dikkat etmeniz, yedikten sonra dişlerinizi fırçalamanız gerekir. Bu tür gıdalar asit oluşumuna sebep olacağından, diş çürüklerine sebep olabilir.  Uygun diş fırçaları ve diş ipi kullanarak dişlerinizin temizliğini, günde iki kez olmak üzere yapınız. İyi bir ağız ve diş temizliği, diş ağrılarından kurtulmanın en iyi çözümüdür.

      ]]>
      Diş Çekimi Sonrası https://www.disagrisi.gen.tr/dis-cekimi-sonrasi.html Sat, 24 Nov 2018 06:30:29 +0000 Diş çekimi sonrası, doktorunuzun tavsiyelerine uymanız gerekmektedir. Dişi ağızda tutmak amaçlansa da, bazı durumlarda dişin çekilmesi gerekebilir. Diş çekiminden birçok insan çekinse de, bu işlem ağrı duymayaca Diş çekimi sonrası, doktorunuzun tavsiyelerine uymanız gerekmektedir. Dişi ağızda tutmak amaçlansa da, bazı durumlarda dişin çekilmesi gerekebilir. Diş çekiminden birçok insan çekinse de, bu işlem ağrı duymayacağınız kadar kolaydır. Sadece dikkat edilmesi gereken bazı durumlar bulunmaktadır.

      Diş çekimi sonrasında yapılması gerekenler nelerdir

      Çekim sonrasında en az 2 saat süreyle tükürmemeniz ve ağzınızı çalkalamamanız konusunda doktorunuzun uyarılarını dikkate almalısınız. Çünkü yaralı bölgenin daha iyi iyileşebilmesi ve kanamanın durması için, dişin çekildiği bölgede kan pıhtısı oluşmalıdır. Bunun yanı sıra sümkürmemeli ve hapşırmamaya dikkat etmelisiniz. Doktorunuzun dişi çektiği bölgeye koyduğu tamponu en az yarım saat süreyle yerinden çıkarmamanız gerekir. Çekimden sonraki 2 gün boyunca sızıntı halinde kanama olması normal bir durumdur. Sıcak yiyecekler, sıcak banyo ve aşırı hareket bu kanamayı arttırabilir. Yapılan işlemden  2 saat sonrasına kadar kanamanız azalmazsa, çayla ıslatılmış bir tamponu yaralı bölgeye yerleştirebilirsiniz. Çayda bulunan tannik asit kanamanın durmasına yardımcı olacaktır. Kanamanın durmaması durumunda diş doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir. Ayrıca çekimden sonra bir gün boyunca alkol ve sigara kullanmamanız önerilir. Bu maddeler bölgede oluşan kan pıhtısını bozacağından, kullanılmaması gerekir. Ağrıların devam etmesi durumunda ağrı kesicilerin kullanılması, antiseptik gargara uygulaması sizleri rahatlatacaktır. Ağrılarınızın 3. günle beraber geçmesi gerekir. Geçmediği taktirde diş doktorunuza görünmeniz yerinde bir davranış olacaktır. Antibiyotik kullanmanız gerekiyorsa ilaca bitinceye kadar devam etmelisiniz. Ağrı kesici ilaç olarak kanamayı arttıracak olan aspirini kullanmamanız gerekir.

      Diş Çekimi Sonrası

      Çekim sonrasında yüzünüzde herhangi bir şişlik oluşması ve bu şişliklerin 3 günden fazla sürmesi durumunda doktorunuza gitmeniz gerekir. Bu süre zarfında bölgeye soğuk uygulama yaparak rahatlayabilirsiniz. Soğuk uygulamayı bir havlu arasına koyduğunuz buzlarla yapmalısınız. Direkt olarak yapılan buz uygulaması yumuşak dokulara zarar verecektir. Şişlikler inmeye başlarsa, 3. günden sonra sıcak havlu uygulaması yapabilirsiniz.

      Diş çekilen bölgede morluk ve ağız hareketlerinde kısıtlılık yaşanması durumunda, telaş etmemeniz gerekir. Bunlar bölgede oluşan şişlikten ötürü kaynaklanan belirtilerdir. Bir hafta içerisinde azalarak kaybolacaktır. Bütün bunlara dikkat edilmesi halinde, diş çekimi sonrası sorun yaşamadan iyileşeceksiniz.

      ]]>
      Lamine Diş https://www.disagrisi.gen.tr/lamine-dis.html Sun, 25 Nov 2018 02:25:24 +0000 Lamine diş, kişilerin dişlerinin kaplanması gerekmiyorsa, sadece ön dişlere uygulanan estetik uygulamadır. Kişinin ön dişlerine yapıştırılan, tırnak kalınlığındaki oluşumlardır. Kişi dişlerinin yapısını, Lamine diş, kişilerin dişlerinin kaplanması gerekmiyorsa, sadece ön dişlere uygulanan estetik uygulamadır. Kişinin ön dişlerine yapıştırılan, tırnak kalınlığındaki oluşumlardır. Kişi dişlerinin yapısını, rengini beğenmediği takdirde gerçekleştirilir. İnsanların güzel bir gülüşe sahip olmak için, son yıllarda sıkça başvurdukları bir yöntemdir. Kozmetik diş hekimliğinin uygulamaları arasında yer alır. Ön dişlere uygulanan en uygun yapılar, porselen lamine ya da full porselen jaket krondur. Zirkonyum dişler ise, dayanıklılık açısından arka azılarda kullanılmaktadır. Doğal dişlerin estetiğini sağlamak amacıyla yapılan lamine dişler, saydam yapıda ve ince porselen yapraklardan oluşur. Kişiye özel uygulamalar arasındadır.

      Lamine diş hangi durumlarda tercih edilir

      • Dişlerde önceden kaplama için yapılan küçültmeler yoksa bu uygulama estetik bir görünüm sağlar.
      • Daha önce ön dişlerde kron yapılsa bile, porselen laminelerle değiştirilebilir.
      • Ortodonti tedavisini istemeyen hastalar için, bu yöntem kullanılabilir.
      • Dişlerde bulunan istenmeyen renk tonlarında, çarpıklıklarda tercih edilebilir.

      Lamine dişlerin çeşitleri nelerdir

      Porselen lamine dişler: (laminate veneer) Bu yapılar ışıltılı ve gerçekçi görünüme sahiptir. Çok ince ve saydam olmasına rağmen, oldukça güçlüdür. Dişlere yapıştırıldıktan sonra, kırılmalara karşı son derece dayanıklı konuma gelirler. Uzun yıllar kullanılabilecek yapıya sahiptirler. Dişleri son derece canlı ve doğal bir görünüme getiriler.

      Lamine Diş

      Porselen jaket kuronlar: Bu uygulamada genellikle dişler daha önceden işlem yapılarak küçültülmüşlerdir. Eskiyen metal porselen köprülerin daha estetik görünmesi amacıyla yapılırlar. Burada full porselen kuronlar kullanılır.

      Lamina diş uygulaması nasıl yapılır

      Lamina diş yaptırmak için, doktora gideceğiniz ilk muayene de dişlerin ön yüzünden ince bir tabaka kaldırılır. Bazı hallerde buna gerek kalmadan ölçü alımına gidilebilir. Dişlerin rengi ve formları belirlenerek, dişlere yapılacak efektler hazırlanır. Bunlardan yaklaşık olarak bir hafta sonra, dişlere uygulanacak lamineler hazırlanarak, kişilere takılır. Takılma aşaması son derece önemlidir. Düzgün takılmadığı takdirde kullanılan ilaçlar diş etlerine kaçarak, rahatsızlık verebilir. Uygulama yapılmadan önce, bilgisayar sayesinde kişilerin gülüşleri üzerinde gereken çalışma yapılarak, en uygun pozisyonda lamina dişler yapılır. Bu şekilde hastalar sonraki hallerini önceden bilirler. Diş beyazlatma işleminden yeterince randıman alamayan kişiler bu yöntemle isteklerine kavuşabilir. Pahalı bir uygulama olsa da, güzel gülüşlere sahip olmak isteyenlerin tercihi olmaya devam eden bir uygulamadır.

      ]]>
      Protez Diş https://www.disagrisi.gen.tr/protez-dis.html Sun, 25 Nov 2018 09:07:39 +0000 Protez diş, ağızda bulunan eksik dişlerin tamamlanması amacıyla yapılan, kullanan tarafından takılıp, çıkarılabilen  dişler olarak bilinir. Kişiler bu dişlere alışmakta biraz zorluk çekseler de, zamanla bunu a Protez diş, ağızda bulunan eksik dişlerin tamamlanması amacıyla yapılan, kullanan tarafından takılıp, çıkarılabilen  dişler olarak bilinir. Kişiler bu dişlere alışmakta biraz zorluk çekseler de, zamanla bunu atlatmaktadırlar. Kendi doğal dişlerimiz gibi olmasa da, günümüz teknolojisiyle yapılan dişler görünüm itibarıyla daha doğal ve kullanışlıdır.

      Protezlerin işlevleri ve türleri nelerdir

      Protezler tam ve bölümlü olarak yapılmaktadır. Tam olarak yapılanlarında, dişeti üzerine yerleştirilen dişetinin renginde akrilik bir taban kullanılır. Üstteki protezin taban bölümü damağın üst kısmını kaplarken, alttaki protez dilin rahat oynaması için, at nalına benzer  şekilde yapılmıştır. Ağızdan alınan kalıplara göre diş laboratuvarlarında hazırlanan protezler, doktorunuz tarafından belirlenen türlerde yapılırlar.

      Geleneksel tam protez

      Ağızda bulunan dişlerin çoğunluğu kaybedildiği zaman, kalan dişlerde çekilerek, geleneksel tam protez yapılır. Ağızdaki dokuların iyileşmesi beklenerek, ağıza yerleştirilen protezlerdir.

      Geçici tam protezler

      Bu protezler ağızda bulunan dişlerin çekilmesinden sonra takılan, geçici protezlerdir. Dişsiz kalmayacağınız için, iyi bir uygulama olarak bilinir. Takıldıktan sonra, birkaç ay sonra düzeltilmesi gerekmektedir. Dişleri desteklemekte olan kemiğin iyileşmesi, protezin bollaşmasına sebep olmaktadır.

      Protez Diş

      Bölümlü protez

      Ağızda protezi tutturmak için, sağlam dişleri bulunan kişilere yapılan uygulamadır. Metal bir tırnak aracılığıyla doğal dişlere takılmaktadırlar. Bazı durumlarda kuronlar yardımıyla sabitlenebilir. Dişlere yapılan köprülere alternatif olarak ta kullanılmaktadırlar.

      Protezlere alışma dönemi ne kadar sürmektedir

      Yeni yaptırılan protezlere alışma süresi kişiden kişiye değişebilmektedir. İlk takıldığında kişiler gevşeklik veya dolgunluk hissedebilir. Zamanla dil ve yanak kaslarınız protezi kabul ederek, yerinde tutacaktır. Ağzın içerisinde fazla tükürük salgılaması, tahrişler ve ağrı ilk zamanlarda normaldir. Çok rahatsızlık duyulması halinde, diş doktoruna giderek kontrol ettirmelisiniz. 

      Protezler ne kadar süreyle kullanılabilir

      Takılmış olan protezler zamanla aşınacak ve yeniden yapılması gerekecektir. Yeniden yapılmasalar bile, yeniden yerlerine oturtmak gerekecektir. Kişilerin ağız yapısı yaşları ilerledikçe değiştiğinden, protezlerde gevşeme olacaktır. Böyle olunca çiğneme güçleşerek, dişetlerinin tahriş olmasına sebep olacaktır. Bu yüzden bunları kullananların yılda bir kez olsun, muayene olmaları önerilir. 

      Protezlerin temizliği ve bakımı nasıl yapılır

      • Bunları temizliğini havlu ya da bir kap içerisinde yapınız. Düşmemesi için dikkat ediniz.
      • Kullanılmadığı zaman temizleyici sıvı solüsyonların ya da suyun içerisinde tutulmalıdır. Eğrilebileceği için kullanılacak su sıcak olmamalıdır. Kesinlikle kurumasına izin verilmemelidir.
      • Her gün düzenli temizleyerek, plaklardan ve yiyecek artıklarından arındırılmalıdırlar.
      • Sabahları takmadan önce ağzınızı, dilinizi, damağınızı yumuşak bir fırçayla fırçalamalısınız.
      • Protezlerinizde çatlama, eğrilme veya gevşeme olursa mutlaka diş hekimine düzelttirin.
      ]]>
      Porselen Diş https://www.disagrisi.gen.tr/porselen-dis.html Sun, 25 Nov 2018 15:27:31 +0000 Porselen diş estetik ve dayanıklılık açısından son derece üstün özelliklere sahiptir. Porselen zirkonyum veya bazı metallerin üzerine kaplanarak, estetik özelliklere sahip dişler oluşturulur. Porselen diş estetik ve dayanıklılık açısından son derece üstün özelliklere sahiptir. Porselen zirkonyum veya bazı metallerin üzerine kaplanarak, estetik özelliklere sahip dişler oluşturulur.

      Porselen dişlerin sınıflandırılması nasıldır

      Tam porselen kronlar: Alt yapı ihtiyacı duyan porselene, daha fazla dayanıklılık kazandırılarak tam porselen kronlar olarak, özellikle ön dişlerde kullanılmaktadır. Estetik açısından güzel bir görünüme sahip olduğundan tercih edilmektedir. Maliyetleri metal destekli üretilen porselenlere göre daha yüksektir. Dişlerin ön tarafında bulunan çapraşıkları düzeltmek, renkleri açmak bu yolla mümkündür.

      Zirkonyum kaplama porselenler: Porselenin içerisine destek olarak beyaz renkli ve ışığı geçiren bir metal olan zirkonyum kullanılarak üretilen dişlerdir. Alerjiye sebep olmadığından ve daha fazla dayanıklı olduğundan dolayı tercih edilmektedir. Aynı zamanda doğal diş yapısına uygun renkte olduklarından kullanıcıların rahatça adapte olmalarına sebep olmaktadır. Dayanıklılıklarından dolayı, iç taraftaki büyük azılarda tercih edilen dişlerdir.

      Porselen Diş

      IPS porselen dişler: Kompozit dolgularla kıyaslandığında, dişler için daha uyumlu yapıdadırlar. Bunun sebebi laboratuar ortamında hazırlanmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Hassas bir teknolojinin ürünü olarak hazırlanan, IPS cihazıyla estetik kazandırılan bir yapıya sahiptirler. Büyük azıların olduğu bölgede aşırı kuvvet kullanıldığından tercih edilmezler.

      IPS porselen dişlerin özellikleri nelerdir

      • Biyolojik uyumları yüksek olan ürünler, dokuların dostudur.
      • İleri bir teknoloji kullanılarak üretilirler.
      • Ağızda bulunan sağlıklı diş dokusu zarar görmez.
      • Dişlerin sertliğine uyumlu malzemelerden üretilirler. Aşınmaları kompozit dolgu ya da kurondan daha azdır. 

      Porselenler üretildiği materyale göre zirkonyum, titanyum, nikelsiz metal alaşımları ile çeşitlendirilir. Bunların dışında güçlendirilmiş porselenden üretilmiş olan porselen kronlar vardır. Aşırı derecede kayıp yaşanan dişlerin kronlanması tercih edilir. Çürük, darbe gibi sebeplerle kırılan dişlerde de uygulanabilir. Kanal tedavisi yapılarak tedavi edilen bir diş, aşırı zayıfladıysa kron yapılması tercih edilir. Diş eksikliklerinde köprü protezleri de yapılabilir. Bu köprüler dişe yapıştırılarak kullanılır. Çekilen dişlerin önü ve arkasındaki dişler küçültülerek, eksik dişlerde dahil porselen kaplamalar yapılabilir.

      ]]>
      Zirkonyum Diş https://www.disagrisi.gen.tr/zirkonyum-dis.html Mon, 26 Nov 2018 07:00:23 +0000 Zirkonyum diş, diş yaptırmak isteyenlerin estetik kaygılarını gideren, beyaz renkli bir metal üzerine porselen kaplama yapılan dişlerdir. Zirkonyum adı verilen bu beyaz metal, ışığı geçiren bir özelliğe sahiptir. Zirkonyum diş, diş yaptırmak isteyenlerin estetik kaygılarını gideren, beyaz renkli bir metal üzerine porselen kaplama yapılan dişlerdir. Zirkonyum adı verilen bu beyaz metal, ışığı geçiren bir özelliğe sahiptir. Dişlerde kaplama ve köprü yapımında da kullanılan element, elde değmeden üretildiği için diş yapısıyla güzel bir uyum sağlar. Kullanılan porselene dayanıklılık sağlamasının yanında, görünüm olarak diğer metallerden daha estetik görünmesi kullanımını giderek yükseltmektedir. Hiçbir zararı olmayan, aksine daha dayanıklı ve görsel özelliğe sahiptir. Uyum ve doğallık açısından son yılların en iyi teknoloji ürünüdür.

      Zirkonyum dişin faydaları nelerdir

      • Renginin beyaz olması porselenle arasında opak kullanılmasını ortadan kaldırıyor. Bu sebeple ışıktaki görünümü doğal diş yapısına yakın oluyor.
      • Alerjik özelliği bulunmadığından dolayı diş etleriyle mükemmel bir uyum sağlıyor.
      • Diğer metallere göre uzun yıllarda kullanılsa gri bir renk almıyor.
      • Baskılara ve gerilmelere karşı diğer metallerden daha dayanıklıdır.
      • Gıdalarda tat değişikliği yapmaz.  
      • Arka azı dişlerde bile kullanılacak kadar dayanıklıdır.
      • Bilgisayar destekli CAD-CAM cihazları ile yapıldığından hatasız bir üretim yapılır.
      • Zamanla dişetlerinde çekilme olsa da, diğer dişler gibi alt katmanda siyah bir görüntüye sebep olmaz.
      • Diş kesiminde zirkonyum basamağa yerleştirildiğinden, dişetlerine baskı yapmaz. Bu yüzden şişme, morarma gibi şikayetler yaşanmaz. 

      Zirkonyum DişZirkonyum dişin maliyetleri nedir

      Metal destekli yapılan porselen dişlere göre daha pahalı fiyatlarda olmasına rağmen tercih edilirliği oldukça yüksektir. Geçmiş yıllara göre fiyatlarında düşme olduğu izlenmektedir. Dayanıklılık ve görsellik sunduğundan dolayı, doğal diş yapısını arayanların vazgeçemediği ürünler arasında yerini almıştır.

      ]]>
      Diş Beyazlatma https://www.disagrisi.gen.tr/dis-beyazlatma.html Mon, 26 Nov 2018 21:57:04 +0000 Diş beyazlatma dişlerin gözenekli yapısında oluşmuş olan renkli oluşumların beyazlatma jeli ile giderilmesidir. Dişlerde oluşan sararma, renk değişimi kişileri rahatsız ettiğinden, bu yöntem uygulanarak zahmetsizc Diş beyazlatma dişlerin gözenekli yapısında oluşmuş olan renkli oluşumların beyazlatma jeli ile giderilmesidir. Dişlerde oluşan sararma, renk değişimi kişileri rahatsız ettiğinden, bu yöntem uygulanarak zahmetsizce giderilmektedir. Ağız içerisinde çürük ve dişeti hastalığı bulunan kişilerin, öncelikle bu rahatsızlıklarını tedavi ettirmeleri, ardından beyazlatma işlemini yaptırmaları tavsiye edilir. Erişkinliğe ulaşmamış kişilerin, hamile ve emziren bayanların bu işlemi yaptırmamaları gerekir.

      Dişlerin renk değişimi yapma sebepleri nelerdir

      Dişlerde bulunan yapısal bozukluklar, anne karnında ya da çocukluk döneminde kullanılmış olan antibiyotiklerden, tüketilen besinlerden, sigara ve sulardaki flordan kaynaklanmaktadır. Diş yapısının içine işlemiş olan, fırçalama ile giderilmeyen lekeler iç renklenme olarak adlandırılır. Bu durumlarda beyazlatma uygulaması faydalı olmaktadır. Dişin dış yüzeyinde oluşan, gıdalardan kaynaklanmış renklenmeler yani dış renklenme, diş tatarlarının temizlenmesi sonucunda giderilecektir. Renklenmenin nasıl giderileceğine doktorunuz karar verecektir.

      Diş beyazlatma yöntemleri nelerdir

      Power blaeching: Doktorunuzun yapacağı bu işlem yaklaşık olarak bir saat sürecektir. Beyazlatıcı jel ve ışık yardımıyla diş renginizi 3-4 ton açma imkanı veren uygulama etkili bir beyazlık sağlamaktadır.

      Diş Beyazlatma

      Home blaeching: Evde sizin uygulayacağınız bu yöntemde, kişiye özel olarak hazırlanmış ağızlıklarla alınan jeller yardımıyla dişlerin beyazlatılması sağlanmaktadır. 5-7 gün arası uygulanan yöntem, bu süre sonunda istenilen beyazlığı dişlerinize sağlayacaktır. Ağıza takılan ağızlıkların günde 4-8 saat arası takılması gereklidir. 

      Diş beyazlatmanın yan etkileri var mıdır

      İçeriğinde %10 oranında beyazlatma solüsyonu olan ürünlerin bir zararı bulunmamaktadır. Ancak yine de beyazlatma jelleri biraz hassasiyete sebep olabilir. Sıcak ve soğuk karşısında rahatsızlık duyulabilir. 24-48 saat içerisinde geçmeyen hassasiyetlerde, ürünlerin kullanılmasının bırakılması tavsiye edilir. Bu durumda diş doktorunuzun tavsiyesiyle florür, krem ve diş macunları kullanmalısınız. İçeriğinde potasyum nitrat bulunan diş macunları hassasiyeti gidermekte etkili olacaktır.

      Diş beyazlatmanın etkisi ne kadar sürer

      Kişilerin diş yapılarına bağlı olarak 6 ay ile 2 yıl arasında etkisi sürebilmektedir. Diş temizliğine önem verenlerde, yiyeceklere dikkat edenlerde daha uzun ömürlü olacaktır. Beyazlatma işleminden sonra iki hafta kadar, dişlerin rengini değiştirecek gıdalardan uzak durmakta fayda vardır. Yapılan işlem kişilerin diş yapısına göre farklı tonlarda beyazlık sağlamaktadır.

      ]]>
      Diş Temizletme https://www.disagrisi.gen.tr/dis-temizletme.html Tue, 27 Nov 2018 05:06:25 +0000 Diş temizletme, fırçalama ve diş macunlarının yetersiz kalması halinde dişlerde oluşan renk değişimlerinin ve tartarların temizlenmesi ile yapılır. Özellikle sigara kullanımı, diş taşı oluşumuna yatkınlık o Diş temizletme, fırçalama ve diş macunlarının yetersiz kalması halinde dişlerde oluşan renk değişimlerinin ve tartarların temizlenmesi ile yapılır. Özellikle sigara kullanımı, diş taşı oluşumuna yatkınlık olması durumunda bu temizliğe önem verilmesi gerekir. Bu yapılmadığı takdirde, ağız hijyeni sağlanamayacağından çürükler, dişeti hastalıkları gibi pek çok sorun yaşanabilir. Temizlik dişlerin görünümü de düzelteceğinden güzelliğinizi de katkı sağlayacaktır. Temiz ve bakımlı dişler, vücut temizliğinize de önem verdiğinizin bir göstergesi olacaktır. Yılda bir kez yaptırılacak olan temizlik son derece kolay bir şekilde tamamlanır.   

      Diş temizletme nasıl yapılır

      Temizletme fiziksel ve kimyasal yardımcılar kullanılarak, diş minesinde bulunan tartarları ve plakların temizlenmesidir. Yapılan işlemin süresi en fazla 30 dakika sürmektedir. Dişlerde az da olsa hassasiyete ve acıya sebep olacağından, dilerseniz lokal anestezi uygulanacaktır. Yapılacak işlem dişleri temizlemesinin yanında, ağzınızda bulunabilecek patolojik durumların ve diş hastalıklarının teşhis edilebilmesi açısından da önemlidir. Temizlemeye başlamadan önce doktorunuz tıbbi yönden kayıtlarınızı kontrol ederek, diyabet, kalp hastalığı gibi sorunlarınız olup olmadığını ve kullandığınız ilaçları öğrenecektir. Ağız içerisinde yara bulunuyorsa, ağız kanseri bakımından inceleme yapacaktır. Dişlerinizi kontrol ederek, gerekiyorsa röntgen çektirilip inceleme yapacaktır.

      Diş Temizletme

      Diş temizletme esnasında yapılan işlemler nelerdir

      • Dişlerde bulunan bakteri plaklarının ve diş taşlarının temizlenmesi.
      • Diş üzerine florid uygulanması.
      • Çocuk hastalarda çürüklere neden olan çiğneme yüzeyindeki çukurları kapamak için, dental sealant uygulanması.
      • Dişleri cilalamak.
      • Ağızda bulunan kaplama ve protezlerin temizliğinin yapılması. 

      Diş temizleme sonrasında yaşananlar nelerdir

      Temizlemenin ardından doktorunuz diş bakımı ve temizleme teknikleri açısından sizlere gereken açıklamaları yapacaktır. Dişleri ve aralarındaki besin artıklarını temizlemeniz için diş ipi kullanmanızı öğütleyecektir. Sigara kullanıyorsanız, ağız kanseri açısından doktorunuz tarafından aydınlatılacaksınız. Bir hafta süreyle sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet yaşayacağınızdan, özel bir diş macunu kullanmanız gerekeceğinizi doktorunuz size açıklayacaktır.

      ]]>
      Diş Apsesi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-apsesi.html Tue, 27 Nov 2018 16:21:21 +0000 Diş apsesi, diş kökünde ve çevresinde oluşan, ağrı ve ateşin eşlik ettiği iltihaplı oluşumdur. Rahatsızlık tedavi edilmediğinde selülit, periostit, osteit ve osteomyelit'e dönüşme ihtimali vardır. Buna rağmen Diş apsesi, diş kökünde ve çevresinde oluşan, ağrı ve ateşin eşlik ettiği iltihaplı oluşumdur. Rahatsızlık tedavi edilmediğinde selülit, periostit, osteit ve osteomyelit'e dönüşme ihtimali vardır. Buna rağmen tedavi edilmezse kronikleşerek radikül kist oluşumuna neden olabilir. İltihabın ilerlediği durumlarda fistül oluşturarak dış ortama da boşalabilir. Dişlerde kümelenen bakterilerin oluşturduğu bu iltihaplı oluşum, kan yoluyla ilerleyerek vücudun diğer organlarını da etkisi altına alabilir.

      Diş apsesi oluşumu nasıl olur

      Oluşum bir ya da iki noktada oluşabilen keseciklerdir. Diş etlerinde iltihap, dişeti ve dişler arasında cepler meydana geldiğinde bakterilerin burada gelişmesiyle oluşmaya başlar. İleri düzeyde diş çürüğü ya da kırık bir diş olması durumunda, bakterilerin diş pulpunu sararak iltihaplandırması sonucunda oluşur. Bu aşama diş özünün özelliğini kaybetmesi ve bakteriler en yakın dokulara ve kemiklere sıçramasıyla açıklanabilir. Oldukça ağrılı olan durum, çene hareketlerinde acı vericidir. 

      Diş Apsesi

      Diş apsesi tedavisi nasıl olur

      Oluşan enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak tedavi edilen oluşumlar, erken dönemde yakalanırsa antibiyotik tedavisi ile iyileştirilebilir. Oluşumun irinli hale gelmesi durumunda drenaj uygulaması yapılır. Ardından iltihaplı olan dişin çekimi veya kanal tedavisi uygulaması gündeme gelir. Bu esnada ağız ve diş temizliğine önem verilmesi tedaviye yardımcı olacaktır. Tedavi sırasında doktorun uygun görmesiyle, iltihabın yayılışını engellemek için soğuk uygulama yapılabilir. Bu şekilde uygulama akut rahatsızlıklarda uygulanabilir. Sıcak uygulaması apseyi kötüleştireceğinden tavsiye edilmemektedir. Sıcak uygulama sadece kronikleşmiş apselerde akışkanlığı arttırmak ve drenaj kanalından boşalmasını sağlamak amacıyla kullanılır. 

      Diş apsesi tedavi edilmediğinde neler olur

      Fistül apsesi oluşumu: İltihaplı oluşumun ileri safhasında oluşan açıklıklardır. Fistül oluşumunda ağrı azalarak, dişetinde kırmızı ya da beyaz birikintili bölge meydana gelir. İltihap kemiğe ulaşırsa diş kayıpları yaşanır.

      Beyin apsesi oluşumu: Meydana gelen enfeksiyon kan ve damarlar yoluyla beyne sirayet ettiğinde, hastanın komaya girmesine sebep olur.

      Ludwig anjini: Alt çene altını etkileyecek olan rahatsızlık, ölüme kadar gidebilecek ciddi bir rahatsızlıktır. Erişkinlerde yaşanan apselerde daha fazla görülür.

      Sinüs enfeksiyonu oluşumu: İltihap üreten apse, bakterileri kan damarları ile kalbe kadar ulaştırarak endokardit oluşumuna sebep olabilir. Sağlığı tehdit edebilecek kadar ciddi bir rahatsızlıktır.

      Diş apsesini önlemek için yapılması gerekenler nedir

      • Ağız ve diş temizliğine gereken önemi göstermek.
      • Yıl içerisinde 6 ayda bir diş doktoruna giderek kontrol altında olmak.
      • Diş taşlarını küretaj yöntemiyle temizletmek.
      • Tütün mamulleri kullanmamak.
      ]]>
      Diş Kanaması https://www.disagrisi.gen.tr/dis-kanamasi.html Wed, 28 Nov 2018 06:34:29 +0000 Diş kanaması diye bildiğimiz olay, aslında diş etlerinde oluşan kanamalardır. Dişler kemiksi bir yapıya sahip olduklarından kanamazlar. Diş etlerinde bulunan iltihaplar ve şişlikler kanamaya sebep olur. Yaygın olarak Diş kanaması diye bildiğimiz olay, aslında diş etlerinde oluşan kanamalardır. Dişler kemiksi bir yapıya sahip olduklarından kanamazlar. Diş etlerinde bulunan iltihaplar ve şişlikler kanamaya sebep olur. Yaygın olarak görüldüğü için, insanlar tarafından önemsenmeyen bir durumdur. Ancak tedavi edilmeyen diş eti rahatsızlıkları, dişlerin kaybına yol açacak kadar önemlidir. Normalde sağlıklı bir ağızda bulunan dişlerin, fırçalama ve yemek yeme gibi sebeplerle kanamaması gerekir. Ağız temizliğine dikkat etmeyen kişilerde, sigara tiryakilerinde, vitamin eksikliği bulunanlarda, diş etleri sağlık sorunları yaşayabilir. Genetik yatkınlıktan kaynaklanan ve hamilelik dönemlerdeki hormon değişimlerinden dolayı yaşanan kanamalar da görülebilmektedir. Bazı sistematik hastalıkları olanlar için de risk olan kanamalar, kullanılan ilaçların yan etkileri sebebiyle de oluşabilir. Sinsi bir şekilde ilerleme gösteren rahatsızlıklar düzenli bir şekilde diş doktoruna gitmekle, ağız ve diş temizliğine önem vermekle önlenebilir.

      Diş kanamasının belirtileri nelerdir

      Diş ve diş etlerinde bulunan bakteriler zamanla şişlik, ağrı ve kanamaya sebep olabilir. Düzenli temizlenmeyen dişlerde biriken bakteriler  kanamalara sebep olabilir. Bu kanamaların ve diş etlerindeki sorunların belirtileri şöyle sıralanabilir.

      • Kırmızı ve şiş görünümlü diş etleri
      • Diş etlerinde oluşan çekilmeler
      • Dişlerin kaybı
      • Ağızda kötü bir tat ve koku oluşması 
      • Diş fırçalarken oluşan kanamalar
      • Dişler arasında biriken, dişetine benzeyen oluşumlar
      • Dişler kapatılırken garip bir duygu hissedilmesi

      Diş KanamasıDiş kanamaları tedavi edilmediğinde ne olur

      Dişlerde kanamalara sebep olan iltihaplanmalar tedavi edilmediğinde periyodontite sebep olurlar. Bu durumda diş etlerinin ve kemiklerinin etkilenmesiyle uyuşmalar baş göstermektedir. İlerleyen dönemlerde diş sallanmaları ve kayıpların yaşandığı bir hastalık haline gelmektedir.

      Diş kanamaları nasıl önlenebilir

      • Dişleri sabah ve akşam düzenli olarak fırçalamak ve temiz tutmak gerekir.
      • Her gün düzenli olarak diş ipi kullanarak, dişler arasında biriken artıkların temizlenmesi gerekir.
      • Dişlerinizin sağlığını düşünerek C vitamini ve kalsiyum tüketimine ağırlık vermek gerekir.
      • Dişlerde bakteri oluşumunu azaltmak için bol su tüketmek gerekir.
      • Sigara kullananların içmeyi bırakmaları gerekir.
      • Yiyeceklerinizi çok soğuk ve çok sıcak içmemeniz gerekir.
      • Alkol içermeyen gargaralar yapılmalı, hiç olmazsa tuzlu suyla ağız çalkalanmalıdır.
      ]]>
      Diş Kırılması https://www.disagrisi.gen.tr/dis-kirilmasi.html Wed, 28 Nov 2018 07:51:32 +0000 Diş kırılması dişlerin travmalara maruz kalarak kırılmasıdır. Genellikle çocuklarda yaşanan bir durumdur. Okul öncesi dönemde çocukların çok hareketli olması, denge duyularının tam gelişmemesi sebebiyle daha fa Diş kırılması dişlerin travmalara maruz kalarak kırılmasıdır. Genellikle çocuklarda yaşanan bir durumdur. Okul öncesi dönemde çocukların çok hareketli olması, denge duyularının tam gelişmemesi sebebiyle daha fazla görülmektedir. Bunların dışında trafik kazaları, spor yaralanmaları, kavgalar, çarpma gibi sebepler kırılmaların başlıca sebepleridir. Çocuklardaki süt dişlerinde görülen kırılmalar, dişlerin etrafındaki kemik ve diş eti gibi dokuları etkilemektedir. Darbenin şiddetine bağlı olarak, dişlerde kısmen kopma veya tamamen kopma gibi durumlar oluşabilir. Bunun yanında ağız bölgesinde ezilme, yırtılma görülebilir. Bu durumlarda pedodontiste başvurarak çocukların ağız ve diş sağlığını kontrol ettirilmelidir.

      Diş kırılması durumunda ne yapılmalıdır

      • Kırılan diş bulunursa, doktora göstermek için alınmalıdır. Kırılan diş köküne el değdirilmeden akan suda yıkanarak, öncelikle süt içine konularak yoksa dilin altına yerleştirilerek diş hekimine ulaştırılmalıdır. 
      • Olay gerçekleştikten sonra en geç 30 dakika içerisinde doktora ulaşılmalıdır.
      • Bölgede kanama varsa, gazlı bezle basınç uygulanmalıdır. Buna rağmen durmazsa, 15 dakika içinde sağlık kuruluşuna gidilmelidir.
      • Spor karşılaşmalarında bu kırılmalar sıklıkla yaşandığı için, çocuklarda ağız koruyucu kullanmak faydalı olacaktır. Özellikle basketbol, futbol gibi sporlar risk oluşturabilir.
      • Alınan darbe ile diş yerinde oynama yaparsa dişe hafif bir basınç uygulayarak, eski haline getirilmelidir. 
      • Diş kendi yuvasında ise zorlama yapılmamalıdır.
      • Olaydan sonra 30 dakika içinde diş doktoruna ulaşılmalıdır.

      Diş KırılmasıDiş kırılmasının tedavi sonrası ne yapılır

      Doktorun uyguladığı tedavinin ardından vereceği antibiyotik, gargara ve ağrı kesicilerin düzenli kullanılması gerekir. Alınan şiddete bağlı olarak, iyileşme döneminde dişin dokularında yaralanma varsa tedaviye daha fazla önem verilmelidir. iş kökünde erime olması durumunda dişin kaybedilmesi mümkün olacaktır. Ön bölgedeki süt dişlerini kaybeden çocuklar psikolojik yönden etkilenerek konuşma bozuklukları yaşamaktadır. Bu yüzden okul öncesi dönemde süt dişlerinde bu kırılmalar sıklıkla yaşandığı için, çocuklara dikkat edilmelidir. Çocukların olayın olmasının ardından mutlaka diş doktoruna götürülmeleri gerekir.

      ]]>
      Diş Eti Şişmesi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-eti-sismesi.html Thu, 29 Nov 2018 02:16:11 +0000 Diş eti şişmesi bakterilerin enfeksiyon oluşturması ile ortay çıkan oluşumlardır. Bakteri ve asitli ortamlar oldukları bölgeye zarar verdiklerinden dolayı, dişeti şişerek tepki verir. Diş etlerindeki şişme, ağz Diş eti şişmesi bakterilerin enfeksiyon oluşturması ile ortay çıkan oluşumlardır. Bakteri ve asitli ortamlar oldukları bölgeye zarar verdiklerinden dolayı, dişeti şişerek tepki verir. Diş etlerindeki şişme, ağzın ve dişin çevresinde,   yumuşak ve sert damakta, yutakta, dilde, diş etinde oluşan etrafı sarı, kırmızı çerçeve ile kaplı olan ağrılı durumlar olarak belirlenir. Enfeksiyonun kendine yer bulamaması sebebiyle, bulduğu yerde şişlik oluşturması sebebiyle meydana gelirler. Toplumun %20 sini etkileyen bir rahatsızlıktır. Ağız ve diş sağlığınıza dikkat ederek yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz.

      Diş eti şişmesine sebep olan olaylar nelerdir

      • Kürdan alışkanlığı gibi sebeplere bağlı olan travmalardan kaynaklanan şişmeler.
      • Hamilelik döneminde yaşanan şişmeler.
      • Aşırı stresli dönemlerdeki şişmeler.
      • Sigara tüketimi yüksek olan kişilerdeki şişmeler.
      • Bilinçsiz şekilde kullanılan diş macunlarından kaynaklanan şişmeler.
      • Vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olan şişmeler.
      • Kalıtsal sebeplere bağlı olan şişmeler.
      • Sistematik hastalara bağlı olan şişmeler.

      Diş Eti ŞişmesiDiş eti şişmesi nasıl tedavi edilmelidir

      Kadınlarda daha fazla görülen şişmeler, doğru bir diş bakımı sayesinde önlenebilir. Yapılacak tedavinin süresi ve maliyeti hastadan hastaya değişiklik gösterebilir. Doğru uygulanabilecek fırçalama teknikleri ile kendiliğinden düzelebileceği gibi, bazı durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Doktorun tavsiye edeceği bir antibiyotik kullanımı, diş eti şişmesini tedavi edecektir. Stresten dolayı oluşan şişlikler, stresten uzak durmakla iyileşecektir.

      ]]>
      Diş Çekimi https://www.disagrisi.gen.tr/dis-cekimi.html Thu, 29 Nov 2018 14:51:59 +0000 Diş çekimi herkesin korktuğu bir şey olsa da, hastanın zorlanmadığı aksine diş doktoru için zor olan bir olaydır. Hastanın ağrı duymaması için gereken önlemler alınmaktadır. Kurtulması mümkün olmayan dişler Diş çekimi herkesin korktuğu bir şey olsa da, hastanın zorlanmadığı aksine diş doktoru için zor olan bir olaydır. Hastanın ağrı duymaması için gereken önlemler alınmaktadır. Kurtulması mümkün olmayan dişlere uygulanan bir yöntemdir.    

      Diş çekiminden önce yapılması gerekenler nelerdir 

      • Kalp hastalığı olanlar için uygun anestezik madde seçimi yapılmalıdır. Hasta kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa, doktoruna danışarak diş çektirmelidir. Bu durumlarda bu ilaçlar bir gün öncesinden kesilerek, fazla kanama olmamasına çalışılır.
      • Kan hastalıkları olanlar da doktoru bu konuda bilgilendirmelidir. Uygun ilaçlar kullanılarak herhangi bir olumsuzluğun önüne geçilmelidir.
      • Sinir ilacı kullananların da bunu diş doktoruna bildirmesi gerekir. Bu durum anestezide kullanılan ilaçların seçiminde rol oynayacak bir etkendir.
      • Şeker hastaları da durumlarını doktora bildirerek, uygun zamanda dişlerini çektirmelidir. Bu durumda çekimden sonra kanı durduracak ilaç kullanımı gündeme gelebilir. 
      • Çekim yapılmadan önce antibiyotik kullanımına karar verecek olan diş doktorudur. Kalp hastalığı olanlarda, şeker hastalarında ve enfeksiyonu fazla olan kişilerde antibiyotik kullanılabilir.
      • Bayanların adet dönemlerinde çok gerekli değilse, diş çekimi yapılmamalıdır.
      • Hamileliğin ilk üç aylık döneminde anestezi uygun olmayacağından, çekimden kaçınmak gerekir. İlerleyen aylarda doktorunuzun onayıyla, çekim yapılması yararlı olacaktır. Enfeksiyonlu bölge ortadan kaldırılacağından hamilelere faydalı olacaktır. Uygun dozda yapılacak olan anestezinin zararı olmayacaktır.
      • Alerjik yapıda olanlar, yüksek tansiyonu bulunanlar da, diş doktoruna gerekli bilgileri vererek uygun anestezilerin kullanılmasını sağlamalıdır.
      • Karaciğer sorunu olanlar için, uygun anestezilerin kullanılması çok önemlidir. Karaciğerin rahatsızlığından ötürü kullanılacak olan anestezi vücuttan atılmakta zorlanabilir. Bunun için uygun anestezi kullanılmalıdır.

      Diş ÇekimiDiş çekimi sırasında yapılması gerekenler nedir

      Hastanın durumu öncesinde belirlendiyse, buna uygun anestezik madde seçimi yapılacaktır. Uygulanacak anestezi diş çevresine yapılıyorsa, lokal anestezi, sinir gövdesine veya etrafına yapılıyorsa rejyonal anestezi olarak adlandırılır. Buna diş doktoru karar verecektir. Uygulama genellikle alt çeneye yapılan rejyonal anestezidir. Anestezi sonrasında alt dudakla birlikte yarı bölge birkaç saat süren uyuşma belirtisi gösterir. Kalp hastalarında kalp kasındaki kasılmaya engel olmak için özel anestezik ilaçlar kullanılacaktır. Genel anestezi ile diş çekimi ülkemizde yaygınlaşmasa bile oldukça faydalı bir yöntemdir. Halen çok sayıda yapılan diş çekiminde ve özürlü çocuklarda uygulanmaktadır. Bu aşamadan sonra özel aletler kullanılarak, diş çekimi tamamlanacaktır. Bu işlem bilgi ve deneyim gerektiren teknik bir iştir. Doktorunuzun bayan veya erkek olması fark etmez. Çekim sırasında dişte kırılma olduysa, doktorunuz çene içerisindeki dişi elevatör denilen aletle çıkaracaktır.

      Diş çekimi sonrasında yapılması gerekenler nelerdir

      Doktorunuz çekimden sonra dişin çekildiği bölgeye gereken bakımı yaparak, size neler yapmanız gerektiğini anlatacaktır. Genellikle ağzınızı çalkalamamanızı ve diş boşluğunda oluşacak kan pıhtısının kurcalanmamasını isterler. Bunun için tükürmemeniz, burnunuzu kurcalamamanız önerilir. Çekim sonrası araç kullanmamanız, sigara ve alkol tüketmemeniz, 15-20 dakika bekleme salonunda  gerekecektir. Birkaç saat sulu gıdalarla beslenmeniz gerekecektir. Ağrı ve şişlik olursa, bölgeye buz torbası uygulaması yapabilirsiniz. Çekilen bölgede ağrı 2-3 gün geçmediyse, alveolit denilen iltihaplanma oluşmuş olabilir. Bu durumda tekrar diş doktoruna giderek, bölgenin antiseptik ilaçlarla yıkanmasını sağlamanız gerekir. Ayrıca evde kullanmanız için ilaçta verilecektir. Bu bölgede iltihap sebebiyle oluşan küçük bir p]]> Diş Çürüğü https://www.disagrisi.gen.tr/dis-curugu.html Thu, 29 Nov 2018 23:36:11 +0000 Diş çürüğü, diş dokularına bakteriler tarafından zarar verilerek oluşan koyu renklenmeler ve oyuklardır. Dişlerin çürümeye yatkın olan kısımları çiğneme tarafları ve diğer dişlerle temas eden kısımlarıd Diş çürüğü, diş dokularına bakteriler tarafından zarar verilerek oluşan koyu renklenmeler ve oyuklardır. Dişlerin çürümeye yatkın olan kısımları çiğneme tarafları ve diğer dişlerle temas eden kısımlarıdır. Çürükler başlangıç, orta kısım ile ilerlemiş dönemde olabilir. Önlenmesi mümkün olduğu halde önemsenmediğinden ilerleyen bir rahatsızlıktır. Tükürük salgısı bakterileri uzaklaştırsa da bazı durumlarda yetersiz kalabilir.

      Diş çürüğü nasıl oluşur

      Çürüklerin oluşması sağlıksız beslenme ve bakteriler sebebiyle olmaktadır. Karbonhidrat sınıfına giren unlu ve şekerli gıdalar, ağızda amilaz enzimi tarafından maltoz, glikoz gibi basit şekerlere çevrilirler. Ağızda bulunan basit şekerler ise, bakteriler tarafından organik asitlere çevrilirler. Bu asitlerde diş yapısında mineral kayıplarına sebep olurlar. Bu gıda artıklarının temizlenmemesi diş plakları oluşturmaktadır. Plakların üzerindeki bakterilerde amilaz olmadan nişastayı şekere dönüştürür.  Her insanın ağzında 60-70 adet bakteri türü bulunmaktadır. Bu bakterilerin ürettiği asitler, diş yüzeyinde mineral kaybına yol açar. Ağzın içerisindeki PH dengesi değiştiğinde, uzun süre geçtiği halde düzeltme olmazsa çürükler meydana gelir. 

      Diş Çürüğü

      Diş çürüğü nasıl önlenebilir

      • Tükürük salgısının yeterince olmasına çalışılmalıdır. Gerekirse şekersiz sakız çiğnenmelidir.
      • Tüketilecek gıdalar tükürük akışını hızlandırmalı ve tükürük tarafından kolay uzaklaştırılabilmelidir.
      • Diş fırçası doğru olarak seçilmeli, diş macunu da sürekli flüorür salınımı olması için günde 2-3 kez kullanılmalıdır.  .
      • Flüorürlü diş ipleri kullanılarak, dişler arasındaki artıklar temizlenmelidir.
      • Ağızda sodyum flüorürlü gargaralar kullanılarak, çürük oluşumuna karşı koruyuculuk sağlanmalıdır.
      • Dişlerin çukur kısımlarının temizlenebilmesi için, kayarak artıkların uzaklaşacağı yüzeyler haline getirilmelidir. Bunun için sealantlama yapılmalıdır.
      • Dişlerde oluşmuş olan tebeşirimsi başlangıç çürüklerinin tedavi edilmesi gerekir. 
      • İçme sularınızda flüorür olmasına dikkat etmelisiniz.
      • Düzenli olarak diş doktoruna giderek muayene olmalısınız.
      ]]>
      Kanal Tedavisi https://www.disagrisi.gen.tr/kanal-tedavisi.html Fri, 30 Nov 2018 22:23:32 +0000 Kanal tedavisi sağlıksız bir dişin tekrar kazanılması için yapılan bir işlemdir. Dişin çürümesi veya travmalara maruz kalmasından dolayı ihtiyaç duyulan işlem, lokal anestezi uygulanarak yapılır. Yaptırılacak Kanal tedavisi sağlıksız bir dişin tekrar kazanılması için yapılan bir işlemdir. Dişin çürümesi veya travmalara maruz kalmasından dolayı ihtiyaç duyulan işlem, lokal anestezi uygulanarak yapılır. Yaptırılacak dişlerin doğal olmayacağını düşünürsek, dişleri korumak amacıyla bu tedavinin uygulanması tavsiye edilir. Tedavi tek seansla tamamlanabileceği gibi, 2-3 seansta sürebilir. Bu tamamen dişte bulunan hasarla alakalıdır. Erken tedavi her zaman %100 başarı sağlayacaktır. 

      Kanal tedavisinin aşamaları nelerdir

      • Öncelikle hastanın ağrı hissetmemesi için lokal anestezi uygulanır.
      • Daha sonra diş temizlenerek, damar sinir dokusuna ulaşılarak hastalıklı olan doku ve sinirler temizlenir.
      • Dişteki kök kanal boyu özel cihazlar yardımıyla ölçülerek, diş kök kanalına kök ucuna kadar şekil verilir. Kök kanalı fazla zarar görmediyse, temizlenerek genişletilir. Uygun şekil verilen kanal dolgu malzemesi ile doldurularak, kanal tedavisi tamamlanır.
      • Eğer diş kanalında hastalık belirtileri varsa, kanal iyice temizlenerek, şekillendirilir. Ardından uygun kanal medikamenti ile doldurularak gelişmesi izlenir. Diş tamamıyla iyileşene kadar işlem sürdürülür. Bu arada diş geçici dolgu maddeleri ile kapatılır. Enfeksiyon geçtikten sonra kanal dolgu malzemesi ile kök ucuna kadar doldurulur.
      • Kanal tedavisi tamamlanan dişe, dolgu veya kaplama yapılarak, diş yeniden kullanıma sunulur.

      Kanal TedavisiKanal tedavisi yapılmış olan dişin ömrü ne kadardır

      Bu tedavinin ardından gerekli temizlik kurallarına uyulur, tedbirler alınırsa diş uzun yıllar size hizmet edecektir. Diş doktorunuzun tavsiyelerine uyarak, dişlerinizin ömrünü uzatabilirsiniz. Tedavi gören bir diş, tedavi görmemiş olan dişten daha sağlıklıdır.

      Kanal tedavisi uygulanmazsa yaşanabilecekler nelerdir

      Çürüklerin kronikleşmesi sebebiyle dişler sağlığını yitirecektir. Sinir ve damar dokusu da kendini iyileştiremediğinden enfeksiyon tüm dişe yayılacaktır. Köklerden dokulara yayılan enfeksiyon, çene kemiğine sirayet edecek ve iltihaplanmasına sebep olacaktır. İltihap nedeniyle eriyen kemik dokusu, kist oluşumuna sebep olacaktır. Bu aşamada ki bir dişe uygulanacak olan tedavi oldukça  zahmetli ve uzun süre alacaktır. Bazı hallerde ise dişin kurtarılması mümkün olmayacaktır. İlerlemiş bir çürük sıcak, soğuk gibi uyarıcılarda ağrı şeklinde tepkiler verecektir. Bu aşama esnasında müdahale edilmediği takdirde ağrıların dinmiş olmasına rağmen iltihap kemik dokusuna ulaşacaktır. İyice kronikleşmesine izin verdiğiniz zaman yüzde ağrı ve şişliklerle kendini belli edecek. Bu aşamada tedavinin başarı oranı oldukça düşecektir.

      ]]>
      Diş Teli Fiyatları https://www.disagrisi.gen.tr/dis-teli-fiyatlari.html Fri, 30 Nov 2018 23:44:31 +0000 Diş teli fiyatları çok pahalı olmayan tedaviler arasında yer alır. Hastaların dişlerinde bulunan çarpıklıklar, kalıcı protez yapılarak düzenlenirse daha pahalı bir maliyet ortaya çıkacaktır. Bu şekilde ortodont Diş teli fiyatları çok pahalı olmayan tedaviler arasında yer alır. Hastaların dişlerinde bulunan çarpıklıklar, kalıcı protez yapılarak düzenlenirse daha pahalı bir maliyet ortaya çıkacaktır. Bu şekilde ortodontik tedavide bu maliyet yarı yarıya düşecektir. Bu tedavi protez yapımına göre daha uzun sürse de, sonuçta kendi dişlerinizle bir yaşam süreceksiniz. Bu oldukça önemli bir etken sayılır. Yanlış pozisyon almış olan dişleriniz düzeltilerek, size kazandırılmaktadır. Diş teli uygulamasında ağzınızın içerinde size ait olmayan hiç bir yabancı madde bulunmayacaktır. Kendi estetiğinizle yaşamaya devam edeceksiniz. Düzelen dişlerinize doğru bir şekilde uygulayacağınız fırçalama teknikleriyle, uzun süre çürüksüz bir hayat yaşayabilirsiniz. Olay bu şekilde ele alındığında, diş teli tedavisi sizin için avantajlı olacaktır.

      Diş teli fiyatları neye göre belirlenir

      Diş teli fiyatları Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Her sene yeniden belirlenen fiyat politikası, yerleşim yerlerine göre de farklılıklar içerir. Bakanlık bu uygulamayı sağlık açısından gerekli görmediği gibi, özel harcamalar kısmına almaktadır. Bu yüzden devlet hastanelerinde ücretli olarak yapılmaktadır.

      Diş Teli FiyatlarıDiş teli fiyatları ve takılma nedenleri nelerdir

      • Dişler arasında bulunan boşlukların durumuna göre,
      • Birbirini itekleyen dişlerin çarpıklık durumuna göre,
      • Kırık dişlerin durumuna göre,
      • Ağızda bulunan ısırma bozuklukları, sıkı kapanma veya çapraz şekilde kapanma durumuna göre,
      • Birbiri üzerine bine dişlerin varlığına göre,

      Bu uygulamayı yaptırmak isteyenler, direkt olarak ortodontiste başvurursa, maliyetleri daha düşük olacaktır. Öncelikle diş doktoruna görünmek ekstra bir maliyet olacaktır. Çünkü diş doktoru sizi ortodontiste  yönlendirecektir. Fiyatları belirleyen etkenler arasında aşağıdaki sebepler sayılabilir.

      • Ortodontistin kullanacağı malzemeye göre, 
      • Braketlerin şeffaf ve porselen olmasını tercih etmek,
      • Şeffaf olan plaklarda telsiz ve braketsiz tedavi tercihi,
      • Klasik braketler kullanmak
      • Lingual braketler ile tedavi yolunu seçmek.
      ]]>
      Diş Teli https://www.disagrisi.gen.tr/dis-teli.html Sat, 01 Dec 2018 20:39:24 +0000 Diş teli ortodonti kapsamında alt ve üst çenedeki, yüzdeki bozuklukları gidermek amacıyla dişlere takılan araçlardır. Tedavi zamanında yapıldığında çocuklarda çene gelişimindeki bozukluklar düzeltilmektedir. Ye Diş teli ortodonti kapsamında alt ve üst çenedeki, yüzdeki bozuklukları gidermek amacıyla dişlere takılan araçlardır. Tedavi zamanında yapıldığında çocuklarda çene gelişimindeki bozukluklar düzeltilmektedir. Yetişkinlerde de dişlerdeki çarpıklık bu yöntemle düzeltilebilir. Çocukların bu tür rahatsızlıkları olması durumunda, en erken 7-8 yaşlarında muayene edilmelidir. Bu yaşlarda çocuklarda büyük azılar ve ön dişler yerine geldiğinden muayene ettirilmeleri ihmal edilmemelidir. Erken başlanan tedavi daha kısa sürede bitirilebilmektedir. Bu şekilde ileride olabilecek diş çarpıklıkları da önlenebilmektedir.

      Diş teli nasıl takılmaktadır

      Sabit diş tellerinin vazgeçilmeyen unsuru braketlerdir. Çeşitli firmalar tarafından üretilmekte olan braketler, porselen, metal ve kompozitlerden üretilebilir. En çok kullanılanı metal olanlardır. Porselen olanlar beyaz ve diş renginde olduğundan bunu sorun haline getirmiş çocuklarda tercih edilmektedir. Braketler dişlerin ön kısmına yerleştirilen ve arka kısmına yapıştırılmış olan lingual braketler olarak iki farklı türdedir. Takıldıktan sonra geçen 3-10 gün içerisinde bir alışma dönemi olacaktır. Bu günlerde biraz sızlama tarzında ağrılar olsa da bu geçici bir durumdur.

      Diş Teli

      Diş teli ne işe yaramaktadır

      Genellikle çocuklarda görülen dişlerdeki düzensizliklerde ve çene bozukluklarında kullanılır. Takılmış olan teller 1-1,5 yıl arasında işlevini yerine getirir. Bundan daha uzun süre kalmaları, tedaviyi aksatan kişilerde olmaktadır. Dişler tam olarak kapanır hale geldiğinde tedavi tamamlanmış olur.Sağlık açısında zararı olmayan bu uygulama, dişleri çarpık olan yetişkinlere de önerilir. Süt dişleri altında bulunan kalıcı dişler her dişin karşılığında bulunmaktadır. Bu durum sağlıklı olmazsa, dişler farklı yönlerde büyüyecek, yanağın içerisine ve damak içine yönlenecektir. Bu durumlarda ortodontik tel kullanılmalıdır. Teller dişlerin boyuna ve genişliklerine bir etki yapmamaktadır. Dişlerin yapısı küçükse bunu değiştirmezler. Dişlerde ayrıklık ve çarpıklık olması halinde, tüm dişler için kullanılabilirler. Büyük çene anormalliklerinde  bir fayda sağlamayacağından kullanılması önerilmez. 5 yaş altı çocuklarda da faydalı değildir.

      Diş teli takılanlar nelere dikkat etmelidir

      Bunu kullanan hastalar temizliğine gereken önemi vermelidir. Diledikleri her şeyi yeme içme özgürlüğü bulunan kişiler, sadece yapışkan özellikteki yiyecekleri yememelidir. Bu yiyecekler tellere yapışacağından tüketilmemesi önerilir. Bu durum braketlerin kopmasına da sebep olabilir. Aksi takdirde tellerde oynama yapıp, bakteri oluşumuna sebep olunabilir. Bir de kolalı içecekleri fazla tüketmemek yerinde olacaktır. Temizliği yapılmayan tellerde oluşan bakteriler diş çürüklerine neden olabileceğinden, temizlik en önemli unsurdur.

      ]]>
      Ortodonti https://www.disagrisi.gen.tr/ortodonti.html Sun, 02 Dec 2018 19:44:37 +0000 Ortodonti alt ve üst çenelerin, diş çarpıklıkların düzeltilmesiyle uğraşan diş hekimliğinin branşıdır. Çarpık ve düzgün yerleşmemiş dişlerin temizlenmesi zor olduğundan, dişeti hastalıklarına yakalanma ve Ortodonti alt ve üst çenelerin, diş çarpıklıkların düzeltilmesiyle uğraşan diş hekimliğinin branşıdır. Çarpık ve düzgün yerleşmemiş dişlerin temizlenmesi zor olduğundan, dişeti hastalıklarına yakalanma ve diş çürüklerinin oluşması sebebiyle dişlerin kaybedilmesi riski bulunmaktadır. Çene kaslarında daha fazla baskıya sebep olduğu için, eklem bozukluklarına, baş ağrılarına, omuz ve sırt bölgesinde yoğun ağrılara neden olurlar. Ortodontik tedavi uygulanmasıyla, sağlıklı bir ağız yapısına, güzel bir görünüme ve uzun ömürlü dişlere sahip olacaksınız. Bu işi yapan diş hekimleri ortodondist olarak adlandırılır.

      Ortodonti tedavisi hangi durumlarda yapılır

      Böyle bir tedaviye ihtiyacınız olduğuna karar verecek olan kişiler, diş doktorları ve ortodontistlerdir. Ağız ve diş yapısı incelenerek, çene modelleri yapılarak ve röntgen filmleri tanı konacaktır. Aşağıdaki durumların varlığı halinde tedaviye olan ihtiyacınız belirlenir.

      Overbite: Üst ön dişlerin konumu alt ön dişlere göre önde bulunmaktadır.

      Underbite: Alt ön dişlerin konumu üst ön dişlere göre daha öndedir. Ya da tam tersi konumdadırlar.

      Crossbite (çapraz kapanış): Alt ve üst dişlerin üst üste kapanmasıdır.

      Openbite (açık kapanış): Alt ve üst ön dişlerin kapanış sırasının birbirini takip etmemesidir.

      Orta hat kayması: Üst ön dişlerin orta bölümü alt ön dişlerin orta bölümüyle çakışmadığı durumlardır.

      Çarpıklık: Çenede dişlerin doğru dizilebilmesi için yeteri kadar yer bulunmamasıdır.

      Boşluklar bulunması: Dişlerin çekilmesi sebebiyle uzun süre yerinin boş kalması veya doğal yapısı sebebiyle boşlukların oluşmasıdır.

      Ortodonti

      Ortodontik tedavi nasıl yapılmaktadır

      Çenenin büyümesini sağlamak, dişleri kuvvetlendirmek için yapılacak tedavi sabit veya hareketli olabilir. Dişlere veya çeneye hafif kuvvet uygulanarak yapılacak tedavi, durumun ciddiyetine göre belirlenir.

      Sabit uygulamalar

      Braket takılması: En fazla uygulanan yöntem olan braket teller, braketler ile lastikler aracılığıyla yapılır. Dişlerin üzerine yapıştırılan braketlerden geçirilen teller sayesinde dişlere kuvvet uygulanır. Bu sayede dişlerin normal konumlara gelmesine yardımcı olunur. Tedavi süresi birkaç aydan, birkaç yıla kadar sürebilir. Düzenli olarak yapılan ayarlamalarla, dişlerde istenilen şekilde düzeltme yapılır. Braketler hafif ve az metalli yapı özelliğini gösterir. Çocukların daha fazla kullanması sebebiyle, ilgilerini çekmek için renkli veya şeffaf olarak üretilmektedir.

      Özel sabit uygulamalar: Parmak emme alışkanlığı olanlara özel uygulanan yöntemde, apareyler bantlar yardımıyla dişlere tutturulur. Beslenmeyi engelleyebildiği için, en son uygulama olarak görülmelidir.

      Sabit yer tutucular: Süt dişlerini erken kaybeden çocuklara uygulanan yöntemde, yer tutucular  kalıcı dişlerin çıkmasına kadar görev yaparlar. Diğer dişlerin kayarak yer değiştirmesini engellerler.

      Hareketli uygulamalar

      Alignerlar (braketsiz tedavi): Dişlerin aynı hizaya getirilebilmesi için kullanılan yöntemlerdir. Braketler ve teller olmadığından, şeffaf alignerlar kullanılır. Yemek yerken, diş fırçalarken ve diş ipi kullanırken çıkarılması gerekir.

      Hareketli yer tutucular: Sabit yer tutucular gibi işlev görürler. Çenenin üzerine oturan akrili bir baz ve dişlerin arasını dolduran plastik veya tellerden oluşur.

      Çeneyi yeniden düzeltmek için kullanılan apareyler: Alt ve üst çeneye yerleştirilen splint adındaki cihazlar, çenenin yapısını düzeltmeye yarar. Temporomandibular eklem bozukluklarının tedavi edilmesinde de kullanılan cihazlardır.

      Lip and cheek bumper: Bu cihaz dişleri geri iterek, dudağın ve yana]]>